Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
191
 

Etnik Müzik Festivali

 
 
'bil, rehberdir her yaranın ilacı, şenlik kervanıdır Güruh'u Naci'

Önümüzdeki günlerde 2.cisi düzenlenecek olan Etnik Müzik Festivali için hazırlıklar devam ediyor.
Festivalin içeriği dolu dolu... Salt seyirci olarak gelip programı izleyeceğiniz pasif bir katılımcı olarak görmeyin kendinizi. Sadece bir tatil için de bulunmayacaksınız orada. Kadim bir ifade ile 'halleşmek' üzere birbirimiz ile iç içe girebileceğimiz bir meydana davetlisiniz.

Önce festivale kimler katılıyor, ona bir göz atalım. Kendilerine 'çalgıcı' diyen, müziği bir 'dem' olarak kullanan, Anadolu'nun türlü diyarlarından çıkan irfanı türkü, deyiş, nefes, ilahi gibi değişik formlarda yerel ve evrensel enstrümanlarla çalıp söyleyen, işin aslı 'söze can veren' mütevazi insanlardan bahsediyorum. Aralarında başka başka coğrafyalardan, kendi saz ve sözlerini getiren dostlar da var. Onları dinlerken gönül tellerinizin titreşip sizi halden hale sokacağını anlatmaya kalksam nasıl anlatırım! Bu benim anlatabileceğim birşey değil, sizin hissedebileceğiniz birşey.. Söze burdan girmişken onlarda Güruh'u Naci'nin-*** yeniden ve yeniden can bulduğunu söylemeden geçsem olmaz. Ki onlarsız bir dünya 'gerçekten yaşamıyor' olurdu.

Hepimizin fark ettiği ve eksikliğini çektiği üzere toplumda olgun insanların arasında yaşamıyoruz. Kendi sıkıntılarımızın, açmazlarımızın içinden rehberlik alamadan çıkmamız gerekiyor genellikle. Bu manada müzik, bu kaotik ortamda ancak irfan taşıyan kıymetli sözlerin rehberliği ve bu sözleri kanatlandırıp uçuran tınılarla anlamlı olabilir. Ki müziğin yer ve gök arasında bir köprü, bir taşıyıcı olduğunu iştimişsinizdir. Ancak her tür müzik için bunu söyleyemeyiz elbette! İşin aslı bizler 'öğrenenler' olarak taşıyıcının ve taşınanın farkında olmaya niyet ettik. Bu manada, sözün derinliği yoksa, müzik onu kanatlandırmıyorsa insana ne faydası var ki? Maksat sadece eğlenmek ya da acı çekmek olsaydı bu dünyada ne işimiz vardı! Gönlüm ne salt eğlenmek ne de acı çekmek ister! Gönül, muhabbetten dem almak ister, acının üstüne çıkmak ister. Acıdan öğrenmek, o elbiseyi çıkarıp atmak ister. Ve işte burda bir çağrı doğuyor; gelin muhabbet edelim, gelin güzel, hikmetli, irfanlı sözler dinleyelim. Zira ne demişler ve ne güzel demişler; 'güzel sözler kalbe gider'.

İşte festivalde böylesi bir anlayışla ve bu anlayışı dillendiren insanlarla karşılacaksınız. Ki bu canlar, sadece kafalarıyla, düşünceleriyle, egolarıyla değil, 'halleri' ile orada olacaklar. Bu anlamda temaslar çok daha kıymetli, gönül açıcı bir hale bürünüyor. İçinde yaşadığımız coğrafya geçmişten bugüne 'bu halin' taşıyıcısı ne çok kıymetli canlara, dervişlere, ruhsal rehberlere ev sahipliği yapmış. Derviş deyip de geçtik. Burda bir duralım; derviş, özsel anlamıyla 'kendini, özünü arayan insan' demek oysa. Bu dünyada bundan daha 'anlamlı' ne olabilir! Bu manada geleneksel müziğimizin tatlı/rüzgarlı/yağmurlu/hüzünlü nağmelerinde hikmetli sözler doğrudan kalbimize ulaşıyor. Nerden mi biliyorum; kendimden..

Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Niyazi Mısri, Seyyid Nesimi, Aşık Meluli, Aşık Veysel, Aşık Ali İzzeti, Edip Harabi, Teslim Abdal, Kul Hüseyin, İbreti Baba, Şah Hatayi, Daimi, Mahmud Abdal, Ruhsati, Karac'oğlan, Seyyid Ali Sultan, Meluli Baba, Ali Haki Edna ve pek çok aşığın deyiş ve nefesleri, 'hem aktaran hem dinleyen için' yeniden ve yeniden bir yaratımla, yaşayarak ve hissederek anlam buluyor içimizde. Bu güzel insanlar, her daim ezelden ebede insanı 'kendine çağırmışlar.' Ve hatırlatmadan, hatırlamadan geçemeyeceğim bir uyarı var; 'Pir, odur ki seni sana bağlar, seni kendine bağlamaz. Biri sizi kendisine bağlıyorsa orada bir sıkıntı var. Bu erenler yoludur, erenlerin yolu budur.**' Bu yaratımı tıpkı 'bir rüzgar gibi' ezelden ebede taşımanın güzellliğinin büyüsünü ve şifasını günümüzün modern zamanlarında arayıp bulmak emin olun çok da kolay değil!

Festival kapsamında sadece konserler bulunmuyor. Birbirinden özgün, içsel rahatlamalara bir başka gözle bakan ve kendine has uygulamaları olan atölyeler de bulunuyor. Üstelik bu atölyeler hem çocuklar için hem de yetişkinler için düşünülmüş. Sanat Terapisi, Ritm Atölyesi, Karagöz-Hacivat Gösterisi (Çocuk Etkinliği), Yeni başlayanlar için Müzik, Enstrüman ve Doğaçlama Düşüncesi Atölyesi, Mananın Derinlikleri Üzerine Söyleşi, Sevgi Çemberleri (Çocuk Etkinliği), Çocuklarla Yoga, Çocuklar ile Müzik, Ses Yolculuğu Atölyesi, Çocuklar ile Masallar, Ağız Arpı Atölyesi, Çocuk Şarkıları, Zil Yüzükler ile Ritm Atölyesi gibi sunumların yanısıra yürüyüşler, söyleşiler, meşkler, konserler, sohbetler ve çemberleri de içeriyor. Aslına bakarsanız izleyicinin katılacağı, kendinden ses/söz verebileceği, dışarıdan haberdar olurken kendi içinden de haberdar olacağı bir ortam yaratıyor bu festival. Nasıl anlatsam daha. Bizzat deneyimlemeden bilinmez; çalan da bir dinleyen de, söz de bir sessizlik de..

Günümüzde çok genel bir anlayışla müzik, salt eğlence aracı olarak görülüyor. İnsanı coşturan, büyüten, geliştiren ve esneten şey popülist kafalardan çıkan yüzeysel bir eğlence ile ilişkilenmez oysa!.. Velhasılkelam, insan olmanın erdemini, edebini, erkanını, halini önemseyen, birbiriyle kurduğu/kuracağı ilişkilerde bu temelden hareket eden, 'hakikati dillendiren' her çaba değerlidir, şifalıdır. Ki, Pir'lerin, Kamil İnsan'ların, Eren'lerin, Aşık'ların zamansız, kadim sözlerinin şimdiye ulaşması, bize dokunması ancak kalplerimizin açıklığına bağlı. Buna niyet edelim. Hepimizin bunu göreceği, hissedeceği ortamlara ihtiyacı var. Festival, bu manada 'meydan açıyor'. Ne demişler; 'meydan açılınca mana da açılır.'

Sözü uzatmaya çok da gerek yok; nasibi olan yolunu düşürecektir nasıl olsa deyip festivali düşününce içimde uyanan 'özet' niteliğindeki manayı buraya öylece bırakıyorum ve içimden coşan haliyle diyorum ki; 'ilim, irfan, müzik, muhabbet, ölçülülük ve aşkınlığın müzikte, manada, davranışta ve ilişkilerde 'birlikte raksına' şahit olun..'
 
 
*Etnik Müzik Festivali
etnikmuzikfest@gmail.com
www.etnikmuzikfest.com
youtube.com/etnikmuzikfest

**Ali Naki Gündoğdu

***Güruh'u Naci 'temiz topluluk' demek. İnsan-ı Kamil'in soyu ordan gelir; 'kaynaktan kopmayan insan..' Bu manada insanları birbirinden ayıran tek şeyi hatırlatır insana; diğer her şey bunun ardından gelir; 'kaynağını unutan insan ve kaynağını hatırlayan insan'
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Birgül EKİM bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 475
Kayıt tarihi
: 07.10.13
 
 

İnsanın kendinden bahsetmesi meselesi benim için zor konuların başında gelir. Bu anlamda söyleneb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster