Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
438
 

Evlenme oranı düşerken, boşanma oranı niye artıyor?

Evlenme oranı düşerken, boşanma oranı niye artıyor?
 

Ülkedeki gelişmişlik oranına paralel(!) olarak,’ seviyeli birliktelik’ oranı da artıyor!

İnsanlar ekonomik özgürlüklerini kazandıkça, yalnız yaşama, seviyeli birliktelik gibi toplum yapımıza fazla uymayan yöntemlerle yaşamlarını sürdürüyorlar.

Gelelim evlenme ve boşanma istatistiklerine:

TÜİK'e göre boşanmaların yüzde 40’ı evliliğin ilk 5 yılında gerçekleşmiş.

Türkiye’de evlilik oranının boşanmalardan daha düşük olduğu görülüyor. Bireysel ve Aile Terapi Derneği Başkanı Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Emine Özdemir, “Eşler sorumluluklarını ihmal ettiğinde problemler ortaya çıkar” diyerek konuya dikkat çekiyor.

TÜİK verilerine göre 2001’de 544 bin 322 çift evlenirken, 91 bin 994 çiftin boşanmış

2013’te evlenen çift sayısı 600 bin138, boşanan çift sayısı 125 bin 305 olmuş.

Son 12 yılda evlilik oranı yüzde 10 artarken, boşanma oranı yüzde 38 artmış.

İstatistiki verilere göre evlilikte ilk 5 yılı çok önemli. Boşanmaların yüzde 40’ı bu sürede oluyor.

Evliliğin ilk yıllarının evliliğe uyum süreci olduğunu düşünecek olursak; boşanmayı tercih eden çiftlerin bu süreci tamamlayamadıklarını ve evliliği sonlandırmaya karar verdiklerini söylemek mümkün.

Boşanmaların bir diğer nedeni olarak da, uyumdan ziyade ekonomik güçlükleri de gösterebiliriz.

Ekonomik nedenlerle ilgili boşanma istatistiklere yansımasa da, bence boşanmanın yüzde 50’den fazlası ekonomik nedenlerledir.

Ekonomik gerçeklerin adı her ne kadar ‘şiddetli geçimsizlik’ olsa da, çiftlerin boşanma nedenleri arasında bir diğer gerçek de görücü usulüdür.

Televizyonlara çıkıp birkaç dakika içinde evlenmeye karar veren insanların, sonunda boşanma oranları yüzde 90’larda olsa gerek!

Flörtün, erkekle arkadaşlık etmenin günah sayıldığı bir toplumda, boşanma oranlarının bu kadar yüksek çıkması şaşırtıcı değil mi?

İnsanlar üzerinde baskı kurarak, birbirlerini tanımayı engelleyen gelenek ve göreneklerden sonra, ortada kalan çocuklar oluyor.

Anne ve babası ayrılmış çocukların yaşadıkları sendromla ilgili ilgililerin bir bilgisi olduğunu veya boşanma kararını veren hâkimin bir bilgisi olduğunu sanmıyorum.

Gerçi bu kararı verenlerin savunmaları her zaman hazır! ‘Şiddetli geçimsizliğin’ yaşandığı bir ortamda yetişen çocuktan, topluma fayda gelmez!

Ancak kazın ayağı her zaman öyle değil!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3074
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster