Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
631
 

Evlilik üzerine

Okuduğum bir blog nedeniyle evlilik üzerine birkaç söz söyleme ihtiyacı duydum. Bu söyleyeceklerim özellikle hanımların ve bazı sadakatli hemcinslerimin hoşuna gitmeyebilir. Ama her zaman için gerçeklerin dile getirilmesinden yana olduğum için; bana göre doğru olduğuna inandığım bazı hususları yazmak istedim.

Bana göre evlilik: Ulvi bir kurumdur. Bu kurum: İki ayrı cinsin, anlaşıp, bir yuva kurmaya karar vermeleri üzerine; bu yuvadaki birliktelikten doğacak çocukları ve hukuki durumları belirler.

Bu kurumda aranan ve uyulması gereken pek çok husus vardır. Blog yazarımız bunlardan söz etmiş. Ben sadece evlilik: ( İki uygar insanın bir arada yaşamasıdır. ) sözü üzerinde durmak istiyorum.

Bana göre evlilik iki uygar insanın bir arada yaşaması değildir. Evet, evlilikte uygarlık güzel bir husustur ama evlilik bu demek değildir.

Uygar olmayan iki insan da pek ala mutlu bir yuva kurabilir ve hatta uygar insanlara nazaran çok daha fazla mutlu olabilir.

Evlilikte önemli olan: Sevgi, saygı ve güvendir. Şimdi sözü, baş tarafta değindiğim ve eleştirileceğimi söylediğim hususa getirmek ve tartışmaya açmak istiyorum.

Evlilikte önemli olan sevgi, saygı ve güvendir dedim ve özellikle birçoklarımızın üzerinde duracağı sadakatten söz etmedim.

Elbette ki evlilikte sadakat çok önemli bir faktördür. Ancak doğa kanunları gereğince erkeklerden sadakat beklenmemesi gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle Medeni Kanundaki tek evliliğe karşı olduğumu söyleyebilirim!

Bu sözlerimden benim uygar bir insan olmadığım sonucu çıkarılabilir. Olsun. Ben gerçeklerden yanayım.

Doğa kanunları gereğince; tüm canlıların erkekleri; genelde tek bir dişiye bağlı kalarak ömürlerini sürdürmez. Çünkü erkek yapısal olarak dişilerden güçlüdür ve onun; nesillerin devamı için aşılama görevi vardır.

Bir dişi; arılar karıncalar ve bir kısım balıklar hariç, çok kısa olmayan muayyen aralıklarla bir veya birkaç yavru üretebilir ama erkekler kısa sürede birçok dişiden pek çok yavru ürettirme özelliğine sahiptir. Özellikle en gelişmiş bir canlı olan insanlarda yavrulama süreci çok daha fazla zaman alır.

Ayrıca erkeğin savunma ve koruma içgüdüsü vardır. Bu içgüdüsü nedeniyle dişilerden ve yavrularından oluşan bir koloni kurma ve bu kolonilerini savunma ihtiyacı duyarlar. Bu nedenle erkek canlıların tek bir dişiye bağlı kalması beklenemez.

Ancak: konuşan, düşünen ve fikir üretebilen, en gelişmiş canlı olan insanların bu üstünlüklerini doğal yaşamda olduğu gibi sürdürmesi düşünülemez. Düşünme ve bu düşündüklerini ifade edebilme özelliğine sahip olan insanların; içinde yaşadıkları toplumun geleneklerine uygun hareket etmeleri gerekir.

Bizim toplumumuzda: Bir erkek ilk hanımını ihmal etmemek ve onun maddi ve manevi, sevgi, saygı, paylaşım ve güven dâhil, bütün ihtiyaçlarını karşılamak şartı ile gücü yetiyor ve ihtiyaç duyuyorsa; ikinci bir hanımla resmen evlenebilmelidir.

Aksi halde bu ihtiyaç; gayri resmi olarak gerçekleştirilecek ve gizli kapaklı yapıldığı için ahlaksızlığa yol açacaktır. 13 Nisan 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Üstat, Yazdıklarınız doğru. Keşke erkekler resmen 2. 3. kez evlenebilseler de ihanetler legal olabilse. Kadınlar da işine geliyorsa bu durumu kabullenir işine gelmiyorsa çeker gider. Ancak, SEVGİ'nin olduğu yerde sadakat vardır. SAYGI 'nın olduğu yerde de sadakat vardır. Kendine saygısı olan insan, karşısındakine ihanet etmez. Çünkü "keser döner ,sap döner bir gün gelir hesap döner." Gelelim güven'e. İnsan sürekli şüpheyle yaşayamaz. Güvenmek zorundadır. Güveni istismar edip sadakatsizlik yapılıyorsa o evlilik zaten bitmiş demektir. Erkekler 10 kadını dölleyebilirler. Poligam yapılıdırlar. Ama hayvanlarla eşdeğer bir davranış biçimi olmaz mı sizce? Amaç çiftleşmek mi yoksa ruh ve duygu bütünlüğü içinde beraber olmak mı ? Erkeklerin fiziksel olarak kadından güçlü olduğunu kabul edebilirim. Ama bizim "korunmak" için karşı cinse ihtiyacımız olduğu inancında değilim. "güçlüyüz", "koruruz", "aşılarız" diyerek sadakatsizliğe kılıf aranıyorsa bence sakıncası yok. Kandırmaya devam

Nurcan Çelik Yalun 
 14.04.2008 1:44
Cevap :
Sayın Sırça Köşkler! Yorumunuzdan sonra Hakkımda sayfanıza baktım ve sizin küçücük bir dokunuşla kırılabilecek sırçadan bir köşk değil sağlam bir yapıda olduğunuzu gördüm. O nedenle alaylı olarak başlık yaptığınız (in) ve (out) ları aynen onaylıyorum! Yorumunuzdaki alaylarınıza rağmen; bu konuyu tartışmaya açtığım için alınmadım. Evet. Yazımdan evlilikte sevgi, saygı ve güven (in), sadakat (out) düşüncesinde olduğum anlamı çıkabilir. Ancak benim burada ifade etmek istediğim: Doğaları gereği erkeklerin sadık olamayacağı gerçeğidir. Elbette ki: Evlilik kurumunda eşlerin sadakatleri; arzulanan önemli bir faktördür. Ancak: Yaşanan, şahit olunan ve doğal olan gerçekler karşısında; erkeklerin gizli saklı eşini aldatarak tatsız durumlara neden olunması yerine; imkânları müsait olan erkeklerin, sevgi, saygı ve güvende adil olmaları şartıyla, çok eşliliğinin onaylanması ve adının aldatma değil legal bir evlilik olması düşüncesindeyim. Sevginin de paylaşılabileceğine inanıyorum. Saygılarımla…  14.04.2008 23:21
 

"Sevgi, saygı ve güven" evlilikte gerekli demişsiniz. Aldatılan bir eş saygı duyar mı ve güvenir mi onu söylememişsiniz. Saygıdan kastınız kocaya karşı gelmemek, ses yükseltmemek vs.. ise mesele yok. Ancak benim anladığım saygı daha farklı ve bunun için de evlenirken verdiği söze uyan aldatmayan bir eş gerekli. Evlilikte uygarlık neden gerekli biliyor musunuz? İnsanın hayvandan farklı olduğunu ve tek eşle de yaşayabileceğini idrak edebilmek için. "İkinci eş alınabilmeli" şeklindeki sözünüzün şaka olduğunu düşünmek istiyorum.

Nilgün Akad 
 13.04.2008 23:39
Cevap :
Sayın Akad, Mevcut yasalar gereği olarak düşüncelerinize katılıyorum. Elbette ki sevgi, saygı ve güven tek taraflı değil; karşılıklı olmalıdır. Bunun kocaya karşı gelmemek şeklinde algılanmasına üzüldüm. Ben: Doğaları gereği erkeklerin sadık kalamayacakları gerçeğinden söz ediyorum. Bunun örneklerini her gün, her yerde görmekteyiz. Erkekler illegal bir şekilde eşlerini aldatmakta ve bu durum bir kısım tatsızlıklara yol açmaktadır. Bu nedenle samimi olarak itiraf edeyim ki: İmkânları müsait olan erkeklerin, sevgi, saygı ve güvende adil olmaları şartıyla, çok eşliliğinin onaylanması ve adının aldatma değil legal bir evlilik olması düşüncesini taşıyorum. İnsanların tek eşle yaşayabileceği düşüncesine katılırım ve Evlilikte uygarlığı onaylarım ama gerekli olduğu düşüncesine katılamam. Karşılıklı olarak sevgi, saygı ve güvenin esas olduğuna inanırım. İnsanların hayvandan farklı olduklarını hatırlatmanıza da üzüldüğümü belirtmek isterim. Ben sadece garçeklerden bahsettim. Saygılarımla...  15.04.2008 0:28
 

Erkeklerin sadakat konusuna gelene kadar yazıya şapka çıkarmaya hazırlanıyordum ama yazının gelişme bölümüne gelince şöyle bir durdum. Yok, seninle aynı fikirde değilim. Aldatan erkeği hoş göremem. Aldatan erkek aldatılmaya mahkumdur. Biliyorum cümle içinde hiç şık durmuyor ama öyle. :) Sevgiler kendine iyi bak.

Esma KAHRAMAN 
 13.04.2008 18:32
Cevap :
Ben zaten yazımın başında özellikle hanımların ve bazı sadakatli hemcinslerimin söyleyeceklerimden hoşlanmayacaklarını belirtmiş ve konuyu tartışmaya açtığımı söylemiştim. Bu nedenle itirazlar beklemekteydim. Ama Gerçekler düşüncelerle örtbas edilemez. Her ne kadar monogami kadınlar tarafından savunulsa da gerçek yaşamda bunu uygulama imkanı yoktur. O zaman ne olacaktır. Erkeler gizli saklı olarak bu hususa yönelecek ve bu da ahlaksızlıklara yol açacaktır. Bu husus resmileştirildiği takdirde adı aldatma olmayacak bilinen kabullenilen ikinci bir evlilik olacaktır. Resmileşmediği sürece aldatma olarak kalacak ve sizin de dediğiniz gibi aldatan taraf aldatılacak daha doğrusu kendisinde de aldatma hakkı bulacak ve bu da ahlaksızlığa yol açacaktır. Şunu da belirtmek isterim: Eğer bir erkek birinci eşini bir kenara bırakıp ikincisiyle gününü gün ediyorsa bunu onaylayamam. O takdirde birincinin ayrılma hakkı vardır. Saygılarımla  13.04.2008 21:03
 

Tek şartla. Kadınlarda iki defa evlenebilsin. Bir diğer nokta. Sizin iddia ettiğinizin aksine asıl kadınların tek eşliliğe uygun bir yapıları olmadığını, hatta nefsinin erkekten yedi kat fazla olduğunu okumuştum. Eğer öyle ise. Kadınlara iki de yetmez. Yedi koca ile evlenmesi lazım.

Ayrıntıda gezinmek 
 13.04.2008 17:54
Cevap :
Bu vesile ile sizin gibi açık sözlü ve samimi birini tanıma imkanı bulduğum için çok mutluyum. Yorumunuzu bir espri olarak kabul ediyorum. Ayırdığınız zaman için teşekkürlerimi sunarım. Saygılarımla  13.04.2008 22:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 334
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 706
Kayıt tarihi
: 11.04.07
 
 

6 Mayıs 1927 Simav doğumlu, İstanbul Yıldız Teknik Okulu’nun ( Bu günkü Yıldız Üniversitesi) son sın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster