Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '06

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
523
 

Evet evet, hepimiz delirdik!

Evet evet, hepimiz delirdik!
 

"Türkçe'nin gururu incinmişmiş, annesinden bile özür dilesinmişmiş!" "Devletin yaşlı kadınları bir araya toplayıp bağırtmasına 'opera' denir" Peki şu anki tabloya ne denir? Buyrun okuyun...

Günlük hayatta 200 kelimeyle ömrünü geçiren, bütün mağaza isimleri İngilizce olan, bırakın -de ve -da eklerini nokta ve virgülün nasıl kullanılacağını bilmeyen, yazarlarını faili meçhul cinayetlerle öldüren veya hapislerde süründüren, kısacası kendi anadiline DÜŞMAN bir ülkenin tartıştığı şeye bakın! Sanırsın ki, bu ülkede herkes Refik Halit'i, Reşat Nuri'yi, Yakup Kadri'yi, Tanpınar'ı, Yaşar Kemal'i ve diğer yazarları sular seller gibi okumuş, Türkçe'nin tadına varmış ve tartışılacak tek bu kalmış...

"Yazmayayım yazmayayım" dedim yine duramadım. Eurovision... Yıllardır ulusal bir mesele haline getirip yırtındığımız yarışmanın hükmü ne Alla'sen? Bu yarışmayı kim takıyor, kim sallıyor? Hiç kimse... Bu yarışmadan çıkan bir şarkı dünyayı mı inletiyor, bütün yıl boyunca dünya müzik listelerini mi sallıyor? İşte geçen yılın birincisi Lordi, hanginiz hatırlıyorsunuz şarkılarını, lütfen söyleyin! Sertap Erener ve iki yıl önce birinci olan Yunan sanatçının şarkılarını hatırlıyorum ancak onun dışında bu yarışmadan bir tane bile şarkı bilmiyorum! Bilgisayarlarında 50 bin şarkı olan müzik eleştirmeni arkadaşlarım da hatırlamıyor. Kuzum nedir bu deliliğiniz, ne olacak yani Eurovision'u kazansak? Kimsenin umrunda olmayan bir yarışma için yıllardır bu kadar hır-gür, kavga-dövüş... Dünyanın en enteresan, en kompleksli milletiyiz vesselam!

Gelelim Türkçe ve Türk Dil Kurumu'na... 12 Eylül 1980 darbesinden bu yana sesi soluğu çıkmayan Türk Dil Kurumu'nun "tırto" bir yarışma için bu bu kadar cevval bir çıkış yapması sizce de komik değil mi? En basiti bizim daha bir sözlüğümüz bile yok! Evet, Türkçe'nin bir sözlüğü yok. Her konuda ortaya çıkan şapşal kamplaşmalarımız elbette dil konusunda da hezeyan derecesinde... Birilerine göre bütün eski kelimeler ortadan silinip uydurma ve sersem kelimeler bulunmalı, birilerine göre yeni kelimelerin hepsi lanetli!

Oysa dili biz üretiyoruz, biz kullanıyoruz. Değişen hayatlarımızda, şehir hayatında, modernitede bir kelime günlük yaşamda dolaşımdaysa, kullanılıyorsa yaşar, kullanılmıyorsa da unutulmaya mahkumdur. Konunun hiç tartışılmayan kısmı ise dünyadan ne kadar bihaber olduğumuzu gösteriyor. Teknolojiyi üreten ve insanların hayatlarını değiştiren ülkeler, dünyadaki diğer ülkelerin sosyo-kültürel hayatlarına da bodoslama müdahale eder. Konunun bu kısmı apayrı bir yazı konusu, geçelim...

Şu örnekle konuyu kapatmak istiyorum: 1940'larda şiir yazan, Türkçe'nin en berrak şairlerinden Orhan Veli'nin şiirlerini şu an bir üniversite öğrencisine okutsanız, anlamak için yanına bir sözlük isteyecektir. Durumun ne kadar rezillik boyutunda olduğunu buradan kavrayın. Fransa'da ise Victor Hugo'nun 1830'larda -yani 170 yıl önce- yazdığı bir yazıyı bugün bir Fransız ortaokul öğrencisi sular seller gibi okur ve 'şıp' diye hemen anlar. Buyrun burdan yakın!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

o kadar haklısın ki..özellikle verdiğin örnekle..içim acıdı sabah sabah.. mutlu yıllar..sevgiler..

la bohéme 
 31.12.2006 12:18
Cevap :
çok uzun zamandır ilk kez blog sayfama girdim, teşekkür ederim yorumunuz için... geç kalmış olsam da size de nice mutlu yıllar...  22.05.2007 11:19
 

DİL KONUSUNDAKİ HASSAİYETİNİZ İÇİN TEBRİK EDERİM.YAZINIZI BEĞENDİM.KUTLARIM. kpt.Turhan MEŞE

TURHAN ME?E 
 28.12.2006 18:30
Cevap :
Çok teşekkür ederim yorumunuz için, bu kadar geç cevap yazdığım için de özür...  22.05.2007 11:32
 

Yazınızı okudum.Bazı tespitlerinize katılmıyorum.Cumhuriyet kurulduğunda,kullandığımız dilin %20 si Türkçe idi.Şimdi%80 lerde.Bu da dil devrimi sayesinde olmuştur.Osmanlıca bir dil değil bir çorbaydı.(Arapça,Farsça,Türkçe) Osmanlı dönemindeki halk ozanlarını bugünde anlayarak okuyoruz.(Halk Türkçe konuşuyordu) Ama bir Nedim'i,Fuzuli'yi kimse anlayamaz.(Onlar Osmanlıca yazıyorlardı) Bundan da doğal bir şey olamaz.TDK(eskisinden bahsediyorum) dilimizin özleşmesinde önemli katkısı olmuştur.Orhan Veli,yazdığı dönemde anlaşılıyordu, şimdi de anlaşılıyor.Refik Halit Karay "Keşke daha Türkçe yazsaydım " demiştir.TDK 'nun sözcük türetme çalışmalarına hep karşı çıkmış olan,Edebiyatçı M.Kaplan sonunda yapılan çalışmaların yerinde olduğunu, kendisinin de o sözcükleri kullandığını söylemiştir.Şimdi tayyare desek kimse anlamaz.Uçak,uçaksavar vb iyi örnekler.Saygı ve sevgilerimle

Erdoğan Şahin 
 27.12.2006 19:09
Cevap :
sanırım benim baktığım açıyla sizinki farklı... ben dil devrimi olmasın, kötü oldu demiyorum, şu an güzide memleketimizde yaşayan insanların yüzde 99'unun Türkçe'den bi haber olmasına isyan ediyorum. Ve sizin bahsettiğiniz konu, istediğiniz kadar sözcük türetip durun, siz kültür ve teknoloji üretmiyorsanız bir işe asla yaramaz. Ve sosyolojik değişimler öyle bir günde asla olmaz. Mesela 1940'larda bey ve hanım demek yasaklanmıştı, bay ve bayan deniliyordu, dedemin o yıllardaki mektuplarından da hatırlıyorum bunu... Ama ne oldu, kimse şu an bay veya bayan demiyor, bey veya hanım diyor... Anlatmaya çalıştığım şey, yeniyi reddetmek eskiye gömülmek değil, geçmişimizden neden bu kadar kopuk oluşumuz? sanırım bu yazışma devam eder, yorumunuz için teşekkür ederim...  22.05.2007 11:25
 

bu konuyu gayet net ve her türlü saçmalığıyla ele aldığın ve yazmiim dediğin halde yazdığın için sana teşekkürler. eline sağlık. selamlar.

Başak ALTIN 
 27.12.2006 14:01
Cevap :
Öncelikle bu kadar geç cevap yazdığım için kusura bakmayın, yorumunuz için ayrıca teşekkür ederim...  22.05.2007 11:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 633
Kayıt tarihi
: 21.07.06
 
 

İstanbul'u, futbolu, Ege'yi, geceyi, müziği, filmleri ve yaz mevsimini seviyor... Üniversiteyi büyük..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster