Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ağustos '06

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
451
 

Evrenbilimsel ve evrimsel gelecekbilim

Uzak gelecek:

İnsanın ilk önce Samanyolu Gökadası’na yayılacağı, ondan sonra da başka gökadalara gideceği kesin. Samanyolu’nun sömürgeleştirilmesi 1-2 milyon yıl alacak. Dünya benzeri ve/ya üzerinde insanın yaşayabileceği gezegen sayısı 1-1.000 arasında kestirilebilir. Ancak, hiç bulunmaması olasılığı da % 10’dan çok. Şerh : 1: Büyük ve Küçük Macellan Bulutu’nda çok az bir olasılıkla Dünya benzeri gezegenler (ve güneşleri) varsa, onlara ulaşmak 1.000-10.000 yıllık erime yaklaşabilir. Şerh : 2 : Andromeda Gökadası’na gidiş çok az bir olasılıkla, ışık hızından çok hızlı yolculuk edebilmek icat edilirse, Samanyolu Gökadası’na tümüyle yayılmaktan önce gerçekleşebilir.

100 ışık yılından uzak uzay yolculuklarında insan embriyosu taşıması kullanılması mümkün. Bireyler, yaşanabilir gezegene ulaşıldığında yetişkin olacak biçimde üretilebilir.

Yapay uyku, uzak uzay yolucluklarında kullanılabilecek diğer bir yöntem.

Kapalı sistem uzay gemilerinde kuşaklar boyu yolculuk diğer bir yöntem.

Dünya gezegeninde kalacakların kendilerini yok edecekleri de kesin. (Bunun nükleer bombayla mı, boyut yırtılmasıyla mı olacağı belirsiz bir durum ama boyut yırtılmasıyla olursa tüm gökada veya daha büyük ölçekler de yok olabilir, yani atomsuzlaşabilir.) ‘Dünya yeniden yerleşilebilir duruma getirilecek mi?’ sorusu, gelecekbilimin değil, bilimkurgunun alanında kalıyor.

Yalnızca omurgalıların evriminin 500 milyon yıl gibi bir süre aldığı gözönüne alınırsa, uzayda yaşayacak insanların evriminin 100.000 yılda insan sonrası tür(ler)e evrileceğini düşünebiliriz. Bilimkurgu romanlarda bunun ipuçları var: Büyüyen kafa, uzayan kollar ve bacaklar. Bugün bile, hiç elsiz ve ayaksız bir insan, yalnızca sesiyle ve makinaları yöneterek, hiçbir sorun çıkmadan yaşamını tek başına sürdürebilir. ‘Kullanılmayan organların dümura uğraması’ kuralı işlerse, kollar ve bacaklar kısalabilir de… Şimdikinin üçte biri hacme sahip bir bedenin uzay yolculuğu için avantaj sağlayacağı kesin. O nedenle, pekala cüceler veya pigmeler uzay yolculuğu için özellikle seçilebilir.

Güneş’in en geç 10 milyar sonra yok olacağı kesin. Nova ertesi sağ kalacak mikroorganizmaların donmuş olarak uzayda binlerce yıl saklanması da mümkün… (Hatta benzeri bir senaryoyu, bizim Güneş Sistemi’nin oluşmasına uyarlayanlar da var.)

Dünya’nın kendi çevresinde dönme süresindeki oynamalar canlıların evrimini etkileyecek.

Şimdiye dek, altı tanesi belirlenen, evrim tarihinde toplu (tür çeşidinde ve nüfusunda % 95 orana varan) yok oluşların bir benzerini önümüzdeki binyıllarda insan türü yaratabilir.)

Yakın gelecek:

2000-2200 arasında Pasifik Okyanusu’nda, yüzen veya sabit 10.000 kişilik yerleşim birimleri kurulabilir, hatta bunlar yeni devletler kurabilir. İnsan türü sürekli olarak denizin altında hiç yaşamayacak.

2000-2500 arasında ışık hızını geçen hıza ulaşmak veya uzayzaman deliklerinden bir tondan büyük kütleler geçirmek mükün olacağa benzemiyor.

2050’de klonlama ve kafa nakli düzenli olarak muhakkak yapılıyor olacak ama hep pahalı bir işlem olarak kalacak.

2100’de ortalama yaşam beklentisi, kafa nakli seçeneği hariç, yüz yılı geçecek.

2150’de nüfusun en az dörtte biri, hala insan haklarına aykırı durumlarda yaşıyor olacak.

2200’de haftalık mesai 15 saat olacak.

2250’de ortalama eğitim süresi 30 yıl ve bedava olacak.

2250-2500 ertesinde, insan türünün hiç çalışmadan tüm gereksinimlerini karşıladığı bir ortam oluş(turul)acak.

2250-3000 arasında insan türünün global nüfusunun 12-15 milyar arasında dalgalanacağı düşünülebilir.

2300’de uzayda düzenli olarak 2.000 kişi yaşıylor olacak ama BM onları devlet olarak tanımış olmayacak.

3000 yılında da dinler var oluyor olacak. Yeni dinler muhakkak oluşturulacak.

3000 yılında da adı ‘ulus’ olmasa da benzeri kategoriler kullanılıyor olacak.

3000 yılından sonra, şimdiye dekki üç büyük global nüfus patlaması gibi, yeni bir nüfus artışı umulmaz, çünkü Dünya son yüzyıldır dolmuş durumda. Çöllerin ve Güney Kutbu’nun insan nüfusunun yaşayabileceği koşullara sahip duruma dönüştürülmesi bu hesaba dahil değil.

3000-5500 arasında Güneş Sistemi’nde sürekli Dünya dışı bir veya birden çok yerleşim olabilecek.

9999 yılından önce uzayı sömürgeleştirme, insan nüfusunu ivmeli arttıracak bir etken olmuş olamayacak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 500
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster