Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '10

 
Kategori
Seçim
Okunma Sayısı
392
 

Evet-Hayır ve Toplumun Geldiği Nokta

Evet-Hayır ve Toplumun Geldiği Nokta
 

gerilim


Toplumca “evet-hayır” kelimelerine olan direncimiz galiba Erkan Yolaç’ın eskiden TRT’de Pazar günleri yayınlanan eğlence programında ortaya çıktı. Nasıl da kendimizi hazırlarken o iki melun kelimeyi söylememek için. Hem programa yarışmacı olarak katılanlar hem de bizler ekran başlarındaki milyonlar. Şimdi ise “evet-hayır” kelimelerinden birini söylemeye yönelik teşvik edilmekteyiz. Bu defa kaybettiğimizde Yolaç’ın küçük sürprizlerini değil koca bir memleketi kaybedeceğiz neredeyse. Onun için iş artık milli bir davaya döndü.

Neden “evet” veya neden “hayır” meselesini değil de ya “evet” ya da “hayır” kampanyalarını takip ettikçe toplumumuzda ciddi gerilimler ortaya çıkmaya başladı. Özellikle muhalefet liderlerinin ve ekiplerinin evetçilere yönelik bel altı tarzı yaklaşımları diğer taraftakilerden de aynı nispette cevap bulmaya başladı. Anayasa paketinin içeriğini tartışmamak yani güreşirken minder değişmek muhalefetin taktiği. Fakat buna karşın iktidarın kendi minderinden kaçan muhalefetin peşinden giderek minderden çıkması ciddi bir hata. Ne yazık ki bu kısır tartışmalar öyle bir noktaya geldi ki artık sanki devlet senin mi benim mi oylaması yapılacak.

Gittikçe gerilen ortamda adeta herkes eski defterleri açmış ve anayasa paketi içinde yer almayan ne varsa ortaya çıkarmış. Havuzdan kravata her şeyi paketin içine sokmayı başardık. Ama yirmi altı maddede ne vardı diye sorduklarında “gericiler” var diyerek de o maddeleri paketin dışına attık. Toplumumuzdaki bu ciddi gerilim şayet doğru zamanlama ile liderler tarafından frenlenemezse ileriki günlerde daha sorunlu olaylara gebe kalır. Belli olan şu ki “evet” oyları çok olmasa da belli miktarda puan farkıyla önde çıkacak referandumdan. Peki, o zaman ki tartışmaların boyutu ne olacak? Bu anayasa değişikliği millet tarafından destek görmedi diye 411 mucitleri zaten gerginleşmiş ortamı iyice gereceklerdir. Buna karşın “hayır” oylarının galip gelmesi durumunda da ortada şöyle bir tablo olacağı şimdiden malum: “halk size artık güvenmiyor, bırakın gidin”. Buna karşın ise bir öç alma hareketliliği başlayacaktır. Yani hayırcılar gelip geldiği takdirde Ak Parti’nin 2002 yılından beri bu ülkede demokrasi adına attığı tüm adımlar bir bir silinecektir. Ne de olsa CHP zihniyeti bu ülkede kabile hayatını sever. Kabilecilik onlar için bir tür yaşam şekli olmuştur. “Devletin kontrolü bizde olsun mantığı” işte bu kabilecilik anlayışının tezahürüdür. Kaybeden kesimin neredeyse aforoz edileceği bu oylamayı olması gereken zemine çekmek yine iktidar partisine düşmektedir.

Artık Ak Parti anayasa referandum kampanyası boyunca rakiplerinin bel altı çabalarına 26 maddelik içerikten yana cevaplar ile karşılık vermek durumundadırlar. Böylece ortam hem daha yumuşayacaktır hem de evet oylarının oranı biraz daha artacaktır. Erdoğan’ın 2004 yılında bir sözü şu anki mevcut ortamın yatıştırıcısı olacaktır: “Biz, siyasette enerjimizi gerilime harcamayacağız”. Biz, siyasette enerjimizi gerilime harcamayacağız” (21.01.2004). şayet bunun aksi uygulamalar devam ederse o zaman referandumdan evet oyları çıksa da referandum sonrasında Ak Parti için daha ciddi tehlike sinyalleri yanmaya başlayacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 3193
Kayıt tarihi
: 08.02.07
 
 

Bilgi hegemonyasında her türlü medya araçlarında onbinlerce bilgi ile günlük yaşantımızda karşılaşma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster