Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
3758
 

Evlilikleri ve ilişkilerimizi kurtaracak bir anahtar: 3S

Evlilikleri ve ilişkilerimizi kurtaracak bir anahtar: 3S
 

Evliliklerde boşanma oranı % 61 e tırmanmış durumda. Diğer bir deyimle yapılan her 3 evliliğin 2 tanesi boşanma ile sonuçlanıyor. Evliliğin gerekli olup olmadığı tartışmaları bir yana varolan evlilikleri boşanmalara götüren sebepleri iyi analiz etmemiz gerekiyor. Bu boşanmalardan en çok etkilenenlerin çocuklar olduğunu düşünürsek, gelecek nesillerinde ruhen sağlıklı yetişmesi için de bir kere daha iyi düşünmemiz gerekiyor.

Toplumumuzun büyük bölümü görücü usulü evleniyor. Bu evlilikler cicim ayları biter bitmez dağ gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor. İki tarafta birbirlerine sadece sevimli görünen yanlarını gösterdiğinden, kriz döneminde evlilikleri onarılamayacak değerde yara alabiliyor. Yine aynı işyerinde, ofiste, fabrikada çalışan çiftimiz bir arkadaşlık evresinden sonra (biraz da ekonomik nedenlerden) evlenmeye karar veriyor. Sürekli beraber olmaları, monotonluktan kurtarılamayan ilişkileri kendilerini çıkmaz sokağa itiveriyor. Örnekleri çoğaltmamız mümkün.

1980'lerden sonra hızlı bir değişim geçirdi toplumumuz. Ne Ortadoğu’lu ne Avrupa’lı olabildik. Akmerkez’le övündük, buraya gelen sıradan insanları küçümsedik. İşsizlik ve terörün tetiklediği, büyük kentlerimize göç ve bunun sonucu oluşan çarpık kentleşme yapısı ilişkilerimize de malesef çarpıklaştırdı. Okullarımızda verilen eğitimin kalitesizliği ve ailelerin de geçim derdinde olması nedeni ile çağdaş, ilkeli bir toplum özlemi ne yazık ki ütopyadan ileriye gidemedi.

Bir mühendisin at ile cinsel ilişkiye girmek için İstanbul’dan Abant’a kadar gittiğini, yanlarındaki yabancı uyruklu bir kadını bir eşya gibi Doğu illerinde "satan" kişilerin, bisikletle Türkiye turu yapan turist çifte saldırarak, kocasının gözü önünde karısına tecavüz etmelerinin haberlerini hayretler içerisinde izledik. Yetiştirdiği mühendise bir hayvanla cinsel ilişki kurduracak kadar çarpık sistem içinde evliliklerin de düzeyli seviyelerde yaşanması beklenemezdi.

Evrende herşeyin bir sistematiği olduğu gibi ilişkilerimizde de bir formül kullanarak işe başlayabiliriz: 3S formülü ...Sevgi, Saygı, Sadakat... Bu formül ilişkilerimizi ve evliliklerimizi bitirme noktasına getirmeme formülüdür. Bu formüle 3S üçgeni de diyebiliriz. 3 köşeden bir tanesi olmazsa üçgen tamamlanamayacaktır. Tıpkı ilişkilerimizde olduğu gibi. Taraflar bu formüldeki “S”lerden birini ıskalarsa, sonu hoş olmayacak şeyler yaşamaları kaçınılmazdır.

3S formülünü (dolayısı ile ilişkilerimizi) körelten en büyük etkenlerden birisi de “ilgi eksikliğidir”. Çiftlerden birisi veya ikisi birden ilgisiz kalırsa formül tabanını çökertecektir. Yapılacak şey çok basit gibi görünse de oldukça zordur. "Seni seviyorum” demeyi beceremeyen, "özür dilemeyi” kendisine yediremeyen, televizyonda veya gazetede gördüğü renkli simalara sarfettiği güzel sözcükleri eşinden esirgeyen bir düşünce yapısına formül yabancı gelecektir. Trafikte kurallara uymayan, otobüste, tramvayda, vapurda yaşlılara saygı göstermeyen, çocuk parklarındaki oyuncakları tahrip eden bir düşünce yapısı ile mücadele ediyoruz. Formüle yabancılık çekmeleri de bundandır.

Değişimi kolayca sindiremiyoruz. Bu da hantallaşmamıza neden oluyor. Sonuçta bütün olumsuz etkenler ilişkilerimize yansıyor. Sürekli yanması gereken bir olimpiyat ateşi gibi ilişkilerimizi de aynı şekilde düşünmemiz gerekiyor. 3S formülü bu ateşe kıvılcım olacak ve hiç sönmemesini sağlayacak yakıtı da bulacaktır. Yeter ki bir yerden başlayacak kararlılıkta ve özgüvende olalım. Mutluluk “çok uzaklarda bir yerlerde” değil yanıbaşımızda olabilir.

Mutlu kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Neden o diyecek olursanız Ahmet Bey, SÜREKLİLİK de olmalı. Bu vurguladığınız sevgi saygı ve sadakat sürekli olmadıkça birliktelik tükenmeye mahkumdur. Sevgilerimle... NİLGÜN Ç.

NİLGÜN BURSA 
 15.07.2007 17:01
Cevap :
Kesinlikle doğru.Katılıyorum.Başka bir yazı da 4S olarak da bahsedebiliriz sanırım.Katkınız için teşekkürler.Selamlar,saygılar.  16.07.2007 9:35
 

3S formülü sadece evlilikleri değil, dostlukları, arkadaşlıkları, kardeşlikleri de kurtaracak bir formül. Toplumumuzda, birey kendine yabancılaştıkça her türlü toplumsal ve ikili ilişkilerde sorun yaşıyor. Sistem de zaten bu sorunu körüklüyor. Birbirine sıkı sıkıya bağlı toplumu çökertmek kolay değildir çünkü. Önce birbirinden koparacak, yalnızlaştıracak, sonra da güzel olan herşeyi çürütecek. Tüm bunlara direnmenin formülünü çok güzel vermişsiniz; 3S... Ellerinize sağlık, sevgiler...

Nuray 
 14.04.2007 2:07
Cevap :
Nuray hanım,"ayrılıklarda aşka dair"demiş Attila İlhan.Ama ayrılmalar mutluluk getirmiyor her zaman. 17.04.2007 17:57
 

Sevmeyi bilmeden ,sevildiğini hissedemeden evlenmek. Artık gerekiyor diyerek yapılan evlilikler bir an gelir farkındasızlık içinde yitip gitmiştir,çeşitli kaygılara çare olarak evlilik algılanmakta ve yıpranan bireylerin ortaklıgı olmaktan başka bir işe yaramamaktadadır.Yıpranan evliliklerde en büyük etken, çiftlerin dominant olma kendi safhını yaratma çabası gibi gelmektedir bana.Ben evlilik uzmanı degilim, yazdıklarım bilimsel çalışmlalardan alınan verilerede dayanmıyor, gözlemlerim diyebilirim bunlara.Evliliklerin maddi zorluklar içinde yittiği,sevgilerin çok çabuk tükeldiği,Leyla ile Mecnunun sadece bir masal oldugunun bilindiği zamanlardayız,artık ne ferhat var nede şirin evlilikler artık 3s devrinde sevgisizlik,suskunluk,son..... Güzel yazınız için teşekkür ederim,uyarı niteliği taşıyan bu hoş yazıyı dikkate alacagım.AYDINLIK İÇİNDE OLUN....

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 08.11.2006 9:31
Cevap :
Serap hanım,ben de bir uzman değilim.Biliyorsunuz,tüketim çağındayız.Hızla yiyip bitiriyoruz herşeyi.İlişkilerimizi de,aşkımızı da,evliliklerimi de tüketiyoruz.Ateşe yanacak malzemeyi vermezsen sönecek haliyle.Sizin ışığınız da,ateşiniz dehiç sönmesin.Katkınız için teşekkürler.Saygılarımla.  08.11.2006 11:14
 

öyle bir zamana geldikki evlilik kutsal bir hazine olmaktan çıkmış,nerde o anne ve babamızın aşkları tek bir kadına yada adama aşık olupta ömrünün sonuna kadar onunla yaşamak,hergün bir tokat gibi suratımıza çarpsada bu gerçek keşke diyorum öyle evliliklerin ömrü uzun olsa şimdiki ilişkiler diyorum evlilik gibi gelmiyor çünkü bana iki taraftada saygı kalmamış ruhsuz,saygısız,çıkarcı,zulm eden,yalan dolan dolu beraberlikler var artık,korkuyor insan mutluluk denen o yola adım atmaya,korkarkende bir yandan canı öyle yanıyorki insanın,keşke hep çocuk kalıp tatmasaydım diyorum bu 4 mevsimin hüzünlü günlerini,anlamadan bilmeden hep çocuk aklımla gülüp geçseydim diyorum

4mevsim 
 09.07.2006 20:40
Cevap :
Sn.Yüksel,kaygılarınızı anlıyorum.Hedef mutlu olmaksa enstrümanları iyi kullanmak gerekir.3S bir tanesi,doğru insanı bulduğunuzda hiç korkmayın...Arkasında duvar gibi durun ve 3S i karşılıklı uygulayın.Mutlu olacağınıza eminim.Katkınız için teşekkür ederim.Mutlu kalın.  10.07.2006 16:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 242
Toplam yorum
: 879
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1775
Kayıt tarihi
: 24.06.06
 
 

1970 doğumluyum.Karadenizin bir sahil şehrinden, hayatın güler yüzlü tarafına tutunmak için İstan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster