Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
997
 

Evlat deniz gibidir

Annemin komşusu uğradı ayaküstü dün. Sohbet geldi dayandı yine evlatlara. Eee, üç anne bir arada olur da evlatlardan hiç dem vurulmaz mı? Hele ki bir ana-kız bir aradayken. Yani annemle ben.

Komşumuz bir gün önce hastahanedeymiş. Sıra beklerken, yine iki annenin dertleşmesine kulak misafiri olmuş. Annelerden biri demiş ki; “ Evlat tıpkı deniz gibidir. Ne suyu içilir ne de ondan vazgeçilir! “

İşte bundan yola çıkarak, hem bir evlat olarak hem de bir anne olarak zihinsel olarak bir sürü anı hücum etti belleğime. Yorgun düştüm takip etmekten. Hani bazen çantalarımızı toparlayıp taa uzaklara gitmek gelir ya içimizden. Tıpkı onun gibi bir duygu seli içine giriverdim ben de. Kaçıp gidesim geldi düşüncelerimden. Fakat bir yanım bilir ki gidilecek yer yoktur artık kendinden kaçmak için.

Yalnızca bugün için; kendi kendimden sıkılır haldeyim, yaşam yine tatsız tuzsuz. Oğluma duyduğum özlem, Argos’ un hastalığından duyduğum endişe, annemle daha çok zaman geçirememenin verdiği suçluluk duygusu; bunların hepsi bahane, biliyorum. Ben, benden sıkıldım yine. Nasıl kendimden çıkabilirim, tabii yazarak. Oturdum, yazıyorum ben de. Tıpkı deniz gibi, evlat gibi; ne kendimin suyuna akabiliyorum ne de kendimden vazgeçebiliyorum. Geçecek, biliyorum!

Yine zihnimde canlanan bir başka kare: Denizde iki bey konuşuyorlardı; kulak misafiri oldum. Beylerden biri diğerine şöyle diyordu; “ Çocukken ne yapıyorsam şimdi onları yapıyorum. Çocukken bisiklete biniyordum, şimdi de biniyorum; yüzüyordum, şimdi de yüzüyorum; tekneyle açılıyordum, şimdi de tekneyle açılıyorum.”

Ben de aynı şeyleri yapıyorum. En çok da çocukken giydiğim şortlarımı doyasıya giyiyorum. Fakat akpak, bembeyaz saçlarımdan mı olsa gerek( ülkenin siyasi gidişine odaklanmak istemiyorum çünkü ) şortla dikkati üzerime çekmek beni çok ama çok rahatsız ediyor. Yüksek Gücüm biliyor ya, elimde olsa tek bikiniyle ömür geçirilecek bir ülkede yaşamak benim düşlerimden biri. Ne güzel olur istediğin yerde, istediğin zaman denize gir, çık ve günlük yaşantına devam et!

 İşte sohbet sohbeti açtı ve “ deniz” sözcüğü başımıza ne işler açtı. Ondan gelecekler kabulümdür. Abartmaya gerek yok. Sadece, güzel gönlüm biraz muhabbet istedi, o kadar. Gönlüme ve bana yarenlik ettiğiniz için sonsuz teşekkürler!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Yazarımız, Belki anne ve babalar evlatlarının gündeminde büyük yer tutmazlar ama evlatlar her zaman ebeveynlerinin önemli gündemlerindendir. Onların sevinçleri ile sevinir, sıkıntıları ile daralırlar. Hangimiz zaman zaman gündelik sıkıntılarla daralmıyoruz ki? Hangimiz zaman zaman bırakıp gitmek istemiyoruz ki? Ama tek bir bikiniyle bir ömür geçirmek fikri de fena değil. Hele bir de dünyanın başka yerlerinde o bikiniyi bile fazla görüp yaşamını sürdüren insanlar olduğunu bilince belki doğal ve sıradan bile olabilir. :) Ağzınızın tadının her daim yerinde olması dileklerimle,

Şahbettin Uluat 
 17.08.2014 12:21
Cevap :
Katkılarınız için sonsuz teşekkürler! Ayrıca anlaşıldığını hissetmek de çok güzel! Sağlıkla hoşça olun!  17.08.2014 21:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 423
Toplam yorum
: 72
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 167
Kayıt tarihi
: 10.10.11
 
 

İkbal Özlen DİNÇERLER. 14.02.1960 doğumlu. izmir Kız Lisesi Edebiyat Bölümünü okudu. Buca Eğitim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster