Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '09

 
Kategori
Basketbol
Okunma Sayısı
950
 

Eurobasket 2009'da Türkiye

Eurobasket 2009'da Türkiye
 

Türkiye koçu Bogdan Tanjevic


Türkiye, Rusya'ya kaybederek turnuvayı 8. (yazıyla sekizinci) sırada kapattıktan sonra genel olarak bir turnuva değerlendirmesi yapmanın doğru olacağına inanıyorum. Birincisi, turnuvanın başından beri bu turnuvanın İspanya-Fransa haricinde kadrosunda süper yıldızlar barındırmayan takımlar için önemli bir fırsat olduğunu söylemiştik ki öyle olduğu da ortaya çıktı. Rusya, Sırbistan gibi vasat takımlar sadece mücadeleyle bu turnuvada önemli yerlere geldiler. Türkiye sanal bir zafer ortamı yaratılsa da yine turnuvayı başarısız bir noktada tamamladı ve 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'na döndü. Turnuvanın başına dönelim. Ankara'da düzenlenen Efes Cup'ta vasat rakipleri arasında ancak beşinci olabilen Türkiye'nin bu turnuvada en fazla çeyrek final oynayabileceğini defalarca söyledim. Bu kadar vasat bir turnuvada çeyrek final oynamanın başarı olduğunu zannedenler Türkiye'yi fazlasıyla şişirdiler ve Türkiye'nin sözde başarılı bir takım olduğunu iddia ettiler.

Türkiye Milli Takımı Eurobasket 2001'de final oynadıktan sonra müthiş bir düşüşe geçti. Sırasıyla Eurobasket turnuvalarında 10., 12., 12. ve bu turnuvada da 8. oldu. Arada 2006 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda 6.lık yakalandı ama bunun kalıcı bir başarı olmadığı sonrasında oynanan iki Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda görüldü.

Neyse, gelelim bu turnuvaya. Türkiye en kötü haliyle iki galibiyet alacağı gruptaki bütün maçlarını Litvanya'nın berbat performansının da yardımıyla kazandı ve üst gruba çıktı. Üst gruptaki ilk maçta son yılların en başarılı Milli Takımı olan ama tecrübesiyle ''Grup maçlarını boşverin, eleme maçları gelsin de herkesi darmadağın ederiz.'' diyen İspanya'yı yenerek ''acaba başarı geliyor mu?'' dedirtti. Daha sonra ise tecrübesiz bir takım olan Sırbistan'ı son yılların en güzel maçlarından birinde uzatmada yendi ve liderlik maçına çıktı. İşte turnuvanın dönüm noktası orası oldu. İlk olarak Slovenya'ya kaybeden Türkiye ikinci oldu. Çeyrek finalde son yılların en zayıf kadrosuna sahip Yunanistan'a karşı son iki dakikaya 63-57 önde girilmesine rağmen maç uzatmaya götürüldü ve uzatmada da son iki topun rezil bir biçimde kullanılmasıyla maç kaybedildi. Daha sonra, Fransa'ya karşı 33-14 öne geçilmesine rağmen maç kaybedildi ve son olarak da Rusya'ya karşı 9-0 ile başlayan takım maçı domine edemedi ve fark yedi.

Türk Milli Takımı yetenekli bir takım mıdır? Şüphesiz. Türk Milli Takımı mücadele eden bir takım mıdır? Şüphesiz. Peki sorunlar ne? Birincisi, son üç maçta ortaya çıkan 'rakibi küçümseme sorunu' var. Yunanistan son yılların en başarılı takımlarından ise neden küçümsenir? Fransa'da üç tane üst düzey NBA yıldızı varken bu takım neden küçümsenir? Rusya üst düzey oyuncusu olmasa bile Yunanistan'ı yenerken bu takım nasıl küçümsenir? İkinci nokta; tabii ki serbest atışlar. Takım turnuvanın tamamında 171 serbest atışın 115'ini sayı yapmış, %67.3 ile oynamış. En kötüsü ise takımın pivotu olan Ömer Aşık'ın 15/47 yani %31.9 ile oynaması. Bu kadar yetenekli bir pivot neden bu kadar kötü serbest atış kullanıyor? Tamam, pivotlar genellikle kötü atış yapar ama bu yüzdenin en az %50 olması gerekirdi diye düşünüyorum. Ömer Aşık genç bir basketbolcu ve çok yetenekli; bu sorunu kısa sürede aşmasını ümit ediyorum. Üçüncüsü; Türkiye maçlarında rakiplerin hücum ribaundlarında olağanüstü derecede başarılı olması. Türkiye'nin son üç maçında rakipleri sırasıyla 17-17-12 hücum ribaundu almış. Çeyrek final maçında Yunanistan'ın ribaundlarda 47-28'lik bir üstünlük sağladığını hatırlatalım.

Türkiye bu sonuçlara rağmen umut vaad ediyor mu? Evet. Fazla umutta bulunmayalım ama. Türkiye ne yazık ki tarihi bir fırsatı kaçırmak üzere ve kendi sahasındaki Dünya Basketbol Şampiyonası'nda yine çeyrek finalden ötesine geçerse sürpriz olur. Daha sonraki Eurobasket turnuvalarında ise çeyrek finalden ötesine geçmeyi bekleyebiliriz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gerçekten Tanjeviç bu takım yazık ediyor.. insanlar milli takımlarına çağıracak oyuncu bulamazken inanın bizim dışarıda kalan oyuncularımız oynayanlardan çok daha kaliteli isimler.. öyle barış hersekle falan bu işler olmuyor.. bir serkan,memo,kaya,enes kanter ve tutku açık bu takıma monte edilse ve iyi bir Türk antrenör başa geçse Dünya Şampiyonasında ilk 4 içinde oluruz.. ama eyyamcı Demirel federaasyonu Tanjeviç'te ne bulmuş anlamış değilim...

Burak Can 
 22.09.2009 11:32
Cevap :
Kesinlikle doğrusun. Enes Kanter haricinde belki Serkan da yaş haddinden çağırılmayabilir ama gerçekten çok kaliteli oyuncularımız kadroya çağırılmıyor. Mehmet Okur, Pau Gasol ve Erazem Lorbek haricinde bu turnuvada yer alan bütün uzunlardan daha kaliteliyken ve bu turnuvada x faktör olan dışarıdan oynama özelliğine de sahipken neden alınmaz, Ermal Kuqo gibi Avrupa deneyimine sahip bir uzun bile gelmez. Ondan sonra da ancak ''Kerem Gönlüm ceza aldı, yoksa finaldeydik.'' gibi komik komik bahaneler üretirler. Bu takım baştan aşağı değişse bile bir sene başarı gelmez, 2014'e gidebilirsek 2018'de başarılı olabiliriz..  22.09.2009 17:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 309
Kayıt tarihi
: 16.12.07
 
 

Bir uluslararası ilişkiler öğrencisinin gözünden dünya ve bonusu olarak da futbol... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster