Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '20

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
 

Evde Daha Fazla Mı Çalışıyorum?

Uzaktan çalışma sistemiyle biz ülke olarak yeni yeni tanışmaya başladık. Bu tanışma Covid-19 süreciyle biraz zorunlu oldu. Ben uzaktan çalışma sistemine ilk 2016 yılında aşina olmuştum. O yıl Almanya Nürnberg'de düzenlenen bir hukuk konferansına gitmiştim, gitmişken orda yaşayan bir arkadaşımla görüşmüş, kahve içmiştim. Sohbet ederken bana evden çalıştığını ve şirkette çoğu çalışanın haftada sadece belirli günler işyerine gittiğini söylemişti. Bu durum beni çok şaşırtmıştı, Türkiye'de bu sistem asla işlemez diye düşünmüştüm. Gerçekten de Türkiye'de patronlar çalışanları bizzat ofis içerisinde görerek çalıştıklarından emin olmak istiyordu. Çalışanların da bu kültüre adapte olamayacağını düşünmüştüm. Ama hayat öyle bir şey ki bizi asla olmaz dediğimiz şeylerle sınıyor ve öyle veya böyle her şeye adapte oluyoruz.

Şimdi işyerleri uzaktan çalışmaya adapte oluyor. Aslında İş Kanunu'nda düzenlenen bu sistem pratikte yeni yeni işliyor, çalışanlar işyerinde işlerini nasıl yapıyorsa şu an evlerinden aynı işleri yerine getiriyorlar. Toplantılar dijital platformlarda yapılıyor, mailler yoğun biçimde kullanılıyor...

Hal böyle iken, son dönemde çevremde en sık duyduğum cümle "Ben ofisteyken bu kadar çalışmıyordum!"...

Herkeste bir isyan var. Çalışan zaman yönetimi konusunda dertliyken işveren cephesinde de ekip yönetimi ve işin devamı konusunda kaygı hakim. Çünkü online platformlar kullanarak yapılan iş dağılımlarının ne kadar etkili olduğu konusunda patronlar ve yöneticilerin çok fazla kaygısı var; bir de buna Covid-19 sürecinde düşen cirolar, ekip motivasyonu ve istihadamın devamı konusundaki endişeler de ekleniyor.

Çalışanlar haklı olarak online toplantılarda ve maillerde kendilerine çok iş verildiğinden ve üzerlerine çok gelindiğinden dertli. Birçok insan uzaktan çalışma sisteminde ciddi bir mobbinge uğradığını düşünüyor.

Mobbing, iş hukukunu ilgilendiren anlamıyla, işyerinde bir çalışanın özellikle hedef gösterilerek ona kötü davranılma, yok sayılması, haksızlığa maruz bırakılması, rahatsız edilmesi gibi davranışları kapsayan psikolojik şiddet uygulamaları olarak özetlenebilir. Mobbing mağduru olmak için ast-üst ilişkisi önemli değil. Yaygın bilinenin aksine ast da üste mobbing yapabiliyor veya eş pozisyonlar da birbirlerine...

Açıkçası bir duruma hukuken mobbingin diyebilmek için kişiye karşı yapılan davranışların sürekli ve sistematik olması gerekiyor. Yani, kısa süreli veya anlık öfkelenmeler veya tepki gösterimleri mobbing olarak nitelendirilemiyor. 

Şu aşamada oldukça önemli olan şu ki; iletişim dijitale kaydığı için, mesajlarımızı yüzyüze olduğu gibi tam anlamıyla veremiyoruz, jest ve mimiklerimizi kullanmıyoruz. İletişim biçiminin tamamen dijitalleşmesi kendimizi ifade etmemiz ve ifade ettiklerimizin nasıl algılandığı konusunda bize yeni bir deneyim yaşatıyor. Özellikle kişi karşısında bilgisayar olduğu zaman teslim zamanına yetişmeyen işlerde mazeret kabul etmeyebiliyor veyahut “zaten evde ne işi var” düşüncesinden yola çıkarak çalışana kapasitesinden fazla iş yükü yükleyebiliyor veya çalışan yöneticisinin taleplerini yanlış anlamlandırabiliyor.

Aslında uzaktan çalışmada asıl mesele "iletişimi doğru yönetmekte" yatıyor. Bu bakımdan tarafların çözüm adına atacakları ilk adım birbirleriyle iletişim kurmak olmalı. Gerek çalışanlar kendi aralarında gerekse de çalışan-yönetici arasında herhangi bir gerginlik söz konusu ise kişi muhatabına rahatsız olduğu durumu net ve samimi olarak belirtmeli ve muhataba yapıcı çözüm önerisiyle birlikte gitmeli. Açıkçası sorun içinde boğulmak ve haklı olmak adına bir tartışmaya girmek kimseye bir kazanç sağlamayacaktır. Bu bağlamda iletişim doğru kurulursa ve yapıcı çözüm önerileri devreye girerse uzaktan çalışma kültürüne çok kolay adapte olacağımızı düşünüyorum.

Av. Oğuz Kara (kara@oguzkara.av.tr)

Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 19
Kayıt tarihi
: 09.05.20
 
 

Oğuz Kara, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tam burslu olarak lisans eğitimini tamamlamı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster