Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
553
 

Etik krizi..

Etik krizi..

Ahlak bilincinden yoksun toplumlar yıkılmaya mahkumdur.. Bir bütün olarak baktığımızda toplumun her katmanında bir etik anlayış yoksunluğu göze çarpmakta..

İlk yazı olarak ele alınabilecek konu oldukça önemlidir. Düşündüm. Neyi ele alıp da işlemeliyim..Sorun alanı olarak ilk önce nereden paylaşımda bulunmak bir değer katar.. ? Ya da insanların düşüncelerinde bir kıpırt yaratır? Amacım bu çünkü.

Ele alınabilecek öyle çok şey var ki? Etrafımıza baktığımızda nerden tutsak elimizde kalıyor misali öyle çok sorun..Öyle çok tepki gösterilmesi gereken gelişmeler..

Düşündüm. Toplumu bu hale getiren nedir ? dedim.. Karşıma bu çıktı:etik!

Ahlaki değerlerde bir çözülme ve vicdanda bir tamirat durumu var sanki.. Çalışmıyor vicdanlar..! Makinanın dişlilerinden birinde arasına sıkışmış bir şeyler var da engel oluyor sanki..

Pek çok meslek grubunda insanın farkına vardığı artık hukukun bile sorgulanmaya başlandığı bir ortamda insanlar şunu görebiliyor: Meslek hangi meslek olursa olsun, insani değerler ve ahlaki değerlerden yoksun meslek elemanlarının yaptığı eylemlerden doğan olumsuzluklar toplumun her katmanında suda oluşan halkalar misali büyüyerek ve birbirini etkileyerek yozlaşmalara, olumsuzluklara ve ardımızdan gelen nesillerin de bu değerleri doğru bilerek yetişmelerine ve bu kısır döngü zincirinin kırılmadan sürmesine neden oluyor..

Hangi meslek , hangi kurum, hangi aşama olursa olsun genel olarak yetiştirme sürecimizde ahlaki değerleri aktaramama sorunumuz var ve artık bu durum bir tıkanma noktasına doğru gittiğimizi acı acı sinyaller vererek haber veriyor. Bunu siyasette, ekonomide, eğitimde, hukukta her aşamada gömzlemlemek mümkün.. Hemen eğitim sisteminde topu atıp "yetiştiremiyorlar ki kardeşim" demek işin en kolay yanıdır.. Nitekim genellikle de yapılan odur. Fakat sorunu çözmüyor..

Bir öğretmeni yetiştirirken bilgi yüklüyor ancak bir eğitimcinin yani asıl olarak bilimle uğraşan birinin bakış açısını ve değerlerini yükleyemiyorsanız siz aslında başarılı değilsiniz.. Bir hukukçuyu yetiştirirken yetiştirdiğiniz hukuk insanı hak / adalet kavramlarının ne anlama geldiğini özüne sindirememişse ve bu hamurla yoğrulmadan sadece bilgi yüklenmişse siz etik değerleri olan bir hukukçu yetiştirmekte başarılı değilsinizdir.. Bunu pek çok meslek için ele almak mümkün..

Pek çok alanda meslek elemanlarına etik ilkeler oluşturuldu, kitapçıklar haline getirildi, etik kurullar oluşturularak çalışmalarına başladı evet. Bu bir gelişme olarak sayılabilir belki de.. Belki.. Fakat kağıt üzerinde kalmış, küçüklüğünde kazanması gereken bakış açısını daha o yaşta bile alamamış.. yozlaşmış meslek elemanlarına dıştan denetimle bir nebze fayda sunacak bu yaklaşım yeterli değildir. Yapılması gereken eğitim sürecinde bu konuda programların işe koşulması olmalı.. Umarım olacak..

Siyaset arenası bir bakıma toplumun aynasıdır. Bizim seçtiklerimiz oralarda. Bizim seçtiklerimiz bizi temsil edenler oralarda. Bizim adımıza yasalar yapıyor devleti yönetiyor..Bizim adımıza olduğunu bazan unutarak.. Siyasette her dönem dokunulmazlıklardan dem vurulur..Pek çok milletvekilinin bu zırhın ardına saklandığı yazılır çizilir görülür.. Karşılıklı atışmalar, Meclis'te yumruklaşmalar..Yolsuzluklar ve rüşvet iddiaları. Adam kayırmacılık, tanıdıkla iş yapma alışkanlığı. Hep eleştirdiğimiz bu haksızlıklara fırsatını bulduğumuzda yeltenmeler.. Haksızlık bize yapıldığında bağırıp çağırırken , bizim çıkarımız varsa sus pus olup oturmalar ve bunu yani etik olmayanı kendi kendimize mantığa bürüyecek bahaneler üretmeler... İşte görüyorsunuz .. Onlar da Bizim aynamız.

Ahlaken ve vicdanen bir çürüme bir yozlaşma bir sıkıntı varsa eğer.. ETİK SORUNU VAR BU TOPLUMUN..

Kimse kendini sıyırmasın.. AZICIK YA DA DAHA FAZLA..Bu kokmuş çorbada hepimizin bir tutam payı var..!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gerçekten sorunu çok güzel açıklamışsınız. belki ümitsiz ve umutsuz bir yaklaşım olacak ama bence her dönemde kötü insanlar bencil ahlaksız insanlar çok daha fazla ve çok daha güçlü. böyle bir toplumda vicdan ve etik değerler nasıl egemen olabilirki

şirin batman 
 28.10.2008 12:08
 

Hızlı ve doğru bir giriş yaptınız. Yazınızın kelimeleri küçük olmasına rağmen frekansı yüksekti. Bir yazının ses çıkarması böyle bir galiba. Kurumsal, iş ve davranış etiğin hergeçen gün artması dileği ile tekrar hoş geldiniz.

Özkan Salman 
 20.10.2008 19:09
Cevap :
Teşekkür ederim çagdaş. Eğer konu bu kadar ilgi çektiyse demek ki hala umudumuz var diyorum.. Bir yerlerden başlamak zorundayız.. Hoşbulduk:)Teşekkür ederim.  20.10.2008 23:15
 

Evet Zeynep Hanım, İşlediğiniz konu toplumları her yönden etkileyen, geriye ya da ileriye taşıyan değerlerdir. İnsanlarımızın sorumluluk sahibi olmaması bizi her alanda ileriye taşımaya engel bir unsur olarak karşımıza çıkmıştır. Etik değerlerin gerek özel sektörde, gerek kamuda yeterince oluşmaması sonucu günümüzdeki tablo ortaya çıkmaktadır. Eğitim bunu oluşturmaya yeter mi? Merak ediyorum. Hoşgeldiniz diyor ve önemli hususları ele alarak irdeleyeceğinizi umuyorum.

fıratayhan 
 20.10.2008 17:09
Cevap :
Sayın fıratayhan. Son derece doğru tespitler. Teşekkürler. Cevap veriyorum. Sadece eğitimin etik değerlerin benimzenmesi için yeterli olmadığını düşünüyorum. Çocuklar görür ve uygular! Biz yetişkinlerin söylediklerimizden çok davranışlarımız onlarca dikkate alınıyor. Yani okul ortamında ve öncelikle elbette li evde onlara verdiğimiz geri bildirimler söylediklerimizle sınırlı kalır ve davranışlarımıza yansımazsa o noktada çok da fazla bir beklentimizin olmaması gerektiğini düşünüyorum. Umutsuz muyum? Hayır! Elbette etik eğitimi bir çıkış noktası olabilir ancak öncelikle sistemin her aşamasında oldukça köklü bir temizlik kampanyası yapılması gerektiğini ve meslek kuruluşlarının etik kodlarını oluşturarak etik ilkelerini uygulamaları ve mesleklerinden etik olmayan uygulamalar sergileyenlere yaptırım uygulama konusunda ciddi davranmaları gerekli diyorum.. Bir nebze çözüm olabilir:)  20.10.2008 23:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 675
Kayıt tarihi
: 19.10.08
 
 

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Yönetimi ve Planlaması 1992 mezunu. Yüksek lis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster