Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1108
 

Evlilikte ne istediğini bilmek, evlenmenin yarısıdır

Evlilikte ne istediğini bilmek, evlenmenin yarısıdır
 

Evlilik… Her genç kızın hayali olan mutluluk kavramı. Fakat gün geçtikçe, nesil değiştikçe anlamı farklılaşan bir kavram oldu. Genç kızlar özellikle. Bir heyecan, bir macera sanıp sevdikleriyle, yaşları ne olursa olsun evlenip mutlu olacakları sandıkları bir dünyaya adım atıyorlar. Sorumluluk, mantık umurlarında olmuyor çünkü seviyor ve sevdiğiyle her şeye razı oluyor. Sonuçları kötü bitince, - ki bazen bitemeyince - pişmanlık duyuyorlar. Bitemeyince derken, çocukları için ayrılamayan hanımlardan söz ediyorum. Gururları kalmamış bir şekilde hayatlarına, başta sevdikleri ama tavırlarıyla nefret ettikleri insanla yaşamayı kabul ediyorlar. “Her şey çocuklarım için” diyor herkes ama aslında çocukları hiç o psikolojiyle düşünmüyorlar…  

Bir insanı tanımadan, onu bilmeden sadece sevdiği için hayatını feda ediyorlar evliliğe. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, günümüzde evlenmek kızların gerekli gördükleri bir olay haline geldi. “Evlenmezsen evde kalırsın” der büyüklerimiz. Böyle diye diye bizlerde evde kalmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlayarak büyüdük küçüklükten beri. Evde kalırsan ne oluyor onu da anlamış değilim. Sırf bu yüzden sosyal baskıdan kurtulmak için evlenip hayatını yakanlar var. Zorla evlendirilenleri hiç hesaba katmıyorum bile. İnsanlar elbet çocuklarının mürvetini görmek, torun sahibi olmak isterler fakat çocukları kendilerini ne zaman hazır hisseder ve doğru insanı bulduğuna inanırsa. Günümüzdeki 118 bin çiftin boşanmalarının sebebinin %70i bu yüzden. Türkiye’de evlilik artık gerekli bir hal almaya başladı. Bu halin çoğu doğudaki töre olayları yüzünden olmuştur. İstemediği adamla evlenen kızlar, evlenmek istemeyip evden kaçan ve bu seferde daha da yanlış insanların eline düşenler. Çok acı bir gerçek bu ülkemizde. İşin diğer acı bir tarafı ayrılamaman ve boşanamaman. Töre cinayetleri dediğimiz konuların çoğu evliliklerden geliyor…  

Aile tarafından zorla evlendirilen, evlilik hayatının bambaşka oluşu ve evlendikten sonra evlilik gibi bir sorumluluğu kaldıramama vs 118 bin çiftin boşanmasının sebeplerinden bir kaçı. Neden birbirini deli gibi seven iki insan evlendikten sonra anlaşamaz ki? Evlendikten sonra değişir her şey derler fakat bence insanlar kaldıramadıkları yükleri evlilikten sonrasına atarlar ya da maskeleri evlendikten sonra düşer. Tıpkı sahte dostluklar gibi… Evlilik yıkımları, ayrılmalar çevredeki gençlerinde, çocuklarında evliliği kötü görmesi olası ihtimal.  

Mutlu evlilikler elbette var bunların sırlarından da bahsetmek istiyorum fakat bu sırları uygulamak için iki insanın birbirini eşit derecede sevmesi gerekiyor. Sevdiğin insanla evliliği yaşamak sana cennet gelir, diğer türlüsü cehennem ızdırabından beter. Aşk da demiyorum, delicesine sevmek. “Aşkın ömrü 2 sene 8 ay 25 dakikadır. Bu süreden sonra gözler açıldığı için ya karşınızdaki insanı seversiniz, ya sevmezsiniz. Severseniz muhteşem bir ilişki olur fakat sevmezseniz biter”, demişti geçen programda Mehmet Coşkundeniz. Aşkın ve sevginin tarafsız tarifini ve ilişki kavramını ortaya koymuştu. Mutlu bir evliliğin sırlarından biri “Yatağa asla kavgalı girme, küslüğünüz yatağınızda son bulsun” demişti rahmetli dedelerimizden biri. Mutlu evliliğin yıllar boyu sürmesini mükemmel bir şekilde tanımlamıştı. Benimde aklımda kalmıştı küçüklükten beri bu cümle ve etkisi bende çok uyandırmıştı evlilik kavramının güzel oluşunu… İşte mutlu evliliklerde aşkın bittiği ve sevginin yerini aldığı zaman başlıyor mutluluğun başlangıcı.  

İnsanlar öncelikle ne istediğini bilmeli. Yaşı kaç olursa olsun bekar olsun ama istediğini bildikten ve o istediğin karşına çıktıktan sonra 40 yaşında da olsa evlenmeli. “Beni ne doktorlar, mühendisler istedi de ben varmadım” diyenler de var elbet. Bunlar sadece ne istediğini bilmeyen insanların palavraları. Hayatına hiç erkek girmemiş kızlar tanırım. “Kısmet be dostum, istediğimiz biri olmadı ki” derler. İstediğini bilmek ve doğru insanı seçebilmek bir mutlu evliliğin temel unsurlarındandır. Evlenirken o sorumluluğu taşıyabilmeyi, kaldırabilmeyi ve ileride olacak çocuklarını en iyi şekilde yetiştirebilmeyi bilmektir evlilik. Hafife alınmasın, 1 kere değil bin kere düşünülmesi gereken bir kurum aslında. Günümüzdeki gibi kolay da olmamalı. Son olarak da evleneceğin adamı belirlerken iyi bir baba olabilir mi sorusuna uygun olmalı.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 99
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 6691
Kayıt tarihi
: 07.08.11
 
 

Bir garip bankacı olmanın yanı sıra, yazarlık yapan; her şeyi olduğu suret için seven bir insanım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster