Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
788
 

Evlilik...

Televizyonda bir program.

Bir kadın... Bir erkek.

Karı-koca...

Arada bir kadın var. Erkek o kadına aşık.

Bu aşk öncesi adam... Yıllarca evliliği için mücadele etmiş... Karısı hiç oralı olmamış.

Çocuklarım... Ev işleri diyerek... Çocuklarının da olmasına güvenerek... Boş vermiş ortak yaşama.

Kadın da bunu doğruluyor.

Adam artık usanmış bir şekilde "Seni sevmiyorum artık... İstemiyorummmm !" diyor.

"Beni bırak... Yaşamak istiyorum !" diye, isyan ediyor.

Anladığım kadarı ile kadın, çocukları olduktan sonra kendini bırakmış... "Nasıl olsa evliyim... Alan almış... Satan satmış" düşüncesinde.

Görünümü de, bunu destekliyor zaten.

Bakımsız saçlar... Şirret bir yüz ifadesi... Kilolu bir bayan.

"Sana iki çocuk verdim" diyor... Sanki evlilik "sadece çocuk verme" işlemi.

Gözlerini devire devire... "Seni bırakmammm !" diye haykırıyor.

Ne demektir "Bırakmam."

Neyi bırakmıyorsun?..

Başka bir hayata "tümüyle sahip" çıkılabilir... Bir yaşam zorla "gasp" edilebilir mi?

Bir insan evlendi diye... Tüm yaşamını o insanla geçirmeye mecbur mudur?

Saygı ve sevgi bitmişse... "Bir imza atıldı" diye... Aynı çatı altında yaşamak "zorunda mıdır" insanlar?

Diyelim ki adam döndü...

"Evlilik" midir bundan sonraki yaşam?

Bunun tersi de olabilirdi.

Kadında da saygı ve sevgi bitebilirdi.

Önemli olan bitmemesi için çaba göstermek.

İnsana değil... İlişkiye sahip çıkabilmek.

Tutkalla yapışmak... Ya da sarmaşık gibi sarılmak... Nefes aldırmamak değildir evlilik.

Saygı-sevgi-güven içinde sürdürebilmek olmalı amaç.

Bu üçlüyü sürdürebilmek için kişi(ler) ellerinden geleni yaptığı halde... Olmuyor... Yürümüyorsa eğer...

Bitirebilmek.

Veya karşımızdaki insanın "gitmesine" izin vermek.

Her insanın yeni bir hayata başlama hakkı olduğunu bilmek... Bilebilmek.

Bu hakkına saygı göstermek.

Diye düşüncelere dalmışken...

Kadının şirret sesi... Bağırarak "Çocukların yüzünü göremezsin boşanırsan" diye tehdit ediyor kocasını.

Çocukların suçu ne?

Anne-baba ayrılabilirler.

Huzursuz bir yaşamın içinde büyümelerindense... Boşanmış bir ailenin çocukları olarak büyümelerinin... Çok daha sağlıklı olduğu bilinmeli.

Ama bu arada anne - babanın boşanabileceği... Bunun "çocukları boşamak anlamına gelmeyeceği" onlara anlatılabilmeli.

Karşı tarafa duyulan öfkeye... Çocuklar alet edilmemeli.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evlilikler kimi zaman S.O.S. sinyali veriyor. Eğer bu sinyali iki taraf ta algılayamıyorsa bitmeye mahkum oluyor. Burada kadın bunu algılayamamış ne yazık ki. Ve bitmiş. fakat kadın hala durumun farkında değil anlaşılan. Ne diyelim umarım bir gün farkına varır kendini de eşini de özgür bırakır.

turkuaz75 
 14.02.2008 10:57
Cevap :
Merhaba, Belki farkina varmak istememek... Sadece kendini dusunmek... Belki de sadece inat ugruna "vaz gecmemek", karsisindakine yeni bir hayata baslama sansi vermemek... Sebep ne olursa olsun, sonucta "yapisip kalmak" bir parazit gibi karsisindakinin hayatina. O kadar cok ki bunun ornekleri maalesef. Katkiniza tesekkurler:) Mutlukalin:))  14.02.2008 16:17
 

bu tarz kadınlar sosyofobik kadınlardır ne yaparım parayı nerden bulurum diye düsünüp birinin sırtına yaslanarak yasamlarını devam ettirmeyi tercih ederler

seni özledim 
 24.12.2007 15:46
Cevap :
Merhaba, Katılıyorum düşüncenize... Sadece para değil... Maalesef her konuda "kendi ayakları üzerinde duramayanlar". Katkınıza teşekkürler. Mutlukalın:))  24.12.2007 16:32
 

Sayın Madamex, Keşke insanlar evlenmeden önce gerçekçi davranıp karşısındaki eş adayının ve kendisinin evlilik nedenlerinin aynı olmasına dikkat etse; evlendikten sonra kadının eşine karşı görevinin sadece çocuk doğurmak ve hamur yoğurmak , erkeğin de eşine karşı görevinin sadece eve ekmek getirmek olmadığının farkına varabilseler... sonuçta bu olumsuzlukların sonuçlarına çocuklar katlanıyor... Kaldı ki eşler boşansa bile çocuklarda hep bir burukluk oluyor, ya anne babayı ya da baba anneyi kötülüyor veya çocuklar içten içe kendilerini boşanmanın asıl nedeni olarak görüp, sevilmedikleri hissini kalplerine yerleştiriyorlar...

Bulutevi 
 10.05.2007 17:13
Cevap :
Merhaba, Yazdıklarınız o kadar doğru ki... Teşekkür ederim. Şöyle bir felsefem var benim bu konuda "Her insan yalnızdır aslında... Hayatta beraber yürüyeceğimiz yol arkadaşlarımız vardır sadece. Eğer olduğu gibi görünebilselerdi insanlar... Yanlış seçimler olmazdı yaşantımızda." Mutlukalın:)  10.05.2007 17:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1165
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1891
Kayıt tarihi
: 12.04.07
 
 

Bana biri kendini anlat dese, susar kalırım. Her konuda çılgın bir istekle konuşan ben, işte o anda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster