Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '17

 
Kategori
İlişkiler
 

Evlilik; “Yasal Sevişmenin” Türkçesi mi…?

Evlilik; “Yasal Sevişmenin” Türkçesi mi…?
 

 
 
Beyaz bir gelinlik.. Uzun bir duvak... Şık bir mekan.. Ütülü bir takım elbise…
Leziz yemekler…Büyük bir pasta… İğnelenmiş altınlar…Rüya gibi balayı…
 
Her genç kızın, her genç kız ailesinin, her genç delikanlının, her aşığın rüyası.
Toplum yargılarını ortadan kaldıran, aynı çatı altında olabilmenin en ”olur” yolu, resmileştirilmiş ilişki, “Yasal Sevişme”nin Türkçesi, Nam-ı değer EVLİLİK.
 
İki insanın birbirini seviyorluğu, alkışlar eşliğinde tasdiklendiğinde ve belgelendiğinde bağlılıkları garanti altına mı alınıyor? Özellikle biz kadınların “evlenme teklifi” ni heyecan ile bekleyişleri de bu yüzden mi?
Benimle hayatını geçirmek istiyor ve bunu belgelemek istiyor, demek ki beni çok seviyor..
Erkeğimizin bizi seviyor olduğunu bu şekilde mi anlıyoruz?
 
Dünya üzerinde “kutsal” olarak nitelendirilen evlilik kurumu, son yıllarda sıklaşan “boşanma” kavramı ile sürekli bir ilişki içinde. 
Hemen her evlilikte, bir defa bile olsa akla gelen, akıl ucundan geçen, gündeme oturan veya direkten dönülen boşanma ihtimali, konuklar eşliğinde “sonsuza dek” yemini edilirken akıllardan bile geçmiyor. Zira evlilik ömürlük olmalı. 
 
Ya evlenmek istemiyorsak?
 
Eğer 30’ların sonuna geldiysen ve evlenmediysen “Evde kaldı” damgasını yiyip oturuyorsun. Toplumumuz evliliğe “yaşamın doğasında var” şeklinde baktığından, halen belli bölgelerde “yaşı geldi” diye bile evlendiriliyor insanlar..
 
Evlendiriliyor olmak işin daha da vahim bir kısmı zaten… Hayatın boyunca(!) kiminle uyuyacağına, kiminle öpüşeceğine, kiminle tartışacağına bir başkası karar veriyor.
 
Üstelik kimsenin umurunda değil o adamın ağzının kokuyor olup olmadığı, kadının tembel bir pasaklı olup olmadığı. Hayıflanmalar karşısındaki cevap hazır; “o senin karın / kocan, olur o kadar, hepimiz neler yaşıyoruz.
İyi de o mu seçti bu hayatı?
 
Kadın ve erkeğin birbirine aşık olmasının sadece onları ilgilendiren ve onların yalnız başlarına yaşadıkları birşey olduğunu unutmamak gerekiyor. İki insanın hangi ad altında olursa olsun, mutlu olmaları ise amaç, bunu illaki defterleştirmenin mantığı nedir ?
 
Çoğu çift evlenmelerinin gerekçesi olarak çocuk sahibi olmak istemelerini gösteriyor.
Peki ya boşanırken… çocuklar o zaman gündemde değiller mi?
Neden artık çocukları olmasına rağmen evliliklerini devam ettirmiyor insanlar?
 
Kendi benliğimize olan saygımızın arttığı bu çağda, artık kadınlar da, erkekler de evlenmenin sadece bir kağıda atılan imzadan ibaret olduğunun, bağlılığın bir kalem sayesinde değil, kalpten geldiğinin, sadece altın bir halka ile sadık kalınamayacağının farkında.
 
Her ne kadar “bizim topluma ters” olduğu düşünülse bile, o imzayı atmadan, o yüzüğü takmadan, alkışlar arasında onaylanmadan da mutlu yaşayan insanların sayısı gün geçtikçe artıyor.
 
Şimdi ben burada “sakın evlenmeyin, saçmalık bu” mu diyorum?
 
Hayır demiyorum. Ne istiyorsanız onu yapın.Ama sakın “birileri istiyor”, “artık zamanı geldi”, “beni sevdiğini ancak evlenirsek anlarım” gibi uydurma sebeplerle evlenmeyin.
 
Ortak hayatı “evlilik” adı altında devam ettirmek istediğinizi iliklerinize kadar istiyor ve bunun sorumluluklarını sindiriyorsanız evlenin.
 
PS: Evlenmek istemeyen insanları da rahat bırakın şekerler, biri size “boşanacaksın” dese, ne hissederdiniz?
 
Papatya Somer
 
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sosyolojide evlilik, başta soyun devamını sağlamak ve diğer te­mel cinsel (yasal sevişmek) ve iktisadî ihtiyaçları gidermek için erkek ile kadın arasında toplumun onayladığı bir birlik olarak tanımlanabilir. Bu tanım kenarda dururken gerisi bireye kalmış, selamlar

Nizamettin BİBER 
 31.03.2017 11:35
 

günaydın..."her evlilikte en az bir kişi mutsuzdur"...diye bir söz var mıydı?..:)))...

nedim üstün 
 31.03.2017 9:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 178
Kayıt tarihi
: 09.04.15
 
 

Papatya Somer ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster