Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
331
 

Evet, İsrail!...

Evet, İsrail!...
 

Her taşın altında "İsrail" aramak bıktırıcı gibi görünse de, İsrail gibi, varlığını şiddete ve kargaşaya borçlu bir ülkenin her taşın arkasında aranması şart..

Milliyet'in haberine göre, Arap dünyasının aydınları Türkiyedeki son kargaşa ortamının "İsrail işi" olduğunu düşünüyormuş. Aslında, bunu düşünmeyen var mı?

Açıkça söylense de söylenmese de, Türkiyenin istikrarsızlaşmasının her şekilde İsraile yarayacağını dünyayı ve bölgeyi okuyabilen herkes düşünüyor.

Türkiyenin bölgede güçlenmesi, İsrail'in güçsüzleşmesi anlamına geliyor çünkü... İsrail'le Türkiyenin bölgedeki durumu, evin "öz oğlu" ile Anadoluda "day geldi" diye hitap edilen "yaban"ın eve hakim olma mücadelesine benziyor.

Bu iki gücün birbiriyle çatışmaması mümkün değil.. Bunu en iyi bilen de hiç kuşkusuz siyonist İsrail devleti.. İsrail, PKK güçlü olduğu sürece, bölgede Türkiye açısından kendini hep güvende hissetti.. Çünkü, Türkiye kendi meselesiyle o denli meşgul oluyordu ki, başını kaldırıp bölgede neler olduğuna bakamıyordu.

İsrail'in sürekli "cuntacı zihniyetlerle" işbirliği halinde oluşu da bundandır. 28 Şubat aktörlerinin en büyük mütttefikleri kimdi? Tabii ki, İsrail..

AK Parti iktidarının "One minute" çıkışı dahil, İsraile karşı tutumu ortada.. Daha doğrusu, bu iktidar, öncekilerden farklı olarak, başını kaldırıp bölgesine bakmaya başladı. İlk gördüğü de, İsrail'in Gazze'de yaptığı zulümdü elbette..

Ne Filistin, ne de Kudüs bizim ilgi alanım dışında kalamaz. Bunlara ilgisiz kalan bir Türkiye'nin bölgede en küçük bir insiyatif alması beklenemez. Hal böyle olunca, bölgeyi parmağında oynatan İsrail için başını kumdan çıkarmış bir Türkiyeden daha tehlikelisi yoktur..

Dünyada PKK'yı desteklemekten en büyük menfaati sağlayacak ülke hangisidir derseniz, bu sorunun cevabı her zaman İsrail olacaktır. Hem, Türkiyenin bölgede etkin bir aktör olmaktan çıkarılması ve hem de böylece asla vazgeçmedikleri "arz-ı mevud" hayallerine erişmeleri için...

Son yıllarda çevresindeki ülkelerle barış ve işbirliği çerçevesini genişleten Türkiye, İsrail'in alanını daraltıyor. İsrail, bu durumdan kurtulmak için, en iyi bildiği şeyi "fitne ve terörü" desteklemeye devam edecek...

Terör endüstrisinden beslenen ve terörün bitmesini hiç istemeyenlerin Türkiyedeki temsilcileri, olsa olsa İsrailîn Türkiye distrübüterleri olabilir.. Asıl nemalanan kaynak İsraildir..

Türkiye devleti, daima bunu dikkate almalıdır ve zannediyorum alıyor!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu düşüncenize katılıyorum Ail bey, zulüm ilelebet değildir. Saygıyla.

Şeyma Altıntaş 
 24.12.2009 13:07
 

Bir zamanlar fravun, israiloğullarının hayat haklarını ellerinden almıştı. Hadsiz zulüm altındaydılar. Hayatları o kadar çevrili idi ki, gidecek yön, yol bulamıyorlardı. Yüce kudret onlara deniz üzerinde yol açtı ve zulüm yapanı da aynı denizde boğdu. İsrailoğulları bu mazilerini unuttular. Şimdi onlar başka insanların hayat haklarını ellerinden almak için, ellerinden geleni yapıyorlar;fravunlaşıyorlar. Duvarlar örüyorlar. Ben insanlaşmalarını diliyorum. Ama belki de ördükleri duvarlar kendilerini boğacaktır. ya felah'a çıkacaklar, ya da boğulacaklar. Selamlar.

Şeyma Altıntaş 
 24.12.2009 9:30
Cevap :
Bana öyle geliyor ki Şeyma hanım, İsrail kendi duvarını kendi eliyle ördü etrafına..Ardına saklanacakları taşların bile haber vereceği günler uzak olmasa gerek..Selamlarımla..  24.12.2009 11:42
 

İsrail insanlaşırsa, insanların nefes alacağı kesindir.

Şeyma Altıntaş 
 23.12.2009 20:25
Cevap :
ya da boğulursa..selamlar.  24.12.2009 0:10
 

Değerli Ali bey, tespitler çok yerinde ve doğru! Evet, birileri Filistin'e ve Kudüs'e kayıtsız kalmamalıyız deyince hemen Arap milliyetçisi olmakla suçlanıyor. Halbuki yakın tarihi birazcık bilselerdi böyle yaftalamak yerine (Efendimiz (S.A.V.)'in bedeviye istinaden söylediği söz geliyor aklıma "Cahildir, bilmiyordu, bilseydi yapmazdı") desteklerlerdi! En azından zamanın Britanya İmparatorluğu'nun Müstemlekeler Bakanı Joseph Chamberlain, Dr.Thedor Herzl gibi insanların İsrail’in ne şartlar altında kurulmasına olanak sağladıklarını ve İsrail’in gerçek hamisinin İngiltere olduğunu vs... bilirlerdi. Bilirlerdi de en azından Filistin, Gazze, Kudüs dediğimiz zaman birileri; bizleri Arap Milliyetçeliğiyle suçlama gafletine düşmezlerdi... Kalın Sağlıcakla...

Yorum Dükkanı 
 22.12.2009 9:15
Cevap :
Ben şu kadarını söyleyim Sayın yorum dükkanı...Gazzeye, Kudüse ilgisiz duranın Dıyarbakıra, Mardine ilgi duymasının bir anlamı yoktur...Selamlarımla.  22.12.2009 10:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4269
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 795
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster