Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '10

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
27047
 

Ev yapımı muhacir sucuk tarifi

Ev yapımı muhacir sucuk tarifi
 

Benim objektifimden...


Geçen hafta iş yerime, eşimin çok yakın arkadaşı olan Ahmet Bey geldi. Bir işi düşmüştü ve bunun yanı sıra bir kahvemi içmeye uğramıştı. Ailecek görüştüğümüz birisi.Diş hekimi olan Ahmet Bey, insan olarak çok saygı duyduğum birisidir. Sohbet arasında, eşinin ( emekli fen öğretmeni) hâl hatırını sordum.

Ahmet Bey cevapladı: İyi, çiftçilikle uğraşıyor…

Sesindeki hafif alaycı tona rağmen, az daha;

Bu kış kıyamette ne çiftçiliği, soracaktım ki…sanal çiftlikten söz ettiğini tahmin ettim.

Yorum yapmadım ve sohbetimiz başka konulara kaydı.

Geçtiğimiz yaz, bir gün yakın arkadaşım ve komşum olan Aygün, eve gelmişti:

Aygün: Bilgisayarını versene, biberlerim tarlada çürüyecek, toplamam lazım.

Ben : Anlamadım…

Aygün: Biberlerimi toplamam lazım…

Ben: Senin biberlerin benim bilgisayarımda ne işi olabilir ki? çok ciddi sorudum

Benimle eğleniyor diye düşünmüştüm. Evinin bahçesinde maydanoz ve yeşil soğan yetiştirdiğini biliyordum.Yine şakalarından birisi mi derken... Aygün baktı ki haberim yok ve durumu açıkladı.

Meğer bir oyunmuş, çiftçilik oyunu…Farm Ville

Bana da bir çiftlik kurmayı önerdi, çok eğlenceliymiş.Kabul etmedim.

Geçici bir heves olduğunu düşünmüştüm, fakat en son görüştüğümüzde, yine sanal tarlasından muz topladığını gördüm…Çiftliğini epey geliştirmiş ve benim pek anlayamadığım resimlerini gösterdi. Bu oyunu oynayanları yargılamıyorum, nasıl oynandığını bilmiyorum zaten, fakat " sanal çiftçileri" algılamakta zorlanıyorum.

Çiftlik hayatının gerçeğini yaşamış birisi olarak, sanal hali bana çok anlamsız geliyor. Zaman kaybı olarak değerlendiriyorum.

Çocukluğumun en güzel tatil günlerini, annemin doğdu köyde geçirdim. Ananem nur içinde yatsın, bütün yiyeceklerini kendisi üretiyordu. Tavukları, kazları, mandası, koyunları, eşeği vardı ve tabii ki müthiş bahçeleri, hem evinin etrafında, hem de köyün kıyısında. Tüm meyve ve sebzelerini kendisi yetiştiriyordu, yok yoktu. Yer fıstığından, kızılcık ağcına kadar her şey vardı…Yaz tatilini orada geçirmekten inanılmaz büyük keyif alıyordum. Eşek arabasına binmeyi ve bostana ( karpuz, kavun ekilen yere öyle denirdi ) gitmeyi bayılıyordum. Omzumda , ananemin ellerinden dokunmuş rengarenk yünlerden ve süs için püskülleri olan torba vardı, karpuzlarıi çine koymak için… Plastik poşetlerden haberimiz bile yoktu.

En çok sevdiğim yumurta toplamaktı fakat;elime saman döşenmiş sepeti alıp, follukları dolaşmak…Sıcacık yumurtaları elime almak harikaydı. Ananem beni uyarıyordu: Tavukları korkutma!

Tavuklar, yumurtladıktan sonra, follukta beklerlerdi ve yumurtladıklarına dair horoza haber verirlerdi. Horoz geldikten sonra tavuklar folluktan çıkıyorlardı. Gerçekten, böyle oluyordu, çok seyretmiştim onları. Benim sabrım yoktu tabii ki bu seremoniye, tavuk seslenince, kovuyordum follukta…Bir an önce yumurtaları toplamak istiyordum. Günde 20-25 adet yumurta…

Aaaaa…kaptırmışım kendimi, ben sucuk tarifi verecektim galiba. Tabii bütün yiyeceklerini kendileri hazırlayanlar, sucuklarını da hazırlıyordu.Rahmetli dedeciğim, sucuk yapmasını pek severdi…Biz de ondan öğrendik. Her sene mutlaka sucuk yaparım evde. Hazır sucukların tadına alışamadım bir türlü, sarımsak kokusu beni rahatsız ediyor. Ayrıca güvenemiyorum kullanılan malzemeye.

Eşim: Yine kurdun sucuk fabrikasını! diye takılıyor bana. Anlayamıyor ki bu bir nostalji aslında…Eski günlere, her şeyin sahici olduğu günlere duyduğum özlem…

Bu çok uzun girizgahtan sonra tarife geçiyorum. Aslında evde sucuk yapmak çok basit. Kıymayı doldurmak için gerekli olan sadece; et kıyma makinesi ve onun önüne takılan bir barsak hunisi. Et kıyma bıçakları çıkartılır ve makinanın ön kısmına barsakların giydirildiği özel huni takılır( Resimlerde görüldüğü gibi). Tabii ki , bu işi yapaçak en az iki hevesli kişi de gerekir.

Sucuk harcını hazırlamanın püf noktası – tuz miktarı.

1kg karışık kıymaya ( dana ve koyun etinden çekilmiş ) – 22 gr. tuz gerekir.

Mesela 5 kg kıyma kullanılacak ise – 110 gr tuz ilave edilecektir.

Baharatlar tamamen serbest, damak zevkine göre:

Yaklaşık olarak, 5 kg kıyma için :

Kimyon – 50 gr

Pul Biber – acı sevene göre değişken

Kırmızı biber – 50 gr

Kara biber – 30 gr

Biz kimyon yerine, kurutulmuş çubrika otu kullanırız. Çubrika, kekiği andıran bir baharat bitkisi, fakat kokusu bana göre çok daha güzel.

1kg kıymaya, takriben 1 m uzunlukta, orta kalınlıkta kurutulmuş barsak gerekiyor, aktarlarda mevcut.

Sucuk doldurma işlemine başlamadan önce basaklar, ılık suda en az bir saat kadar bekletilir. Ben birkaç kez yıkıyorum ılık suda ve sonra sirkeli suda bekletiyorum.Dolum işlemine geçmeden son kez ılık suda duruluyorum.

Sucuk yapılacak kıymaya baharatlar ilave edildikten sonra, köfte harcı gibi iyice yoğrulur. Ben yoğurma işlemini kolaylaştırmak için bir iki şişe maden suyu ilave ediyorum. Kıyma harcı yoğurulduktan sonra birkaç saat bekletilirse iyi olur.

Sonra doldurulma işlemine geçilir. Sucuklar tek tek kangal şeklinde yapılabilir ve uçları iple bağlanabilir. Bu işlem uzun sürdüğü için, ben düz şeklde bir sağ bir sola bükme suretiyle , huniye giydirdiğim bağırsaklar bitene kadar bu işi tamamlıyorum. Sucuklar serin yere asılması gerekiyor. Mümkünse dış ortamda. Bir gün sonra sucuklar, merdane veya şişe yardımıyla hafifçe ezilir ve yassı şekil alması sağlanır. Bir hafta sonra kızartarak veya ızgara yapılarak, tüketmeye hazır hale geliler.

Ben sucukların kurumasını beklerim ( yaklaşık üç hafta ) ve meze olarak çiğ yemeye tercih ederim.

Kendi sucuğunuzun üretmenin eğlencesi ve yeme zevki bambaşkadır. Denemeden bunu asla anlayamazsınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu resmi görünce canım nasıl lukanka çekti anlatamam :):) ellerinize sağlık kocaman sevgilerimle..

nurhayat. 
 29.01.2010 9:57
Cevap :
Teşekkür ediyorum. Üzüldüm şimdi…Siz de deneyebilirsiniz. Yapımı çok basit.Hakikaten tadı harika, biz muhacirlerin damak zevkine uygun. Ben yuvarlak ve sarımsak kokan sucuklara bir türlü alışamadım.Selâm ve sevgilerimle…  29.01.2010 11:45
 

Bir gün eve koltuğumun altında et kıyma makinesi ile gelirsem, üstüne “sucuk yapacağım” dersem kesin kovarlar beni... Merlot’un tadına alışamadım gitti... Eskiden tanıdıklar “ Ayı Kanı” getirirlerdi...

Ali Gülcü 
 21.01.2010 0:36
Cevap :
Bir gönüllü balıkçıya yakışan sözler…Sizin resim ve tarifinize özenmedim desen yalan olur: )) Dedem rahmetli, nur içinde yatsın, kendi bağından ve üzümlerinden şarap üretirdi, fıçıda…Harika ev şaraplarıydı.Müthiş bir bağcıydı dedem, bağ aşığı. Annem de öyle, bağlarda büyümüş…Ayı Kanı, Merlot ucuz şaraplar ve çok güzel değiller, size katılıyorum. Yorumunuz için teşekkür ediyorum.  21.01.2010 9:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 330
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1408
Kayıt tarihi
: 13.03.08
 
 

Doğduğum ve büyüdüğüm şehir Kırcali, Bulgaristan. Yıl 1964. Makina Mühendisiyim. Evli ve iki çocu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster