Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
9264
 

Evli adama aşk 1 -Gerçek hayat

Evli adama aşk 1 -Gerçek hayat
 

Bahsettiklerinden epeyce alt üst olduğum için, bana yazdıklarına tekrar bakabilmem biraz zaman aldı. “Adam evli!” diye yazmıştı en son. “Ah!” dedim içimden. Keşke âşık oldum diye yazdığında “tam benim konum” diye ahkâm kesmeseydim. Ne diyeceğim ben şimdi bu kıza?

Gözlerimi, kucağımdaki 14” ekrandan karşımdaki dev ekrana çevirdim gayri ihtiyari. Her zamanki Digiturk akvaryumumda her zamanki balıklarım salınıyor. Ama birini yeni koymuşlar. Ne laciverti, ne kırmızısı tanıdık. Bütün balıklarla bir ayı aşkındır birbirimizi seyrediyoruz. Ben kendimi yalnız hissetmeyim diye eşlik ederler bana. Ne zaman istesem kumandamın ucundan ekrana yansıyorlar. Hiç üşenmezler. Yeni bu kırmızılı lacivertli... Kuytuda temkinli yüzüyor. Kesin yeni...

Arkadaşım yazmaya devam ediyor. İlgiyle okuyorum birbiri altına sırayla çıkan satırları. Birbuçuk, iki yıl kadar aynı iş yerinde çalışmışlar ama adam şimdi adam iş değiştirmiş. Beraber çalışırlarken de belli belirsiz bir şeyler varmış aralarında ama benimki konduramıyormuş adama. “Niye konduramıyormuşsun?” dedim. Malum müdürüymüş ve hoşlanabileceğine aklı kesmiyormuş benim safımın. Canım arkadaşım benim. Aşk bunları dinler mi sandın sen?

İçime doğmuş sanki. Hemen ekledim “Adam evli mi?” Harbi harbi evet dedi. Okkalı bir küfür salladım gayri ihtiyari. Yazmışım da. O an dağıldığım andır işte. Yahu ben de evliyim. Yani ben de her an güme mi gidebilirim? İmzayı attık diye garantide değiliz. Bunu elbet bilirim. Yine de asıl canımı sıkan şey, bu gerçek her karşıma çıktığında hortlayan korkulara yenik düşmek

Benim kız hemen savunmaya geçiyor.

- Ben ona birlikte çalıştığımız süre boyunca hiçbir şey demedim. Ayrıldıktan sonra bu hıyar bana telefon etmeye falan başladı.

Öfkem devam ediyor.

- Canı sıkılıyormuş demek. Sen de o aradıkça mutlu oldun tabi inceden. Değil mi?

- Evet.

- Tırsıyorsun da bu arada. Kaptırmayayım kendimi hesabı?

- Evet. Biz bununla buluştuk.

- İyi halt ettiniz.

- Ben kendimi çok zorladım buluşmamak için ama bakmışım buluşmuşuz.

Allahım insan aşık olunca ne de güzel bahaneler üretebiliyor. Sanırım kalbin ve beynin en üretken dönemi aşk vakitleridir.

- Seda adaımın yanında otururken kalp atışlarını duydum. Asıl bu beni mahvetti.

- Atar tabi adamın kalbi. Sen yasak elmasın nitekim güzelim. Bu arada adamın kalbine stetoskop koymadıysan nasıl duyun ulan atışlarını?

Bu sorunun cevabını vermesini aslında istemiyorum. Ya da şöyle diyeyim. Cevabı biliyorum da söylemesini istemiyorum. Sanki o zaman işler daha az karmaşıklaşacak. Benim baş işim aşk. Ama gittikçe battığımı hissedebiliyorum. Aklımda hep o iki kelime alt yazı modunda beni taciz etmekte. “Adam Evli”… “Adam Evli” … “Adam Evli”…

Arkadaşım bir şeyler daha yazmış. Yakalayamıyorum son eklediklerini. Görebildiğim ilk satırdan okumaya devam ediyorum.

- Ama hıyar şimdi evli olduğunu hatırladı.

Kızgınlığım devam ediyor.

- O kısmı unutacağını sana hiç söylemiş miydi?

- Yoo… Ama benle buluştuktan sonra kaçar oldu. Bak kaç gündür aramıyor.

- Bir kere mi buluştunuz?

- Evet.

- Evliliğini konuştunuz mu?

Ben hafiften olaya aldatılan kadın açısından bakıyorum doğal olarak. Merak ediyorum adamın evliliği mutsuz muymuş? Eğer mutsuzsa sevineceğim çünkü konunun benimle alakası kalmayacak o vakit. Bu dediğime kendim de inanmıyorum aslında. Aldatan koca yeni kadına mutlu evliliğim var demez ki. Ya ne boktan işler bu işler.

- Hayır evliliğinden konuşmadık. Büyünün bozulmasını istemedik ikimiz de. O bana aşk filan ilan etti.

Bu adam melek mi? Şeytan mı?

- Anlıyorum hayatım. O kaçıyor diye sen şimdi hepten aşık oldun değil mi ?

- Evet. Sanırım bunun da etkisi var.

İkimizin de sinirleri bozuldu yazdıklarımızdan. Gülüyor benimki.

- Ha haaa…. Özlemişim kız seni. Sen neler yapıyorsun.

Belli ki bu tatsız konuya ara vermek istiyor. Ona katılmamak elimde değil. Ben de daraldım.

- Güzelim işte biz de müstakbel oğlumla blog yazıyoruz. Şiir yazıyoruz. Dergilere siparişle yazı hazırlıyoruz.


Aniden konuya dönüyor dengesiz.

- Ya şimdi ben bu herife ne diyem? Kendi gönlüme ne diyem?

- Bilmem? Her iki sorunun da cevabı kendini bu işte ne kadar harap etmek istediğine bağlı.

- Geçen akşam bir toplantıda yan yana geldik. Kedinin ciğere baktığı gibi birbirimize baktık. İşin ilginç tarafı ilk kaçamağı benim Seda. Başka kimseye ona baktığım gibi bakamıyorum. Bok var gibi âşık oldum.

- Valla iş evli adamla aşka gelince ben tam tarafsız düşünemiyorum.

- Ben de böyle bir duruma ilk kez düştüm. Çok feci bir şey. Arada birileri kalbimin üstüne oturuyor sanki ve o vakit ölüyorum ben Seda. Senin doğuma ne kadar kaldı canım?


Konuyu yine bana çeviriyor ama ben aldatılan kadının açısında takılı kaldım.

- Boşver şimdi beni. Karısını tanıyor musun?

- Hayır.

Tanısı birşey değişecek sanki. Benimki de soru.

- En son ne zaman aradı?

- 6 gün önce.

- Peki, 6 gündür niye aramıyor hıyar?

- Aramıyor işte. Hıyar da ondan!

Kızgın olsam da, arkadaşıma kıyamıyorum. Elimden ne kadarı gelirse o kadar yardım edeceğim ona. Belki de adam gerçekten âşık olmuştur benim arkadaşıma. Belki kötü bir evliliği vardır. Belki karısı aldatılmayı hak ediyordur? Hayır! Hayır! Kesinlikle kendimi kandırıyorum ben! Her şartta kalbi paramparça olacak arkadaşımın. Çok temkinli olması lazım.

- Bak ulan sen de sakın arama tamam mı! O arayana kadar bekleyelim. Ne düşündüğünü öğrenelim bence. Ona göre hareket et. İhale hep onda kalsın yani. Bence senin vicdanın adına, durum bu şekilde gelişirse daha rahat edersin.

“Tamam” diyor. “Gitmem lazım.” Bilgisayarı kapatıyorum. Az sonra eşim gelecek. Yemeği hazırlamaya başlıyorum. Aklımdan sürekli o alt yazı geçmeye devam ediyor. Kapı çalıyor. Benimki pek bir neşeli. Ağzında ıslığı… Sarılıyor. Karnımı seviyor. “Oğlun seni çok özledi” diyorum. “Günün nasıl geçti?”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

28 ocakta yazmışım bu yazıyı..o günden sonra telefonlarını açmadm ve msnden yazdıklarına cevap vermedim.beni sürekli aradı hala da konuşmaya eskisi gibi olmaya çalışıyor.bense ne hayatımdan çıkarıyorum ne de eskisi gibi ilgili davranıyorum.kafayı yemek üzere..ama bunlar iyi günleri.biraz da onun canı yansın değil mi..zaten bana canım yanıyor demişti.daha çok yansın..sana da çok teşekkür ediyorum.açıkçası çok ağır eleştriler bekliyordum.genelde böyle tepkiler alıyorum çünkü.ama ne kadar düşünceli olduğunu önyargılı olmadığını hala senin gibi insanlar olduğunu görmek beni mutlu etti..tekrar tekrar teşekkürler..

pinar kurt 
 07.02.2009 22:24
Cevap :
İnsanlar ne kendilerini tercih edebilme yetisine sahip, ne de malesef aşklarını... Aşk geçici delilik halidir derim hep. Akıl işi değildir yani. Bence ne onun canı yansın ne de senin. Eğer kavgayı kesersen, yenilme riskini de sıfıra indirmiş olursun. Bence kendine bir şans daha tanı ve yeniden sevmeye çalış. Bakarsın aşk da sevginin yanında bal kaymak olur :) Aşk acısını da sakın ola unutma. O da senin çünkü. Hatanı da sev, acını da sev. Yani kendini sev. Bak olaylara daha güzel çözümlemeler yapabileceksin bu şekilde düşünürsen. Ha, kelin merhemi var mı? Yok. Ama olsun. Ben gene de söyledim :) Sevgilerimle...  09.02.2009 13:15
 

az önce evli sevgilimin yanındaydım.onunla 3,5 sene ilişki yaşadık.evlenmeye karar verdik.ve o başkasıyla evlendi.2 sene sonra da beni buldu ve tekrar görüşmeye başladık.yasak ilişki dediğimiz süreç 1 seneden fazladır devam ediyor.şimdi bir de çocuğu var.ilk zamanlarda herşey çok güzeldi.fakat son bir aydır çok kötü.inanılmaz derecede canımı yakıyor.hatta itiraf etmek çok zor ama artık yalnızca keyfi için benimle görüşüyor.bense onu kimseyi sevmediğim kadar seviyorum.onun bu hali öyle canımı yakıyor ki hayatımda ilk kez ölmek istiyorum.ne onunla olabiliyorum ne de onu hayatımdan çıkarabiliyorum.en çok sevgisinin bittiğini düşünmek çıldırtıyor beni.şu an ne durumdalar bilmiyorum ama hemen dönsün.gerçekten seviyorsa herşeyi bırakıp gelecektir.sevgilerimle..

pinar kurt 
 28.01.2009 18:19
Cevap :
Canım, Senin durumun buradakinden bence çok farklı. Unutamadığın insanlara anlamsız anlamlar yüklüyorsun uzunca zamanlar ve sonra hayatının en saçma salak döneminde, sen en zayıf halindeyken karşına çıkıyorlar... Bir şekilde eskinin hatrına diyelim kapılıyorsun eski hatana. Ne güzel dedim, onlar sadece eski hatalar olabilirler artık malesef. Malesef diyorum çünkü ben de karıştım-niye o zaman olmadı diye şimdi yanlışlar? Neyse, eğer senle mutlu olabilseydi sonuna kadar yaşa bu ilişkiyi derdim, evli ve çocuklu olmama rağmen... ama madem kötü davranıp canını acıtıyor... sen bitirme zahmetine girme canım. O nasıl olsa hepten dehşete düştüğünde kaçmanın bir yolunu bulacaktır. O zamana dek bu rüyanın tadını çıkar bence :) Hayat o kadar da kabus olmayıversin biraz da... Sevgileirmle...  06.02.2009 2:24
 

Seda hanım, bana "iki ilki" birarada yaşattınız.Birinci ilk, yazısını okumadan yalnızca bir başkasına yaptığı yorum çok hoşuma gittiği için, mesaj yazdığım ilk yazar olmanız.İkinci ilk ise, bu yorumu yazının devamı olan 2.bölümü okuyunca, ikisini birleştirerek o bölümün altına yazacaktım.(Önce 2.yi okumaya başladım.) Kendime ve EMEĞİNİZE duyduğum saygı gereği, okuduğum her yazıya teşekkür mahiyetinde bir geri bildirim yapma gibi kötü bir alışkanlığım var. Ama yazınızın 1.bölümündeki mesajlardan biri, bu yorumun buraya yapılması gerektiği konusunda beni uyardı. Yazınızın bir yerinde"Aşk bunları dinler mi sandın sen" diye belirtmişsinizki. İŞTE SÖZÜN HASI BU DERİM. Dinleseydi adı AŞK olmazdı zaten. Buna karşı çıkanlar önce otursun,AŞKIN TANIMINI öğrensinler.O arkadaşınız AŞKI YAŞIYOR. Bence onu ne ayıplayın nede suçlayın. O sadece YAŞAM KODLARINA UYGUN DAVRANIYOR. Bu olaya yalnızca toplumsal ahlak kuralları penceresinden bakarsanız YAZIK EDERSİNİZ.Oysa bir de İNSANİ BOYUTU VAR Kİ,

sezar pan 
 30.08.2008 18:22
 

bu olay benim de aklımın bir köşesinde kocaman soru işaretidir hep. Yani bir insan evlenince yeniden aşık olur mu? Evli insanın aşık olma özgürlüğü elinden alınmış mıdır? peki aşk zaten özgürlük değil midir? Yani bu hormonal duygular kural, sınır tanır mı? Ben ilerde birgün evlenirsem aynı durumla karşılaşır mıyım?Böyle bir durumla karşılaşınca eşini anlamaya çalışmak mı gerekir yoksa birşeylerin bittiğini kabul edip bitirmeli mi? Ya da evlenince genel anlamda eşler, kocalarının hem anneleri hem eşleri konumuna mı geçerler? Oof zor sorular bunlar, dilerim arkadaşınız doğru olanını bulur ve uygular, Sevgiyle...

Tülay TERZİOĞLU 
 11.01.2008 15:14
Cevap :
Yorumun için teşekkürler. Valla benim de aklımı kemiriryor benzeri sorular. Ama tek bildiğim yargılamamam gerektiği. Ne kadar başarabilirim bilemiyorum. Hakkaten nedir burada doğru? Sevgilerimle  11.01.2008 15:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3092
Kayıt tarihi
: 09.10.06
 
 

Marmara İng. İşletme mezunuyum. Pazarlama bölümünde uzmanlaştım. Reklamcı olmak istiyordum. Olmad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster