Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '12

 
Kategori
Okullar
Okunma Sayısı
2455
 

Ev ödevleri yararlı mı?

Ev ödevleri yararlı mı?
 

Ev ödevleri işkence olmamalı.


Ödev yapmanın öğrenciler açısından, yararı ve amacı tam olarak -öğretmenler tarafından – yeterince anlatılamadığı için olsa gerek, günümüzde de “ödev yapmak” öğrenciler veonların ödevlerini yapmaya çalışan ebeveynlerince “bir işkence, bir zulüm” diye düşünülmektedir. Ödevler verişinde ve yapılışında öğretmenlerin yönlendirmeleri ve rehberliği olmazsa, hiç yararı olmaz.  

Bu nedenle, halen görev yapan ve mesleğe yeni başlayan değerli öğretmenlerimizin, öğrencilerine ödev konusunda rehberlik yapmadan, öğrencilerini araştırmaya yönlendirmeden, onlara “ödevlerinizi yapın, getirin” dedikleri sürece, bir başka deyişle “ebeveynler  veya başkalarınca yapılan ISMARLAMA yahut İNTERNET’ten kopya ÖDEV” ile karşılaşmamaları için, aşağıda bazı maddelerine değindiğim -mevzuattaki - açıklamaları dikkate okumalarını ve uygulamalarını öneriyorum.

Adı ister performans ödevi olsun, ister yıllık veya dönem ödevi olsun, ödevin amacı  –usulen- fiziksel bir hacim çalışması yapılması ve toplanması değildir.

Burada önemli olan “ödevlerin verilmesinde uyulması gereken hususlar” a uygun davranılmasıdır. Yoksa, ödev anlayışı ”öğretmen tarafından sadece konuyu verip, ödevlerin alınarak,  değerlendirilmesi”  olmamalıdır.    

Ödevin yararlı olması  için neler  yapılmalıdır ?

Öğretmen tarafından, ödev yapacak olan öğrencilerin adlarının bulunduğu bir “Ödev Takip Çizelgesi düzenlenir. Öğrencilere tek tek, seçtikleri konu hakkında, kaynak kitaplar, konuyla ilgili internet adresleri, öğretmenin öğrencilerle ödev konusunda yaptığı rehberlik ve bire-bir görüşmelerin zamanı bu çizelgeye işlenir. Öğrenci  öğretmeninin kendisini kontrol ettiğini ve bunu belgelendirdiğini bilir.

 “Konu şu, yapın gelin.” demeyiniz. Öğretmen ödevle ilgili rehberlik yapmalıdır. Öğrencinin ödevle ilgili araştırmaları, hazırlıkları ve ödev taslakları zaman zaman öğretmenle yapılan iş birliğinde değerlendirilir. Öğrencilerin eksiklikleri varsa, öğretmen önerilerde bulunur. Öğretmen ayrıca bu çalışmalarını çizelgesine işler. Öğretmenin öğrencilerine ödevle ilgili yapmış olduğu rehberlik de –denetim için- belgelendirilmiş olur.  

Ölçme ve değerlendirmede; ders zümresinde ortak olarak hazırlanan, ödev değerlendirme esasları öğrencilere önceden bildirilmelidir. Bu esaslar ödevin kapak bilgileri altına yazılır ve değerlendirmeler öğretmen tarafından, burada açıklama ve puanlarla gösterilirse, öğrenci ödeviyle ilgili eksikliklerini ve hatalarını, nerelerden notunun kırıldığını görmüş olur. Öğretmenine güvenir.

Denetimlerimiz esnasında 10 sayfaya yakın lise 1. sınıf İngilizce dersi dönem ödevinde, ödev kapağında 100 puan üzerinden 85 puan verilmiş bir ödeve rastladım. İnceledim. Ödev kapağında “Değerlendirme Esasları” (kriterleri) yoktu. Ödevin hiçbir yerinde öğretmen tarafından –kırmızı kalemle yazılmış - yanlışlık veya hata olduğunu gösteren bir yazı veya işaret de yoktu. Öğretmene “Bu öğrencinin 15 puanını neredeki hatasından kırdın? “diye sorunca, kızarıp-bozaran öğretmen, sanki o ödevi ilk defa- görmüş de – değerlendiriyormuşçasına, tekrar incelemeye başladı. Bir şey diyemedi. Ona bir tek şey söyledim. “Sizin öğrenciniz olsaydım, size asla güvenmezdim.” Öğrencilerin günlerini verdiği ödevler, banknot sayar gibi  bakılıp,  değerlendirilmemeli. Öğrenci nereden, kaç puanını kırıldığını bilmeli, varsa, hatalarını da görmeli.  

Bu açıklamalarımızın kaynağı; 27.11.1989 tarihi 2300 SAYILI Tebliğler Dergisinde yayımlanan “Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumlarındaki Öğrencilerin Ders Dışı Eğitim ve Öğretim faaliyetleri Hakkında Yönetmelik”tir.

En önemli, bilinmesi gereken maddeleri şunlardır.Ödevin amacı madde 8 / ödevin önemi madde 9 / ödev konularının belirlenmesi madde 11/ ödev konularının seçimi ve verilmesi madde 12/ değerlendirme ile ilgili duyurma madde 13/ öğretmenin onayı madde 16/ ödevlerin sunulması madde 18 /Ödevin değerlendirilmesi madde 19; ödev hazırlama teknikleri madde 21.

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Ziya Selçuk, “Uyguladığımız sistemde ilköğretim çağındaki çocuklara daha fazla ve ağır ödevler veriliyor. Ev ödevleri çocukları bıktırmamalı. Çocuklara bilgileri hatırlatmaya yarayan bir araç olarak kullanılmalı. Hafızanın belli aralıklarla tekrara ihtiyacı vardır. Bunu da ödevlerle yapmak mümkün.  Ama ne zaman ki aile ve çocuk ödevlere esir hale geliyor, işte bu noktada sorun var, demektir. Yurtdışında çocuklara 3-5 dakikada yapabilecekleri, tek sayfalık ödevler veriliyor. Ama Türkiye'de ödevler zulme dönüşüyor. Ayrıca bir üst sınıfa geçildikçe ödevler hafifliyor. Daha çok sınava odaklanıyoruz. Yurtdışında bunun tam tersi uygulanıyor. Onlarda sınıf yükseldikçe ödevlerin kalitesi ve derinliği artıyor" diyor.

“Çocuğun öğrenme şevkini kıracak, ezbere veya sadece sayfa doldurmaya odaklı ödevlerin çocuklara zarar verdiğini söylüyorlar. Yapılan araştırmalar ödevlere ayrılan süre arttıkça çocukların başarısının düştüğünü gösteriyor. Japonya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler ödevleri azaltırken, Yunanistan, Tayland ve İran ödev yükünü artırmaktan yana tavır sergiliyor.” 

Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Bölümü Klinik Psikolog Merve Soysal Başa:“Ödevlerin okulda öğrenilenin tam olarak anlaşılması ve pekişmesi için verildiğinin çocuğa anlatılması gerekiyor. Çocuğun bu konudaki fikrinin net olması motivasyonunu yükseltir. Ayrıca ödevin kimin sorumluluğunda olduğunun ebeveyn ve çocuk arasında belirgin olması da gerekir.

Ödevini yapmayan çocuğun sorumluluklarını paylaşmayın. Yapılmaması durumunda kimin zarar göreceği çocuk ve ebeveyn tarafından bilinmeli. Çocuk ödevini yapmadığı zamanlarda, onun yerine bu sorumluluğu almak, daha sonraki yıllarda da genel olarak ebeveynlerinden bu gibi durumlarda benzer davranışların beklenmesine yol açar. Erken yaşlarda ödev ve ders çalışmaya karşı oluşturulan tutumlar ilerleyen yıllarda bu konuyla ilgili çocuğun sergileyeceği davranışların zeminini oluşturur" diye konuşuyor. 

Sabah okul performansları, akşam ev ödevleri arasında sıkışan öğrencilere, anne-baba olarak yardımcı olunmalı. Ancak birçok ailede bu konu dert ve sıkıntı olarak görülmektedir. “Kurtarıcı anne ve babalar” olmak için çocuklarının ev ödevlerini yapanlar aslında onların okuldaki başarılarının düşmesine neden olmaktadır. Etüt öğretmenlerinin gözetiminde yapılan ev ödevlerinde ise, öğrenciler  sadece okulda öğrenilen konuları tekrarlamaktadırlar. 

“e-Etüd”, “e-Okul”, “e-Kütüphane”, “e-Kitap”, derken “e-Ödev”de yapıldığından, “e-Aileolarak, çocuklarına yardımcı olmak için, ikinci veya üçüncü defa okula devam etmek zorunda kalan (!)  sıkıntılı ve yorgunödev yapan anne ve babalardan olmamanız dileğiyle.

Sevgiyle kalın.  Saygılarımla.

            Ali İhsan ÖZÇAKIR

            MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

            e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com

           

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4732
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster