Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '07

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
2240
 

Evrim teorisi bir kez daha çökmüşmüş

Evrim teorisi bir kez daha çökmüşmüş
 

Haber maneviyatı ağır basan günlük gazetelerimizden Yeni Şafak’ta yer aldı. Yer olarak küçük ama verdiği haber son derece sansasyonel, başlığı: “Evrim Teorisi bir kez daha çöktü”. Eğer bu çökme Halil Efe’nin Çökertme’de çökerek zeybek dansı yapması gibi bir şey değilse yalnızca bilim dünyası açısından değil; aynı zamanda Evrim Teorisi karşıtı ya da tam karşıtı olmasa bile şüpheyle bakan hatta bu teorinin taraftarları açısından da bir o kadar önemli bir haber olması gerekir. Velhasıl haber bu teoriden haberdar olan herkesi yakından ilgilendiriyor ama görebildiğim kadarıyla yalnızca Yeni Şafak’ta o da manşetten değil küçük bir haber olarak yer aldı. Eh ne yapalım madem böyle bir haber bulmuşum okuyup bilgileneyim, Evrim Teorisi’yle ilgili görüşlerimi bir kez daha gözden geçirip hiç olmazsa “inancımı pekiştireyim” dedim.

Gazetenin “A.A.” kaynaklı ve Nature Dergisi’ne dayandırılan haberine göre Avrupalı bilim adamları “yaşamakta olan memelilerin atalarının dinozorların yok olmasından hemen sonra değil milyonlarca yıl sonra ortaya çıktığını” ortaya koymuşlar. Haberin devamında “Günümüzdeki memelilerin öncülleri, en az 75 milyon yıl önce ortaya çıktı, ancak dinozorların yok olmasından 10-15 milyon yıl sonra farklı türlere ayrıldı” deniyor.

Daha başlığındaki çöktü iddialı ifadesi ile cüssesi arasındaki dengesizlik nedeniyle şüphemi çeken haberin birinci ve ikinci bölümleri de bana oldukça tutarsız göründü. Eğer haberin ikinci bölümünde belirtildiği gibi araştırmacılar günümüzdeki memelilerin öncüleri günümüzden 75 milyon yıl önce ortaya çıktığını söylüyorlarsa bu birinci bölümdeki önermeye ters düşmekteydi. Çünkü şimdiye kadarki görüşlere göre dinozorların günümüzden ortalama 65 milyon yıl önce ortadan kalktığı kabul edilmekteydi; öyleyse birinci bölümde “…milyonlarca yıl sonra…” dendiği gibi değil; günümüzdeki memelilerin öncüleri dinozorların yok olmasından 10 milyon yıl önce ortaya çıkmışlar. Şimdi hangi dergi olduğunu tam olarak anımsamıyorum (belki Cumhuriyet ya da Tübitak “Bilim ve Teknik” dergilerinden biri olsa gerek) ama epeyce yıl önce fare ya da biraz daha büyük kimi memelilerin daha dinozorlar çağında varolduklarının fosillerle tespit edildiğini duymuştum; yani haberde çok büyük bir yenilik de görülmüyordu. Bu durumda içindeki çelişkiyi de göz önünde bulundurarak bu işte bir “bit yeniği” olduğu şüphesine kapıldım ve haberin kaynağı Nature Dergisi’nin İnternet’teki sayfalarına bir göz attım ve John Whitfield imzalı orijinal haberi buldum.

İngilizce başlık yaklaşık olarak “Dinozorların yok olması bize gelen yolu açmadı” şeklinde. Başlık altında “dinozorların 65 milyon yıl önce toptan ortadan kalkmasının günümüz memelileri üzerindeki etkisi küçük” dendikten sonra haber “Araştırmacılar, dinozorların varlığı günümüzdeki memelilerin evrimi üzerinde etkisi çok küçüktü diyorlar. Onlar günümüzde yaşayan yaklaşık tüm memelilerin ‘aile ağacının’ oluşturulmasının ardından memelilerin ana grubunun dinozorların kaybolmasından milyonlarca yıl önce ortaya çıktığını ve baskın duruma gelmelerinin de dinozorların kaybolmasından milyonlarca yıl sonrasına denk geldiğini gösterdiler…” biçimde devam ediyor. Daha sonra da kimse evrim teorisinin çöktüğünden falan söz etmiyor. Üstelik araştırmanın merkezindeki yaşayan memeli türlerinin hemen hepsini kapsayan “evrim ağacı”nı (canlılar arasındaki akrabalık ilişkilerini gösteren bir tür soy kütüğü) oluşturan araştırmacı ekibin önde gelen temsilcilerinden Dr. Olaf Bininda-Emonds’un mesleği “evrim biyologluğu” bu isimle İnternet’te arama yaptığınızda araştırmacının Almanya’daki Jena Üniversitesi bağlı sitesinde adresine, öz geçmişine, şimdiye kadarki ve güncel çalışmalarına ulaşabiliyorsunuz. Site içeriğine ve araştırmacının yüzündeki ifadeye bakılırsa Evrim Teorisini çökertmiş bir hali yok ve evrim biyologluğuna tam gaz devam ediyor. Nature Dergisi’ndeki habere göre, burada çarpıcı olan gelişme günümüzdeki yaşayan memeli türlerinin yaklaşık tamamını kapsayan bir “evrim ağacının” oluşturulması ve bu ağaç sayesinde memelilerin ortaya çıkış ve evrimsel gelişmelerindeki basamakların tarihlerinin daha erkene çekilmesi. Mesela şimdiye kadar insanların da içinde bulunduğu memeliler grubu primatların ilk atalarının günümüzden 20 milyon yıl önce ortaya çıktığı kabul edilirdi; şimdi bu tarihin 50 milyon yıl öncesine çekilmesi öneriliyor. Böylece ilk memelilerin ortaya çıkışının tarihi de daha da gerilere 85 milyon yıl öncesine gitmesi gerekiyor; yani memelilerin evrimi dinozorların ortadan kalkmasından 20 milyon öncesinden başlamış oluyor. Öyleyse dinozorların yok olmasının memeli türlerin ortaya çıkıp çeşitlenmesi üzerinde önemli bir etkisi yok deniyor.

Canlı türlerindeki gelişimi ve çeşitliliği, öncü akrabalarındaki genetik değişimlerle (mutasyon) bunu takiben doğal seçilim (seleksiyon) ve çevreye uyum (adaptasyon) aşamalarıyla yeni türlerin oluşması biçiminde açıklayan modern (Darwinci) Evrim Teorisi’nin gerçekten de bu araştırmayla çöktüğü söylenebilir mi? Eğer Evrim Teorisi çöktüyse bu işi gerçekleştiren evrim biyologları da kendilerine başka iş aramaya başlamışlar mıdır?

Benim asıl merak ettiğim ise böylesine önemli bilimsel bir haberin dikkatlerinden kaçmadığını tahmin ettiğim, içlerinde akademik unvan sahibi de olan ama öyle olmasa bile dürüstlüklerinden şüphe duymadığım Yeni Şafak Gazetesi’nin sayın köşe yazarlarının yukarıdaki haberin veriliş tarzını nasıl izah ettikleri. Yapılan basit bir çeviri hatası mı yoksa gazetelerini okuyan camianın Evrim Teorisi’nden biraz daha uzaklaşmalarını sağlamaya çalışan kurnazca bir manevra mı?

İlgili adresler:

http://www.yenisafak.com.tr/aktuel/?q=1&c=5&i=37913&Evrim/Teorisi/bir/kez/daha/??kt?

http://www.nature.com/news/2007/070326/full/070326-9.html

http://www.personal.uni-jena.de/~b6biol2/

Resim: Microsoft Encarta Professional 2003 (Almanca)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evrimi savunan (aslında bu bile yanlış bir tanımlama, çünkü evrim bir inanç değildir) ve karşı çıkan tarafların savaşı tüy siklet ile ağır siklet boksörlerin müsabakasına benziyor. Evrimi savunan kesimin yanında binlerce deney, araştırma, kanıt, teori dayanak olarak varken karşıtları sadece yalanlarla, çarpıtmalarla ve ispatlanmamış inançlarla karşı çıkmaya çalışıyor. Ama bu savaşın galibi şimdiden belli, nasıl yaradılışçılık yenildiyse akıllı tasarım saçmalığıda da eninde sonunda yenilecektir.

Berkin atayman 
 04.09.2007 18:07
Cevap :
Sevgili Berkin, Değerli katkınız ve yorumunuz için teşekkürler.  26.10.2007 18:43
 

Evrim Teorisi ile Dünyanın yuvarlak olduğu ve hem kendi etrafında hem de güneşin etrafında döndüğü gerçeği ile benzerlik kurarım genellikle. İnanç dünyası bu bilimsel tespite karşıda ayak diremişti. Bunda esas sebep, o zamana kadar kutsal kitaplara atfen geliştirdikleri hikayenin boşa çıkması ve insanlardaki inancın sarsılacağı korkusu idi. Gerçi aslen sarsılacak olan inancın kendisi değil, inancın kendi yorumladıkları şeklidir aslen. Ama bu da onların hakimiyetini ellerinde bulundurdukları inanç sisteminin yıkılmasına neden olacaktır. Bu nedenle ben çocukluğumdan beri bütün islamcı basında bu haberlerin sistematik olarak yayınlandığını görürüm. Bu tartışmalar internette de özellikle haber portallarının yorum sayfalarında fazlası ile yaşanır. Önemli olan insanlara bu gerçeğin inanç sistemi ile bir çelişkisinin olmadığını anlatabilmek. Esas inançlar bu şekilde özgürleşecektir bence. Ellerinize sağlık,

Bibliyofil 
 17.05.2007 18:19
Cevap :
Sevgili Bibliyofil, Değerli katkınız ve yorumunuz için teşekkürler.  17.05.2007 18:35
 

Islamci basinin evrim dusmanligi yeni bir konu degil. Epeyce bir zaman once Zaman gazetesinde evrim karsiti bir yazi cikmisti. Yazinin altinda: "Bu yazi Kaliforniya universitesi profesorlerinden falanca tarafindan Zaman icin ozel olarak kaleme alinmistir" diye bir ifade vardi. Merak ettim internetde arastirdim. Hakikaten oyle bir profesor var. Ama, sozkonusu sahis tutucu hristiyan egilimleriyle taninan bir "hukuk" profesoru. Dusunun, Zaman gazetesi yazi ismarlamak icin ta Amerikalara gidiyor. Ama, kibleyi sasirip Biyoloji fakultesine gideceklerine, hukuk fakultesine gidiyorlar. Saniyorum, bu olay soz konusu gazetenin entellektuel durustlugunu gosteren cok guzel bir ornek.

Arif Bilgili 
 10.04.2007 8:25
Cevap :
Sayın Bilgili konuya yaptığınız değerli katkınız için çok teşekkürler.  10.04.2007 9:56
 

İnsanlar inanmak istediklerine inanıyorlar. Benimle aynı adı taşıyan hiçbir bilimsel birikimi olmayan birisi bir sürü kitap yazdı. Ama makaleleri okudukça öğreniyoruz ki Evrim Teorisi daha da güçleniyor. Saygılarımla.

Eşit Ağırlık 
 07.04.2007 22:28
Cevap :
Yazıda sözü geçen gazetede kimi mesleki kimi de akademik ünvan sahibi köşe yazarları var. Bu nedenle sizin ön adızı takma isim olarak kullanan ve kanımca ciddiye alınmaya değmeyecek şahıstan farklı bir profil çiziyorlar. Kuşkusuz gazetede hangi haberlerin nasıl verileceğine yazı işleri müdürü karar veriyordur. Benim merak ettiğim, bir kez böyle bir haber yayınlandıktan ve bunun gereçeği yansıtmadığı gibi açıkça çarpıtılmış bir haber olduğu ortaya konduktan sonra söz konusu yazarların buna tepkisi nasıl oluyor? Yoksa bu tür durumar onlar için olağan şeyler mi? Eğer bu durum olağan karşılıyorlarsa onların yazılarında da böylesine olağan çarpıtmalara rastlanıyor mu? Rastlanıyorsa bu durum din, iman ve ahlak gibi şeylere ters düşmüyor mu?  08.04.2007 3:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 147
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1289
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Arkeolog olarak arkeoloji, Eski Çağ tarihi, günümüzde sit ve çevre sorunları başlıca ilgi alanlar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster