Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
569
 

Evet, İslam "terakkiye" manidir, efendiler!

Evet, İslam "terakkiye" manidir, efendiler!
 

internetten alınmıştır


Batı'nın Osmanlı'yı yıkarak İslam Dünyasını sömürge alanı haline getirme sürecinde, Müslüman "aydın"a yutturulan zokalardan biri de, İslamiyetin "terakkiye" mani olduğu herzesiydi...

Aslında bu yalanın iki yüzü vardı: Birincisi, tüm dünyaya ama özellikle de bizim şuurunu yitirmiş "aydınımıza" yutturdukları terakki(ilerleme) fikri... İkincisi ise, İslamın bilime ve fenne engel teşkit ettiği zokasıydı.

Batı, kendi geliştirdiği sömürge araçlarını terakki olarak yutturunca, bu zokayı yutan Şark aydını Batı oltasının peşinde kıvrıldıkça "terakki" yaptığını zannetti...

İslam dünyasının başı olan Osmanlıda, terakki yutturmacasının siyasi ayağında "İttihat ve Terakki" cemiyeti vardı... Onlar da "aydın" ın siyasi yüzü olarak Batı'nın terakki zokasını yutmuşlardı... Sonunda koca bir imparatorluğu oltasına takıldıkları Batı'ya teslim ettiler...

Bu girişten anlaşılacağı üzere,bizim aydının hiç sorgulamadan hayran olduğu, terakki(ilerleme) fikri, aslında, insanlığın başına bin türlü bela açan ve çoğu zaman zülum aracı olan gelişmelerdi.

Bu hem fikri, felsefi anlamda böyleydi; hem teknoloji ve fen alanında böyle oldu... O terakki ki, insanlığın temel değerlerini altüst eden felsefeler geliştirdi... Ahlaki çöküş, manevi tükeniş hep bu terakkinin eserleri olarak ortaya çıktı.

En önemli çıkışını da Darvinizm'le yaptı... Bu terakki'nin getirdiği "doğal seleksiyon" anlayışı, insanı doğadaki hayvanla bir tuttuğu için, nazizmin, faşizmin ve her türlü ırkçılığın temel dayanağı haline getirildi.

Doğal seleksiyona inanınca, elinde gelişmiş silahları olmayan toplumların "terakki" sahibi Batı'nın köleleri olmaları ya da doğal seleksiyon gereği yok olup gitmeleri mukadder oldu... Böylece evrensel zülmun anahtarı bulunmuş oldu..

Dünyayı kanla ve zülumle dolduran Batı terakkisi, Atom bombasını yapıp Japonların tepesine indirdi; en gelişmiş konvansiyonel silahlarla İki Dünya savaşıyla elli milyon insan öldürdü... Sonunda da, Müslüman coğrafyasına gözünü dikti.

Bu "gelişmiş" Batı, geri kalmış Afganistan'ı, Irak'ı, Suriye'yi yerle bir etti... Milyonlarca insanı, çoluk çocuk demeden katletti... Bu durum, Batı ürünü "terakki"nin doğal sonucuydu.

Şimdi başa dönerek soralım:Terakki bu olunca, böyle bir terakkiye İslamın mani olmasından daha doğal ne olabilir?

Evet, Merhamet sahibi Allah'ın insanlığa indirdiği en son ve en mükemmel hayat programı olan İslam, Batı'nın zulüm aracı "terakki"ye elbette mani olacaktı!... İnsanı ahlaken alçaltan felsefeler, mazlumları katleden teknolojiler İslamın eseri olabilir miydi?

Bir Müslüman alim sadece  insanı değil, tüm yaratılmışları yok eden atom bombasını veya varlığı sinsice yok eden kimyasal silahları icat edebilir miydi?

Peki, Müslümanlar tüm bilim ve fenden uzak mı kalmışlardır?

Hayır, insanlığın yararına olan bilim ve teknoloji İslamdan ve Müslümandan asla uzak olmamıştır.

Nitekim, evrenin düzenini ve dünyayı ilk tanıyan ve tanıtan Müslümanlar olmuştur... Matematikten sosyolojiye; felsefeden kimya'ya  bütün bilimlerin temellerini Müslümanlar atmıştır... Batı, Müslümanlardan aldığı temeller üzerine, sömürü ve zulüm aracı yaptığı kendi "terakkisini" inşa etmiştir.

Bizim Batının zokasını yutmuş son devir "aydınları" da, Batının bu zalimliğine hayran olmuştur... Tıpkı, tecavüzcüsüne aşık olan kadınlar gibi... Zihnen iğfal edilmiş bu neslin, İslamın hakikatini görme şansı zaten kalmamıştır. Onlar, kendilerini Müslüman hissetmedikleri halde, Müslüman dünyasında yaşamak zorunda olan gözlerini Batıya dikmiş zavallı "terakki" mahkumlarından başka bir şey değildir.

Bu öyle bir mahkumluktur ki, son yüzyılda tüm İslam dünyasında bu "terakki hayranları" İslam devletlerini idare ettikleri halde, nedense bu "terakki"nin zerresini kendi ülkelerine getirememişlerdir... İttihat ve Terakki ve onun uzantılarının Türkiye'ye "kazandırdıklarını" düşünerek diğer tüm İslam devletlerini de değerlendirebilirsiniz.

Yani, şunu demek istiyorum: İslam "terakkiye" manidir, diyerek İslamdan uzaklaşanlar, kendileri devleti idare ettikleri halde, o devletler her anlamda geri kalmıştır... Eğer, terakki denecekse, onu da yine İslama inanan, dini duyarlılığı yüksek insanlar yapmıştır... En azından Türkiye örneğinde bu böyledir.

Bugün, İslamcı bir iktidar köprüler, yollar, metrolar, havalimanları yaparken bunlara karşı çıkanlar kimler??... Batının "terakkisine" tapan ve İslamı bu terakkiye mani olarak görenler değil mi?

Demek ki, burada mesele terakki merakki değil, mesele İslama karşı olmak...

İşin özü şudur: İslam, Batının insanlığa zulüm aracı olarak kullandığı terakkiye manidir evet, ancak eğer İslamı ve Kuranı gerçekten anlayan biriyseniz, sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın kurtuluş reçetesini İslam'da bulursunuz...

Bunun için de önce hayranı olduğunuz Batı'nın gözünüze taktığı at gözlüklerini çıkarmanız gerekiyor... Aksi halde, Irak'ta, Suriye'de ve Türkiye'de Batı ürünü teröristlerin zulümlerini Müslümanların kendi aralarında döktükleri kan sanırsınız... Ve müthiş aldanırsınız!

Belki de sizin bu "tarihi aldanmışlığınız"dandır bugün çektiklerimiz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Batı doğudan yararlanarak kendi bilimsel ve medeni gelişmişliğini oluşturmuştur. Bizlerde aynı yolu izlemeleyiz. Ancak batının sosyal ve pozitif bilimlerinde ve sosyal ve medeni değerlerini birlikte yararlanarak onların da üzerinde sosyal ve pozitif bilimlerde dünyanın önde ülkesi haline gelebiliriz

yadaosman 
 12.11.2016 18:03
 

Ali bey, bir konuda kesinlikle size katılıyorum ve her terakkinin gerçekten de bir terakki olduğuna inanmıyorum. Aksine bize çoğu terakki olarak pazarlananların bizi ileri değil aksine geriye götürdüğünü düşünüyorum. Ancak bir diğer konuda da size katılmıyorum çünkü sadece batının değil doğunun, İslâm'ında bize taktığı at gözlüklerinin çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. İnsan olan herkes kendisini her türlü kültürel at gözlüklerinden kurtarıp dünyaya gözlüksüz, objektif bir şekilde bakmalıdır diyorum. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 08.11.2016 13:14
Cevap :
Merhaba Mustafa bey...Sizin düşüncenizi ve felsefenizi az çok biliyorum...Ben, dine (İslama) inanmayı Allaha inanmanın zorunlu gereği olarak görürüm...İslamın taktığı at gözlükleri tabiri doğru olamaz... Zira Allah kuluna at gözlüğü takmaz...Ama belki dünyayı ve öte dünyayı iyi anlaması için gözlük takar...Bu gözlük dindir...Eğer siz bu gözlüğü takmazsanız dünya ve ahiret körü de olabilirsiniz...Tabii bunlar da benim inancım...Herkesin inancı kendine sonuçta...Teşekkür ederim..Selamlarımla  08.11.2016 14:04
 

Bu konuda kafalar karışık...Kimin kimden yana olduğu belli değil.

Kerim Korkut 
 07.11.2016 20:20
Cevap :
Batı hayranlarının bir karar vermesi gerekecek Korkut... Ya Batıcılık ya Türkiye..   07.11.2016 23:50
 

Değerli Ali Bey, 1907'li yıllardayız. "..Avusturya’nın İstanbul Büyükelçisi Marki de Pallavicini, ilhakın hukuka uygunluğunu soruşturan Osmanlı gazetecilerine pek bir bilgiççe “Hakkımız var, çünkü gücümüz var” cevabını vermişti." Batı anlayışında, "Güçlü her şartta haklıdır" Dünya (Bizimle ilgili Avrupa) tarihini yazanlar kimlerdir? Özellikle İngilizler. Nasıl yazmasını beklersiniz? "Bizleri karanlık-yoksulluktan çıkaran İslam Medeniyeti'dir." itirafını mı? Korkulur ki, cumhuriyet tarihini biz yazmamış olmayalım. Bu kadar geniş konuya: "eğitim-öğretim" penceresinden bakılırsa: Yaklaşık, 160 yıldır bu ülkenin (yönetici-imalatçıların) çocukları yabancı okullarda öğrenim görerek ülke (üst) yönetimine gelmektedir. Amerika, Lozan'da Osmanlının mirasından pay istediği zaman ona: "Sen savaşa girmedin ne payı?" dediklerinde: "Ben yıllardır okullar (Robert!) üzerinden çalışıyorum" der. Ülkemizdeki siyaset,eğitim, ticaret-sanayii-savunma kuruluşlarının asıl sorunu buydu. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 07.11.2016 12:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4204
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 783
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster