Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '15

 
Kategori
Basketbol
 

Euroleague- Top16 grupları

Euroleague'de işin artık çok daha ciddi olduğu Top 16'e geldik. 14'er maçlı formatta üçüncü sezon oynanacak...

 

 

 

E GRUBU ve TEMSİLCİLERİMİZ

 

 

İlginç bir şekilde, ilk turu geçen üç temsilcimiz olan Fenerbahçe, Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş Top16'de aynı gruba düştüler. Gruptaki diğer takımlar; Lokomotiv Kuban, Unicaja Malaga, Kızılyıldız, Panathinaikos ve Cedevita Zagreb oldular.

 

 

Bu grupta geçen yılın final four takımı olan temsilcimiz Fenerbahçe'den başlayalım. Fenerbahçe, Obradovic'in üçüncü sezonuna geçen yılki kadroyu neredeyse baştan aşağı yenileyerek başlamıştı. Hickman'ın uzun sakatlığı sürerken Bogdanovic-Vesely takımda kaldılar,  Dixon-Sloukas-Kalinic-Datome-Udoh-Antic takıma katılan önemli isimler oldular. İlk turda Fenerbahçe'de takım uyumunun beklenenden çabuk olduğunu söyleyebiliriz. Real Madrid'in de kötü performansı ve alt sıraların karışmasıyla rahat bir şekilde birinci oldular. 

 

 

Anadolu Efes, iyi başladı, sonra hayal kırıklığı yaratan yenilgiler aldı, iyi bitirerek grubunu ikinci sırada bitirmiş oldu ve Top16'de görece kolay olan gruba gitti. Efes'te kadro uyumu kolay sağlanmadı, Heurtel'in uzunlarla uyum yakalaması biraz geç oldu ama sonunda çok iyi oldu diyebilirim. Brown'ın yükselen formu, Tyus'un kendisini toparlaması, Saric'in olumlu katkısı, Granger'ın kariyer sezonu, Diebler'ın istikrarlı performansı ve Furkan'ın yükselen ritmi derken Efes sezonun geri kalanı adına çok ümit verici bir grafik çiziyor.

 

 

Darüşşafaka Doğuş, Euroleague ilk turunda en zorlu gruptaydı. Brose ile dördüncülük çekişmesini beklerdik ama Maccabi'nin berbat performansıyla Brose üçüncü sıraya çıktı ve Daçka-Maccabi kapıştılar. Daçka'nın sezon içindeki Wilbekin-Furkan hamleleri başarılı oldu ve takım hedef maçlarını kazanarak tur atladı. Semih Erden konsantre olarak oynadığında Avrupa'nın en iyi uzunlarından biri, Slaughter berbat sezon başlangıcından sonra iyi toparladı, Harangody-Bjelica formdalar, takımın en önemli sorununun oyun kurmada olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

Lokomotiv Kuban, beklentilerin tam aksine bir grafik çizdi ve Barcelona-Panathinaikos'un olduğu gruptan lider olarak çıkarak büyük bir başarı hikayesine imza attı. Bartzokas'ın takımında -Euroleague'in en fazla süre alan oyuncusu olan- Malcolm Delaney takımın lideri konumunda. Voronov-Broekhoff-Claver tüm maçlarda ilk beşte yer aldılar ve çok etkililer. Derrick Brown'ın yerine transfer edilen Chris Singleton beklendiği gibi diyebiliriz. Anthony Randolph da iyileşti ve son iki maçta iyi performanslara imza attı.

 

 

Unicaja Malaga sezona mükemmel başladı, ilk yarıda Kuzminskas'ın önderliğinde müthiş oynadılar ama ikinci yarıda ritm kaybettiler ve gruplarını ikinci sırada bitirdiler. Joan Plaza'nın takımında Kuzminskas haricinde çok da öne çıkan isimler yok. Nedovic-Diaz-Suarez-Hendrix-Thomas dikkat çeken isimler; Avrupa'nın en elit dış savunmacılarından biri olan Markovic ciddi bir sakatlık geçirdi, yerine DeMarcus Nelson transfer edildi.

 

 

 

Kızılyıldız sezona felaket başladı, Mekel-Schortsanitis transferleri başarısız oldu ve arka arkaya yenilgiler geldi. Quincy Miller transferinden sonra takım çabucak toparlandı. Maik Zirbes'in istikrarlı performansı, gençler Jovic-Guduric'in etkili oyunları takımı son maçta Bayern'e karşı galibiyete taşıdı ve tur geldi. Bayern'den genç Micic'i transfer ettiler.

 

 

Panathinaikos ilk turda bekleneni veremedi diyebiliriz. Yeni koçu Djordjevic'le beraber Diamantidis'in son sezonuna başlayan PAO, ilk altı maçta dört kez kaybetti, son dört maçı ise üstüste kazandı. Calathes-Feldeine-Gist tüm maçlara ilk beşte başladılar, tüm maçlarda kenardan gelen Diamantidis özellikle son maçlarda çok etkili oldu. Raduljica da maçlar ilerledikçe form tuttu. 

 

 

Cedevita Zagreb, 'Zalgirisvari' diyebileceğimiz yapılanmasıyla dikkat çekici bir sistem oluşturdu. Sezona iki yenilgiyle başlayan Cedevita, Efes deplasmanında kazandıktan sonra arka arkaya galibiyetlerle avantajı yakaladı ve son maçlarda sürekli yenilmesine rağmen dördüncü Euroleague macerasında ilk kez gruptan çıkmayı başardı. Cedevita'da pivot Miro Bilan müthiş bir performans ortaya koyuyor. Pullen-White-Pilepic-Arapovic diğer dikkat çekici isimler oldular. 

 

 

 

 

F GRUBU: Top16'i diğer grubu zorlu grup oldu diyebiliriz. Geçen yıl finalfour yapan takımlardan üçü; CSKA Moskova-Real Madrid ve Olympiakos bu gruptalar. Barcelona da grubun diğer dev takımı. Khimki-Laboral-Zalgiris ve Brose de grupta ilk dörde girmeye çalışacak olan diğer takımlar...

 

 

 

İlk turun tartışmasız en iyi takımı olan CSKA Moskova, ikinci tur başlarken uyum sağlayan Higgins ve form tutan Freeland'le rakiplerini daha fazla ürkütüyor. De Colo ilk turun en iyisi olmayı hak etti, Teodosic'in de Top16 döneminde daha etkili olacağını düşünüyorum.

 

 

İlk turun müthiş savunma takımı olan Olympiakos, Young'ın sakatlanması ve James'in takıma katılmasıyla pivot pozisyonundaki krizi de şu anda atlatmış gözüküyor. Olympiakos'un ezberlediğimiz bir sistemi var. Mantzaris-Spanoulis-Lojeski-Printezis takımın ilk beş oyuncuları, gençler kenardan gelerek katkı vermeye çalışacaklar.

 

 

Barcelona son yılların en kötü ilk turunu geçirdi. Tomic her zamanki gibi istikrarlı oynarken, takımın geri kalanında bir uyumsuzluk hakim. Arroyo-Satoransky-Oleson-Abrines-Perperoglou-Doellman-Samuels-Lawal ve tabii ki Juan Carlos Navarro daha uyumlu bir tablo çizmezlerse Barca'nın işi zor. 

 

 

Geçen yılın Eurocup şampiyonu olarak katılan Khimki, sezona çok iyi başladı, son maçlarda yenilgiler alarak kendini riske atsa da Bayern Münih'in de kötü bitirişiyle birlikte kriz yaşamadı ve gruptan çıktılar. Khimki'de ilk turda Tyrese Rice çok etkili olmadı, Shved-Augustine-Davis etkileyici isimler oldular, Honeycutt geçen sezondan da iyi oynuyor, Dragic beklenenin altında ama iyi katkılar veriyor.

          

 

Laboral Kutxa ilk turda ikinciliğe çok yakındı ama Efes'in toparlanmasıyla beraber üçüncü sıraya geriledi. Tüm maçlarda oyuna sonradan dahil olan Ioannis Bourousis index puanında ligin en iyi oyuncusu oldu. Adams-James-Causeur-Hanga-Tillie takımın önemli isimleri ama Perasovic'in takımının bu turda iddialı olacağını sanmıyorum.

 

 

Almanya Ligi şampiyonu olan Brose Baskets ilk turda Maccabi'nin berbat performansının etkisiyle üçüncü sıraya yerleşti, ne ilk ikiye yaklaştılar ne de aşağıdakiler tarafından tehdit edildiler, Trinchieri'nin takımı güle oynaya üçüncü oldu diyebiliriz. Wanamaker takımın lideri konumunda. Wanamaker-Zisis-Strelnieks üçlüsünden ikisi devamlı sahada oluyorlar, Niccolo Melli koçunun kendisine verdiği 'point-forward' görevini müthiş bir şekilde yerine getiriyor. Theis-Harris katkı veren diğer oyuncular.

 

 

Real Madrid berbat başladı ama son üç maçı çift haneli farklarla kazanarak gruptan çıkmayı başardılar. Pivot Gustavo Ayon'un son maçlarda en etkili oyuncu olduğunu söyleyebiliriz, Taylor son maçlarda etkili olsa da Rivers tekrar transfer edildi. '99lu Doncic son maçlarda aldığı sürelerde çok etkili oldu.

 

 

 

Zalgiris Kaunas, tecrübeli ilk beş oyuncuları ve iki çaylak yabancıyla yoluna devam ediyor. Vougouikas kendine geldi diyebiliriz, Kalnietis özellikle hedef maçlarda etkili oluyor. Yabancılar Hanlan ve Motum da takıma çabuk uyum sağladılar. 

 

 

 

 

sahinarif88@hotmail.com

 

twitter: @arifsahin1

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 309
Kayıt tarihi
: 16.12.07
 
 

Bir uluslararası ilişkiler öğrencisinin gözünden dünya ve bonusu olarak da futbol... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster