Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '13

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
1921
 

Euridice’nin elleri hangimize değmedi ki...

Euridice’nin elleri hangimize değmedi ki...
 

Mitolojide Euridice ismi, karşımıza iki farklı şekilde, ama trajik sonlarla ortaya çıkar. Birincisi, Orfeus efsanesinin bir parçasıdır. Hüzünlü bir aşk öyküsü anlatılır bu efsanede: Orfeus, bir yılan sokmasıyla ölen sevgilisi Euridice’nin peşinden onu geri almak için ölüler dünyası Hades’e iner. Müziği sayesinde sevgilisini yaşayanlar dünyasına götürmesine izin verilir Ona, ama tek bir şartla… Orfeus, asla arkasına dönüp, Euridice’ye bakmayacaktır, ta ki Hades’in kapısına varana dek… Euridice, Onun lirinden çıkan ezgileri takip ederek Orfeus’u, yeryüzüne dek izler. Ama Hades’in kapısına geldiklerinde Orfeus, Euridice’nin Onu takip edip etmediğine bakmak için dönüp bakar ve Hades’e verdiği sözü ihlal eder. Böylece Euridice sonsuza dek ölüler dünyasına geri döner. Orfeus’un son gördüğü, Euridice’nin Ona doğru uzanan elleri olur. Sevgilisini kaybeden Orfeus, bir müddet sonra vahşi hayvanlar tarafından parçalanarak ölür.

İkinci öykü ise, Euridice, talihsiz bir kraliçedir. Lanetli bir soydan gelir. Kral Oedipus’un kardeşi, Kreon’un karısdır. Kreon’un, iktidarı uğruna gelini ve öz oğlunun ölümüne sebep olduğunu öğrendikten sonra intihar eder. Ama ölüme gitmeden önce kocasına şu soruyu sorar: “Oğlumu öldüren senin ellerin mi, yoksa kendi elleri mi?” Kreon cevap verir: “Onu iknaya çalıştım.”Euiridice: “senin ellerindi… Senin ellerindi onun canına kıyan.”diyerek oradan ve yaşamdan ayrılır, gider…

Girne Belediyesi Kış Tiyatroları sloganı ile başlattığı tiyatro sezonunu ‘EURİDİCE’nin ELLERİ’ oyunu ile başlattı. Oyun broşüründen alıntı yaptığım yukarıdaki satırlardaki hikaye oyunun dramaturgu Selen Korad Birkiye’nin yazısından… Birkiye, yazısında ‘…Peki bizim oyunumuzda Euridice kimdir? diye soruyor. Tek perdelik, tek kişilik oyunda bizler de sürekli bu soruyu sorduk. Zaman Zaman dördüncü duvarı aşan oyuncu Uğur Çavuşoğlu da ‘bu oyunda şifreler var. Bu şifreleri birlikte bulmalıyız’ diye seyirciyi uyardı ve uyandırmaya çalıştı. Oyunu, Yurdaer Okur yönetti. Brezilyalı yazar Petro Bloch yazdı. Euridice’nin Elleri, birlikte yaşayan insanların, empati kuramadan ya da kuramadan, kendinden uzaklaşan insanların öyküsünü anlatmakta; insanların bencilliklerini, zaaflarını, birbirlerini tanıyamamaktan ileri gelen hoş görüsüzlüklerini gözler önüne sermekte. Oyunun kahramanı, bir eş, koca, baba olmaktan daha fazla ötekileştirilmiş bir yazardır. O, başka bir kadının yanında kendini bulacağını umut eder ama umut ettiği gerçekleşmez… Çünkü O, kendi ellerinin aslında kimlere zarar verdinin bilincinde değildir. Geri döndüğünde ise hayatına değer katacak birçok varlığını yitirmiştir.  

Düşünceyi zorlayan başarılı ve zamn zaman seyirciyi de oyuna dahil eden durumlarıyla keyifli bir oyun izledim. Oyunu ikinci gecesinde izlerken, gitmeden önce rezervasyon yaptırmak için aradığımda; oyunun saat sekizde başladığı oyun başladıktan sonra gelinirse içeriye alınmayacağı uyarısı yapıldı. Görünen o ki bu kuralı ihlal eden seyircimiz vardı. Bu uyarının yapılması da bir alışkanlığın gelişmesi için güzeldi… Tamam dedim. En geç yedi otuzda oradayız. Biz yedi olmadan Kültür salonundaydık. İlk geldiğimiz için, bizden sonra gelenleri izlemek, tanıdıkları selamlamak keyifli oldu. O akşam Girne Belediye Başkanı Sümer Aygın keyifliydi. Ve heyecanlı. Seyirciler arasında ikinci Cumhur Başkanımız Mehmet Ali Talat, muhalif parti başkanı(CTP) Özkan Yorgancıoğlu ve bazı basın mensupları vardı. Sümer Aygın, oyun öncesi Onları ve diğer seyircileri selamlarken bir de müjde verdi Girne halkına; bence gerçekleştirilirse ülke halkına verilen bir müjdeydi bu… Başkan, dört yüz koltuklu yeni bir salonun müjdesini verdi. Ancak bu müjde acaba mı?  sorusundan sonra ‘inşallah’ dedirtti bana... Çünkü salon bir tiyatro salonu olacaksa, dört yüz kişilik seyir koltuğundan daha fazla nitelik taşıması gerekli… Eminim Başkan bunu biliyor. Ama şu anki terminal binasından dönüştürülen derme çatma salonun ne kadar kullanışsız olduğunu yaşamış ve görmüş olmalılar. Daha önce Girne Belediyesi Tiyatro Stüdyosu(GBTSU)’nun sahneye koyduğu ‘PROFESYONEL’ oyununa yazdığım yazıda yeteri kadar değinmiştim. Ne diyelim… Gerekli olan ne ise öyle olsun diyelim hayırlısıyla… 

Bu heyecanın ışığında Girne Belediyesi’nin Tiyatro Mevsimi devam ederken, Ankara Devlet Tiyatrosu’nun 25-26-27 Ocak tarihlerinde Girne Belediyesi Kültür Merkezi’nde oynanan oyununu, Şubat ayında Adana Devlet Tiyatrosu ‘SINIR’ oyunu takip edecek. Her ay bir oyunla seyirciyi buluşturmayı amaçlayan Girne Belediyesi, Adana Devlet Tiyatrosu’nun ‘SINIR’ oyunu ile 21-22-23 Şubat tarihlerinde Girne Belediyesi Kültür Merkezinde, saat:20:00’de sahne alacak. 15 TL’den satışa sunulacak biletler

 İnfo/bilet rez. : 0392 815 1973-0542 865 9990 (mesai saatleri) alınabilecek.
Oyun İle ilgili bilgi : http://www.adanadt.gov.tr/web/oyunlarimiz/sinir.htmlöğrenile bilinir.

‘SINIR’ oyununun konusu ise şöyle:

Bilinmeyen bir yerde, sınır komşusu bilinmeyen iki ülke; Nevinya ve Sevinya… Bilinmeyen bir nedenle birbirine düşmandırlar… İki ülkenin sınırını, adları bile bilinmeyen çocuklar rahat uyusun diye bekleyen, bilinmeyen iki asker; Yuan ve Mati. Yalnızca ikisinin olduğu bu bölgede bilinmeyen bir nedenle arkadaş oluverirler. Ama ya iki ülke arasında bilinmeyen bir nedenle savaş çıkarsa? Yuan ve Mati birbirine kurşun sıkar mı? 

İsmihan YORGANCI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 585
Kayıt tarihi
: 03.01.12
 
 

Tiyatro Sanatına gönül vermiş, içinde yaşadığım topluma yazarak hizmet etmeyi seçmiş sanatın bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster