Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
328
 

Evet, ben bir yazarım

Evet, ben bir yazarım
 

Evet, ben bir yazarım. Ama amatörüm, ama çaylağım, ama emekliyorum, ama çırağım; öylesine bir yazarım işte.
Ve bu konuda iddiam yok, ben iyiyim, iyi yazıyorum şeklinde bir kibrim olmamıştır.
 
Evet, iddiam yok. Amatörlüğümü şah damarımda hissederim. Uzun cümle kuramam, büyük paragraflar oluşturamam. Cümlelerim kesik kesiktir, devrik cümleler meskenim olmuştur. Kurallı cümleler kurmayı pek beceremem, anarşist ruhum hemen devrik cümleye sapar. Yazılarımda anlatım bozuklukları cirit atar. Profesyonel yazarların yazılarıyla karşılaştığımda kendimi aciz hissettiğim, ‘Sen nesin ki çaylak!’ dediğim olur.
 
Yazıyı böyle kurallara boğan bir anlayışımız olsa da, kendimi kurallar baş kaldıran bir edebiyatçı olarak görürüm. Siz gibi yazamıyorum arkadaş! Ruhumu kalıplaşmış kurallara esir edemiyorum. Yazma yeteneğimi sonradan kazansam da, çocukluktan beri üslubum böyledir; kuralları göz ardı eden bir anlayışa sahibim.
 
Ortaokul ve lise zamanlarımda edebiyat derslerini pek sevmedim. Dilbilgisi ve kompozisyon derslerinden âdetâ nefret ederdim. Edebiyat bilgim çok iyiydi, ama dilbilgisi ve kompozisyondaki başarısızlığım edebiyattan soğutuyordu. Dilbilgisi derslerinde görülen konulardan öyle bir gıcık kapardım ki anlatamam. Zarf, isim çekimi-fiil çekimi, anlatım bozuklukları, çatılar etkenmiş-edilgenmiş boğardı beni adeta.  Dersleri bunaltırdı, sınava hazırlanırken sabır diye bir şey bırakmazdı, sınav test usulüyse o zaman yandı gülüm keten helvaydı işte, edebiyat bilgisi sınavlarından çıkardığım yanlış kadar doğru çıkarıyordum dilbilgisi sınavlarından. Kompozisyonda hâkezâ aynıydı. Sınavlarında kompozisyon yazdırırlardı. Yavaş yazdığım için süreyi yetiştiremezdim. Bir de öğretmenler, atasözü-özdeyiş veya gıcık bir konu seçer, onlar hakkında bir kompozisyon isterlerdi. Ben de uyduruk bir başlık, öylesine bir giriş-gelişme-sonuç oluşturur, zorlanarak ve de saçmalayarak kısa bir yazı yazardım. Edebiyat notum, dilbilgisi ve kompozisyon yüzünden 3’ün üstüne çıkmadı.
 
Dilbilgisinin bazı kurallarına boyun eğmeyen bir dilim olsa da, yazarlığın bir ruh işi olduğuna inanıyorum. Ve bu ruh yapısının da, ben de bulunduğuna inanıyorum. Evet, ben bir yazarım.
 
*
 
Evet, ben bir yazarım. Yoğun olarak yazdığım tür deneme’dir. Bildiğiniz gibi deneme, her konuda yazılabilen, kanıtlanabilirlik iddiası olmayan, öylesine yazılardır. Denemenin doğasına ayak uydurup, her konuda yazarım. Siyaset, Sosyoloji, Kitap, Edebiyat, Tarih, Felsefe, Aşk gibi konularda ve güncel meseleler üzerine yazılar yazarım. Yayımlanmış bir kitabım olmasa da, üç kitabı dolduracak 400 civarında denemem vardır. Arada şiirimsi şeyler de karalarım. Bunlar genelde aşk üzerinedir.
 
Yazılarım bana kendimi ifade etme imkânı ve edindiğim bilgileri sunabilme imkânı vermiştir. Ama ben en çok beni güzel insanlarla karşılaştırdığı için seviyorum yazılarımı. Onlardan kimi canım oldu, kimi dostum oldu, kimi abim oldu, kimi ablam oldu, kimi arkadaşım oldu, oldu da oldu…
 
*
 
Cümlelerim devrik, anlatımım bozuk olsa da, kimse sen anlaşılmıyorsun veya zor okunuyorsun diyemez. Şiirsel üslubumu bazen düz yazılarıma da uygularım. Devrik cümle düşkünlüğüm, şiirsel üslubumdan ileri geliyor. Bu da yazılarıma samimiyet ve içtenlik katıyor. 
 
Orhan Veli, Garip akımını başlattığında yerden yere vurulmuştu edebiyatçılar tarafından. Neymiş efendim; kuralsız-sanatsız-vezinsiz-sade şiir olur muymuş, bu adam manyak mıymış? 75 yılda gördük ki; hem de bal gibi olurmuş, hem de öyle bir yayılırmış ki, neredeyse bütün şairlerin benimsediği bir üslup olurmuş… 
Edebiyatçıları küçümseme ihtimali yüksek olan yazılarım, belki ilerde değer kazanır. Söz uçar yazı kalır inancıyla yazmaya pürdikkat devam.
Ama şu bir gerçek; henüz basılmış bir kitabım olmasa da, yazılarım sayesinde tanıştığım güzel insanların hepsi yazılarıma değer verdi, bu anlamda da şanslıyım.
 
*
 
Yazar olmak üretken olmaktır. Ben de üretken sayılırım. O halde ben de bir yazarım. Aristo'ya da selam çakarım.
 
-Mustafa Yıldırım – 16.10.2015
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yildirim abi, ben yazar falan degilim ne yapmam lazim?

Newyorker 
 16.10.2015 23:46
 

Merhabalar. Yazar olduğunuzu anlatan yazınızı okudum. Yazmayı seviyorsanız, kendinizi de yazar olarak hissediyorsanız, siz bir yazarsınız... Yazarlığınıza karşı koyan mı oldu da böyle bir paylaşıma ihtiyaç duydunuz? Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 16.10.2015 20:39
Cevap :
Facebook'ta br grupta paylaştığım yazıya şöyle bir yorum aldım: "Mustafa bey kabalik etmem istemem ama sayfaniza baktigimda kendinizden yazar ve şair olarak bahsetmissiniz. Bu fazlaca iddiali degil mi? Ya da yazarlara ve sairlere haksizlik degil mi?" Özelden de, basit bulduğunu, yapmacık bulduğunu, orta okul öğrencilerinin kompozisyonlarına benzediğini, cümlelerimin hatalarla dolu olduğunu, üslubumun yapmacık olduğunu söyledi. Bazen aldığım eleştriler, ilham olur. :)  19.10.2015 2:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 252
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 681
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster