Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
333
 

Evlat kokusunu içime çekerken

Evlat kokusunu içime çekerken
 

Resim internetten alıntır.


Oğlumun; biricik, minicik bebeğimin kokusunu ta içime içime çekerken, o şirin cennet bahçesi kokulu yavrumun geleceğini hayal ettim. Sonra bir geleceği var mı acaba diye merak ettim...

Terör yandaşları bugünlerde iyice azmış kudurmuşken, her gün haberlerde gördüğümüz şehit cenazelerini izlemeye dayanamaz oldu bu yürek. Acaba diyorum, cenaze törenlerinde şehit ailelerinin yasını ekranlara yansıtmak doğru mu... Hayatlarının en güzel döneminde şehit olan gencecik askerlerimizin bağrı yanık anaları, yetim kalmış bebeleri, umutları tükenmiş eşleri dövüne dövüne ağlarken, bu anları kameraya almak etik midir sizce?

Üstelik, bu tarz sahnelerin, o alçak PKK'lılar için motivasyon kaynağı olduğu düşünüldüğünde...

O pislikler adeta kanla besleniyorlar. Başkalarının acıları da onlara vitamin gibi geliyor. Vahşet yaratmak yaşam tarzları olmuş, gözü dönmüş hepsinin. Hayvani duyguları (hayatta kalmak için öldür) diğer bütün duygularına ket vurmuş besbelli. Yaptıkları yanlarına kâr kalmayacak elbet; ama giden canların hesabını kimse de veremeyecek. Olan da analara, bebelere, eşlere olacak!

Şahsen, haber bültenlerinde şehit cenazeleri görüntüleri çıktığında kanal değiştirmek zorunda kalıyorum artık. Gerçekten yüreğim dayanmıyor. Boğazın düğümlenmesi, içimin yanması, gözlerin yaşarması falan değil sadece. Anlatılamayacak kadar yoğun şeyler kopuyor her bir hücremde. Anlatabilecek kelime yok!

O hainlerse, bu tarz görüntüleri gördükçe kim bilir ne çok gururlanıyordur, ne kadar da içleri içlerine sığmıyordur! Gerçi gurur, haysiyet, şeref, onur nedir bilirler midir ki?

Yüreği, ciğeri yangın yangın olan analar babalar oğullarının yasını tutarken, çocuklar ümitsiz bir şekilde babalarının arkasından bakarken, eşler ise şehit eşi olmanın gururuyla ağlamamak için kendini zor tutarken acaba kendi görüntülerinin yayınlanmasından hoşnutlar mıdır?

Bu terör olayları ne zaman son bulacak gibi saçma bir soru sormayacağım. Gittikçe daha çok kuduruyorlar. İzmir'de bile yaptılar yapacaklarını. Gerçi bir zamanlar birileri tarafından  "gavur" olarak nitelenmiş olan İzmirliler, kan vermek için hastanelere akın ederek; genci-yaşlısı, sağlıklısı-hastası, hepsi ne kadar gavur "olmadıklarını" gösterdiler. Bu da bey amcama kapak olsun!

Oğlumun geleceği diyordum nerelere geldim. Evet, bir geleceği var mı acaba? Yaşanası bir dünyaya gelmiş olmasını çok isterdim. Sokakta, evde, okulda, çarşıda; her yerde tehlike var, herkesin hayatı pamuk ipliğine bağlı. Acaba onun da asker olacağı, yemin töreninde başı dimdik ant içeceği, gururla vatanını savunup eline teskeresini alıp geleceği günleri görecek miyim?

Canım oğlum, mis gibi kokunu ta ciğerlerime çektim yine... O cennet bahçesi gibi kokun başımı döndürdü yine. Anneliği anlatırlardı bana, anlamaya çalışırdım o hissi, ve anladığımı sanırdım; ama yakınından bile geçememişim. Anne olunca anladım, yüzlerce kelimeyi yan yana getirsek yine anne olmayan birine hissettiremeyiz o duyguyu!

Şehit annelerinin hissettiği acıları da anladığımızı sanıyoruz, fakat anlamamız imkânsız. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın!

Canım bebeğimin kokusu geldi burnuma sanki, gidip bir daha, bir daha içime çekeyim... Mmmmmmm...

 

Özlem ULUGÖL

Mesut Selek, Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İzninizle bu muhteşem yazınızı öneriyorum...Paylaşıyorum...Selamlar..

Mesut Selek 
 13.08.2012 13:52
 

Saygıdeğer öğretmenim, 40 yıldır terör içinde habire,binlerce kayıplar veren bu ülkenin,daha 10 yıl kadar bile olsa bu yıkıma tahammülü yoktur.Hiçbir güvencesi olmayan SGK pirimi bile çok görülen terör bölgesinde savaşan ER MEHMETÇİKLERİN,fukara tabakasından olduğunu bilmeyen kalmadı.Zengin bebesinin 3G ile rahatça konuşabilmesi için G3'le hayatını hiçe sayan MEHMETÇİKLER ve aileleri,daha yıllarca sürecek bu hukuksuzluğa, çifte standarda da tahammül güçleri kalmamıştır.. Sevgili yavrunuz Atakan da umarım askerliğin kaldırılacağı,sınırlara gül bahçelerinin dikileceği,tüm silahların denizlerin dibine atılacağı günleri görür ve yaşarsınız...Ben de torunlarımın huzur içinde yaşadıklarını görürüm inşallah...Saygılarımla...

Mesut Selek 
 13.08.2012 13:51
Cevap :
Tahammülümüz yok evet ama bir şey yapabiliyor muyuz? O lanetli şahıslara bu kadar kuduracak cesareti verenler utansın. Atalay'ın büyüdüğünü görmek... Onu askere yollamak... Şimdilik çoook uzak görünüyor tabi ama şimdiden onunla gurur duyuyorum. Saygılarımla  18.08.2012 21:23
 

Allah uzun ömrü versin. Annesi ve babası ile geçireceği mutlu huzurlu bir yaşam sürsün. Şehit haberlerinin fazla dramatize edilmesini ben de etik bulmuyorum. Karşı tarafın kına yakmasından da öte askere gidecek gençlerin, bizlerin, çocuklarımızın motivasyonunu bozuyor, yenilmişlik duygusu yaratıyor. Bu da hoş bir şey olmasa gerek. Gerekli ve de yararlı. En iğrenç olanı da şehit cenazelerinin siyasi istismar amacı gütmek. İşte onlardan iğreniyorum. Sevgiler, saygılar.

Ayrıntıda gezinmek 
 11.08.2012 2:44
Cevap :
Teşekkürler değerli yorumunuz için. Doğru söze ne denir ki...   11.08.2012 23:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1895
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster