Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '06

 
Kategori
e-Ticaret
Okunma Sayısı
5583
 

Ev ofis ve E- ticaret

Ev ofis ve E- ticaret
 

Küresel rekabet ortamında kurumlar, müşterilerine ve tedarikçilerine en hızlı ve en az maliyetli şekilde ulaşma yoluna yönelmektedirler. Elektronik Ticaret (E- ticaret) ve Elektronik İş (E- iş) gibi olanaklar bu yola ışık tutmuş, kurumların ürünlerini ve süreçlerini elektronik ortama taşıyarak dünyanın herhangi bir noktasından sadece bir internet bağlantısı ile ulaşabilecekleri konuma getirmiştir. Günümüzün en etkili pazarlama stratejileri arasında yer alan, E- ticaret genel olarak, mal alım ve satımının, tanıtım, hizmet üretimi, sigorta, dağıtım, açık arttırma, ödeme gibi işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirildiği bir sistemi ifade etmektedir.
Bu olanaklardan yararlanmak için çoğu zaman çok büyük bir şirket olmanıza hiç gerek yoktur. Son dönemler itibarıyla bireysel olarak internet yoluyla ticaretin bir parçası olmak isteyenlerin, açık artırmalar ya da “sahibinden satılır/ alınır” benzeri sloganlara sahip yapıların içinde hızla arttıklarını gözlemlemekteyiz.

Bireysel ticaret yapabilmek için ihtiyacınız olan şey bir iletişim şekli (Telefon, Fax, Televizyon, Elektronik ödeme ve para transfer sistemleri, Elektronik veri değişimi (Electronic Data Interchange-EDI)), İnternet gibi araçlar ve bir bilgisayardır. Düşünün: Evden çıkmak istemiyorsunuz, rutin bir işiniz de yok, kendinize iş yaratmaya çalışıyorsunuz. Ne yaparsınız? Ofis ortamını sevmiyorsunuz ama diğer yandan aç kalmak da istemiyorsunuz. Bir şekilde evden gelir getirecek bir iş arayışına gireceksiniz. Bu durumda istediğiniz araçların temin edileceğini varsayalım. Örneğin telefon istediniz, telefon ücretsiz olarak size verilecek. Telefonla ne tür bir bilgi satabilirsiniz? Arama merkezlerinden (call center) birisinden alınacak olan kısa süreli bir eğitimin sonucunda bugün 800’lü hatlar olarak bilinen ayrılmış hatlarından birisi size yönlendirilse, günde (veya gece) 5 saat çalışmakla geçiminizi sağlayabilecek olsanız, telefonla danışmanlık hizmeti sağlar mısınız? Bugünün koşullarında bu işin olmamasının teknolojik altyapı boyutunda bir mazereti olmamalıdır.

Telefonun yanına bir de faks istediniz. Bu durumda faksı da olan bir müşteri grubuna hitap edebilirsiniz. Onlar isteklerini faks yoluyla iletsinler, biz problemi çözelim. Örneğin; yetkin olduğunuz alanlarda müşteri adına sözleşme hazırlayabilir hatta çeviri dahi yapabilirsiniz. Telefonla destek mekanizmasına bir de yazılı iletişim aracını da eklemiş olursunuz.

Bununla da kısıtlı kalmayıp telefon ve faksın yanına bir de bilgisayar ekleyelim. Faks bilgisayarla bütünleşmiş olsun. Bilgisayarda hazırladığımız bir dokümanı faks yoluyla gönderebiliyoruz. Böyle bir durumda sekreter hizmetleri yapılabilir, kişiler için ajanda hazırlanabilir/ yönetilebilir. Örneğin, belirli bir iş merkezinde küçük ölçekli bütün firmaların tek bir sekretere bağlı bulunduğu başka bir birim kurulabilir ya da tam bir ev ofisi kurularak, evden çıkmadan, sisteme uygun tüm işleri yapabilme olanağı elde edilebilir.

Aslında Türkiye için yeni olan bu tür iş modellerine, yurt dışında oldukça sık rastlanmaktadır. Bu tip faaliyet gösteren firmaların başlıca görevleri, o işyerinde çalışanların günlük randevularının ayarlanması, ihtiyaç duyulan dokümanlarının hazırlanması, randevularının alınması, görüşmelerin ayarlanması vs. gibi işlerdir. Daha çok iş merkezi bünyesinde yer alan küçük firmalar için sekreterya hizmetleri dahi verilebilmektedir.

Senaryoyu daha da geliştirip kullanım araçlarımızın içine yazıcı ve Internet’i de koyduğumuz durumda artık evden çeşitli ticari faaliyetleri yapabilir konuma geliyoruz. Ancak Türkiye’de diğer sektörlerin yanında “ev ofis” tarzında çalışanların sayısı yok denecek kadar azdır. Oysa Amerika ve Avrupa’da bu oran parasal olarak %2- %3 civarında tahmin edilmektedir ve bu oran anlamlı bir yüzdeyi ifade eder. Arama motorlarında “home business” anahtar kelimesini İngilizce içerikli internet sitelerinden aradığınızda karşınıza 21.500.000 adet sonuç çıkmaktadır. Oysa Türkçe içerikli internet sitelerinde “evden iş” anahtar kelimesi 187 sonuç, "evden ofis" ise sadece 9 sonuç üretmiştir.

Internet aracılığıyla yapabileceğimiz işlerin arasında çevirmenlik, video konferans, sistem yedeklerinin tutulması, elektronik danışmanlık, yazım hatalarının düzeltilmesi, e-eğitim gibi farklı yelpazelerde çok sayıda seçenek bulunmaktadır. Ev ofis sistemi, toplam teknoloji yatırımının 1.000 ve ya 2.000 dolar olduğunu düşünürsek 5– 6 ayda kendini rahat biçimde geri döndürebilecek bir potansiyele sahiptir. Dünya’da ticaretin 5– 7 trilyon dolarlık kısmı Internet ortamına taşınmış durumdadır. Türkiye’de is BKM verilerine göre 2005 yılı içinde yerli ve yabancı kredi kartlarının yurtiçi kullanımı verilerine göre E-ticaret hacmi 18 milyon işlem ve 1.388 milyar YTL civarındadır[1].

Diğer taraftan, küresel sanal ticaret pastasının en büyük dilimleri %80’lik bir oranla kurumlar arası elektronik ticaret için kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra müşteriler arası ticaret ve işletme ile müşteri arası ticaret de yapılmaktadır. E- ticaret organik olarak bir işletmenin parçası olmamasına rağmen, rutin işlerin neredeyse tümünü yönetebileceğiniz sanal bir işletme ortamı sağlamaktadır.

Yakın gelecekte Türkiye E-ticaret pazarının 4 milyar Dolar civarında olacağı tahminlenmektedir. Buna dayalı olarak mevcut sanal işyeri sayısının, iş türlerinin ve e-ticaret kullanıcı ve tüketicilerinin ve hatta sanal ticaretin gerçek dünyadaki ellerinden birisi olan taşımacılık ve kargo firmalarının ve/veya burada istihdam edilecek çalışan sayısında önemli oranlarda artış olacağını söylemek bir kehanet olmayacaktır. Elektronik imzanın yasallaşmış olmasının da bu tahminlerde önemli katkıların olacağı söylenebilir. Hukuksal anlamda elektronik imza ıslak imza ile haklar ve yükümlülükler açısından bir fark göstermemektedir.

Bir başka açıdan E- ticarete bakıldığında da, ülkemiz insanların teknolojinin gelişim hızına yakın bir hızla kültürel bir değişime adapte olabilmesi gerekmektedir. Eğer kültürel adaptasyon anlamında da dünya standartları yakalanabilirse, ülkemiz toplam ticaret hacminin -dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi- yaklaşık %15’i internet yoluyla gerçekleşecek demektir ki, bu takdirde önümüzdeki 10’lu yıllar içerisinde, yukarıdaki sözü geçen 4 Milyar dolarlık tahminin bugünkü GSMH ve artış eğilimi dikkate alındığında 30– 50 Milyar Dolar arası bir rakama ulaşmasını beklemek hayalperestlik olmayacaktır. Öyleyse geleceğin buna göre şekilleneceğini varsayarak, en azından yakın gelecek bireysel ve kurumsal iş planlarının ve kariyer planlarının buna göre yapılmasında büyük yarar olacaktır.

E-Ticaret sistemine bireysel ticaret ağırlıklı bir pencereden bakıldığında dahi diğer pencerelerden de görülen kültürel boyut, teknoloji, güvenlik, sanal ortamın kendine has özellikleri ve bunlara ilişkin yasal düzenlemeler, sosyal boyut ve istihdam olanakları gibi benzer kavramları görmekteyiz. Ağ ekonomilerine geçiş süreci gerek bireysel gerekse kurumsal boyutta dünya verilerine göre daha yavaş olmakla birlikte geçmiş yıllara göre gerek işlem gerekse parasal hacim artış hızları incelendiğinde geleceğin çok farklı olacağına dair kuvvetli sinyaller alınmaktadır. İşletme Fakültesi öğrencilerinin gelecek planlarının bir köşesinde mutlaka sanal ağ ekonomisinin bir ucundan yakalamalarını ve hatta felsefi anlamda katkı koymalarını da sağlayacak bir bilgilenme, eğitim ve adaptasyon çabasının bulunması ihtiyacı vardır.

Sabri Erdem

Güzin ÖZDAĞOĞLU

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 3421
Kayıt tarihi
: 17.09.06
 
 

Yeni ve yaratıcı fikirler peşinde koşmanın gerek bilim gerekse eğitimin temel gereği olduğunu düşüne..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster