Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
603
 

Et ve Tırnak

Et ve Tırnak
 


Nasıl ve ne zaman başladığını hatırlamıyorum bile. Hatırladığım tek şey, bir inat uğruna birbirinizin canını çok ama çok yakmış olmanız. Kimsenin kimseye üstünlük kuramadığı ama saçma bir inat uğruna acıtmaktan da çekinmediği uzun ve sancılı bir süreç.

Bazı zamanlarda yardımcı olmak adına bulunduğum girişimler, canınızı daha çok yakıp acınızı arttırmaktan başka bir şeye yaramadı ne yazık ki. Ve bende son anlarını yaşayıp can çekişen bu birlikteliği, uzaktan içim acıyarak seyretmek zorunda kaldım sadece.

Artık vakit geldi demek ki...Yolun sonuna geldik. Oysa kim derdi ki etle tırnak birbirinden ayrılır diye. Ama gözümün önündesiniz işte. Ve ayrılıyorsunuz. Aylardır süregelen savaşınız, nihayet bir tarafın savaş alanını terk etmeye karar vermesiyle sona ermiş gözüküyor. Savaş alanı sizden arta kalanlarla sessiz bir yıkıntı halinde.

Evet artık bitti, diyorum anneme telefonda, bir gözüm ayak parmağıma takılı. Israrla doktora gitmem gerektiği konusu kapanıyor ister istemez. Parmağım daha iyi. Artık tırnağım batmıyor. Ve dediğim gibi az kaldı. Et tırnağı atıyor. Canım yanmıyor eskisi gibi. Telefonu kapatıyoruz.

Ne kadar can acıtsa da, etle tırnak birbirinden ayrılıyormuş işte, diyorum ayağıma bakarak. Ve aylardır çektiğim işkencenin bitmiş olmasının o anlatılamaz huzuruyla, inat etmenin bir alemi yokmuş aslında, diye düşünüyorum. Ait olmadığın yerde kalmakta ısrar etmenin. Gitmen gerektiğini bildiğin halde kalmak istemenin. Bu kadar acı çekmenin ve çektirmenin.

Yaşamın içersinde de böyle değil midir zaten. Nefes aldığın her yerde yaşarsın elbette. Ama asıl hayat, ait olduğunu hissettiğin yerdedir. Ait olmadığın yerde aldığın her nefesin içinde, kopkoyu bir huzursuzluk gizlidir. İçine her çekişinde, seni ve çevrendekileri rahatsız eden kısa ve tok bir öksürük sesi gibi...





*Resim: Salvador Dali
**
Anadolu'da bir kızım var, öğretmen olacak" projesi için;
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=45243


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kızıım ne alemsin sen yahu,başparmak tırnağına da yazıyorsunya ben daha ne diyeyim:))

yekruseha 
 25.09.2007 11:29
Cevap :
kızım sana diyom gelinim sen dinle modeli bu yahu (öyle miydi bu laf bu arada)  25.09.2007 12:41
 

Cana tak eder bir gün tırnaktan mıdır acı yoksa o tırnağı çektirecek kadar acıtan bizde mi... Çekilsede tırnak yerine yenisi gelir; ama eskisi kadar canlı ve temiz olur mu bilmem. Sen tırnagını  çekilesiye acıtma sevgili mayam...Esen kal, sevgiyle kal....

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 24.09.2007 20:14
Cevap :
yenisi gelir ama eskisi gibi olmaz be canım benim. belki de o yüzden bu vezgeçememeler ne dersin...sevgiyle kucaklıyorum seni...  25.09.2007 9:33
 

Her yazıya acı bir bal bırakıp tadlandırıyorsunuz yazıları.asıl hayat ait olduğunu hissettiğin yerdedir.Ne kötü ve çok güzel.sevgiyle kalın.

ay.şe 
 20.09.2007 16:45
Cevap :
ne güzel ne hoş bir benzetme bu. hayatda böyle değil mi işte. acı bir bal bırakıp da tatlandırmıyor mu yaşananları. ben hayatın yalancısıyım sadece :)) sağolun beğeniniz ve paylaşımınız için. sevgi ve selamlar...  21.09.2007 9:23
 

neolmuş öyle sana..çok geçmiş olsun..Gitmiş olsun !...Sevgilerimle adaşım..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 20.09.2007 14:52
Cevap :
valla ben de anlamadım be güzelim. geçti gibi sanki...ama izi geçer mi onu bilmiyorum :)) sevgiler yürekten. en çok da mercimeğe :))  20.09.2007 15:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 3111
Toplam mesaj
: 623
Ort. okunma sayısı
: 948
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

30’ lu yaşların ağırlığında geçiyor artık yaşam ama teğet geçerek, ama kurcalayıp didikleyerek...İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster