Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '07

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
700
 

Etrafınızda olup bitenin ne kadar farkındasınız?

Etrafınızda olup bitenin ne kadar farkındasınız?
 

Şöyle konuşmaları sık sık duyarsınız “Bu kız yeni mi işe başlamış? Alt kata taşınanlar nereliymiş? Marketin sahibi jeep almış, duydun mu?” Bu aslında çevrenizdeki insanların etrafları ile ne kadar ilgili olduklarına bağlı olaak derinleşebilecek bir konuşmanın giriş cümleleridir.

Birde bu tipte yeni gelenlere, bir şey almış olanlara karşı merakını yenemeyip onlara soru soranlar vardır: Nerelisiniz, Ne zaman geldiniz? Çocuğunuz var mı? Ne işle meşgulsünüz gibi. Aslında bu soruların amacı diğer meraklıların sorularına yanıt verebilemektir. Bu şekilde “doğal muhtarlığa” bürünmüş bir çok kişiyi etrafınızda görebilirsiniz.

Bu kişiler şirketlerin sigara odalarında, çay ocaklarında, servislerde ve arkadaş toplantılarında şirket içi tüm bilgiye sahip olurlar. Kim ne kadar maaş alıyordan tutun, kim kimle berabere kadar herşeyi bilirler. Aynı rolü gerek oturduğunuz muhitte gerekse sitenizdede üstlenen birileri mutlaka vardır.

Başkalarının hayatına duyulan bu ilgiyi hep merak etmişimdir. Belkide ben hiç merak etmediğim için bana ters geliyor ama gerçekten ilginç bir durum.

Bu kişiler size bir seri soru sorduktan yada sizinle ilgili başkalarından bilgi topladıktan sonra çıkarımlara başlarlar. Mükemmel bir istihbarat ağı kurulmuştur ve bu işe soyunanlar belkide tecrübeleri sebebi ile sizinle ilgili aldıkları bilgiler sonrasında “yorum” yapmaya başlarlar. İşte bu noktada çok dikkatli olmalısınız çünkü sizinle ilgili ilk not verilmek üzeredir. Çok güleryüzlü, sevecen olmakla suratsız ve nemrut olma damgasını her an yiyebilirsiniz.

Bu insanlar genellikle iletişim gücü yüksek, sıcak kanlı insanlardır. Diğer insanlarla iletişim kurmakta zorlanmadıkları gibi karşılarındakilerin kendilerini güvende hissetmelerini sağlayarak her şeyi anlattırırlar. Aslında çoğu gevezedir ve kendileri ile ilgili şeyleride paylaşırlar ve karşılıklı bir gizlilik anlaşması doğal olarak oluşur.

Şimdi kendinizi şirket içi her şeyi bilen biri olduğunuzu düşünün. Herkesin her şeyinden haberiniz var. Kim kaytarıyor, gönül ilişkileri, belki hırsızlık-sustimal gibi, herşeyden haberiniz var. Ne yapardınız yada bunu nasıl lehinize çevirirdiniz?

Öncelikle objektif olarak her şeyi aynı olağanlıkla kabul ederek dinlemelisiniz.Tepkisel olmak size bu bilginin gelişini engeller. Karşınızdakine güven vermelisiniz.

Sizin alyhinizde bir şey olsa bile sakinliğinizi korumalı ve akılcı olarak ne yapmanız gerektiğini sakince düşünmelisiniz.

Bazı şeyleri bilmiyor gibi görünmek gerekebilir. Özellikle yapılanı tam olarak anlayıp, tam ve doğru müdahaleyi yapana kadar.

Önemli olan olası zararları ortaan kaldırmak yada minimize etmek ise çok dikkatli davranmalısınız. Her zaman gülümsemeli, bir poker oyuncusunun sakinliğinde elinizdekini asla kaşınızdakine belli etmemelisiniz.

Öğrendiğiniz şeylerin altında nelerin yattığını öğrenmeye çalışmak kalıcı çözümler üretmenin tek yoludur. Birileri işten kaytarabiliyorsa bu onun yetki ve sorumluluk alanı ile ilgili bir problem olabilir, yada şirketi gerçekten sevimiyor olabilir. Şirketi sevdirmek için ne yapılabilir bunu düşünmek gerekir.

Mümkün olduğunca her şeyin yeryüzüne çıkması için gereken şeffaflık yada samimiyeti göstermelisiniz.

Herşeyi bilmesenizde “farkında olmaya” çalışmalısınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

na düştüyseniz vayhaliize. hele ilgisi olmayan bir tipseniz şekil b bendeniz, başınıza öyle işler gelirki, şaşar kalırsınız dahası,derlerya insanın adı çıkacağına caı çıksın diye aynen o hesap. biri sizi kendi kulvarında bulmaz yada bulmadığını düşünerek vargücüyle üstünüze gelir. o zaman içinden çıkılmaz bir hal alır bu durum. hiç alakasız dedikodular bile üretilir. çözecek veya geri püskürtecek konuma veya beceriye sahip değilseniz, kendinizi ispat durumunda kalabilirsiniz. sanıldığı gibi sadece kadınlar çok dedikodu yapmaz. erkeklerde oldukça iddalıdır bu konuda. birde şöyletipler vardır ki onlara kimse bu konuda yakın durmak istemez: huysuz, edepsiz sinirli,muhbirlik eden... sakin ve kendi halinizde biriyseniz direkt hedef olursunuz. her şeyi çözdüğünüzü farzedelim ya an gelirde değneğin iki ucununda kötü olduğunu anlarsanız ! ? işte asıl sorun burdadır. "şimdi ne yapacaksınız" ne diyelim allah kimseyi o duruma düşürmesin... ki; bu durumdan kurtulmak nerdeyse imkansız hale gelir.

Kırmızı Şal 
 26.04.2007 21:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 578
Toplam yorum
: 604
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 5293
Kayıt tarihi
: 23.06.06
 
 

Superonline danışmanlık, İktisat Bankası' nda ilk palm bankacılığı uygulaması, 5 yıl Garanti E-Ticar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster