Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rumikorman (Korman Türkmen)

http://blog.milliyet.com.tr/rumi

15 Aralık '06

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
4338
 

Evrim teorisi ve insanın yaradılışı gerçeği

Evrim teorisi ve insanın yaradılışı gerçeği
 

Bir 19. yüzyıl hurafesi olan ve tüm canlılığın bilinçsiz, amaçsız veya bir tesadüfler sürecinin ürünü olduğu düşüncesi; o dönemin ilkel bilim düzeyinde düşünen evrimcilerin ileri sürdükleri basit ve maddeci düşüncelerden ibarettir.

Dünya üzerinde milyonlarca farklı canlı türü yaşamaktadır. Hepsi son derece farklı özelliklere ve mükemmel sistemlere sahip olan bu canlılar, nasıl ortaya çıkmışlardır? Bu soruyu sağduyu ile inceleyen her insan, tüm bu canlılığın üstün ve kusursuz bir yaratılışın ürünü olduğunu görecektir.

Evrim teorisi ise, bu açık gerçeği reddeder ve bu teoriye göre, yeryüzündeki tüm canlı türlerinin tesadüflere dayalı bir süreç sonucunda birbirlerinden türediklerini öne sürülmektedir.

Eski Yunan'da doğan Evrim fikrini kapsamlı olarak ilk savunan kişi, Fransız biyolog Jean Baptiste Lamarck olmuştur. Lamarck'ın 19. yüzyıl başında ortaya attığı teori, "canlılar hayatları sırasında kazandıkları özellikleri sonraki nesillere aktarırlar" varsayımına dayanmaktaydı. Ama gelişen genetik bilim, Lamarck'ın teorisini kesin olarak çürütmüştür.

Darwin’de zaten bu gibi iddialarını sıralarken, kendisi de ciddi kuşkular yaşamaktaydı ve teorisinden emin değildi. Açıklayamadığı pek çok konuyu kitabına eklediği "Teorinin Zorlukları" başlıklı bölümde itiraf etmişti. Darwin bilimin gelişmesiyle birlikte bu zorlukların birer birer çözüleceğini ummuş ve sadece bazı kehanetlerde bulunmuştu. Ancak 20. yüzyıl bilimi, Darwin'i desteklemek bir yana, onun iddialarını birer birer geçersiz kılmış ve çürütmüştür.

Gerek Lamarck ve gerekse Darwin'in teorilerinin ortak noktası, ilkel bir bilim anlayışına dayanmalarıydı. O dönemde biyokimya, mikrobiyoloji gibi bilim dalları olmadığı için, evrimciler canlıların tesadüflerle oluşabilecek kadar basit bir yapıda olduklarını sanmışlardı. Genetik kanunları bilinmediği için, canlı türlerinin kolaylıkla birbirlerine dönüşebilecekleri zannetmişlerdi..

Gelişen bilim, bu efsanelerin hepsini yıktı ve gerçekte canlıların üstün bir yaratılışın ürünü olduklarını ortaya çıkardı.

Evrim teorisi" ya da "Darwinizm" kavramlarını duyan insanların bir bölümü, bu kavramların sadece biyolojinin ilgi alanına girdiğini ve kendi yaşamları açısından bir önem taşımadığını sanabilirler. Halbuki, evrim teorisi, biyolojik bir kavram olmanın ötesinde, dünya üzerinde yaygın bir kitleyi etkisi altına almış ve çarpıtılmış bir felsefenin altyapısını oluşturur. Bu felsefe, neden ve nasıl var olduğumuz konusuyla ilgili birtakım gerçek dışı görüşler öne süren "materyalizm"dir. Materyalizm, ya da bir başka deyişle "maddecilik", maddeden başka hiçbir şeyin olmadığını varsayar. Buradan yola çıkarak da madde üstü bir Yaratıcı'nın, yani Allah'ın varlığını reddeder.

Halbuki insanın yaradılışı yücedir ve kendiliğinden, tesadüfen veya sebeplerin birleşmesiyle varolan bir canlı değil, bilâkis Allah'ın yaratmış olduğu bir varlıktır.

Yaratılmışların en şereflisi olan insanın yaratılışını Kur'an-ı Kerim şöyle ifade etmektedir: "Andolsun ki, biz insanı (Adem'i) kuru bir çamurdan, sûretlenmiş bir balçıktan yarattık" (el-Hicr, 15/26); "Hani Rabbin, meleklere. "Ben, (yeryüzünde) (kupkuru bir çamur)dan, mesnun (özel bir şekilde yaratılmış) bir balçıktan bir beşer yaratacağım'' demişti. O halde onun yarattığını tamamlayıp tam bir insan suretine getirip, ona ruhumdan üflediğim zaman siz derhal onun için secdeye kapanın" (el-Hicr, 15/28); "Andolsun ki sizi (babalarınızın sulbünde) yarattık, sonra da (analarınızın rahminden size sûret verdik. (Yahut evvelâ ruhları yarattık. Sonra atanız Hz. Âdem 'i tasvir ettik) sonra da secde edin!" de (ye emir ver) dik. İblis müstesnâ (melekler) hemen secde ettiler. (Fakat İblis dayattı) secde edicilerden olmadı" (el-A'râf, 7/11). ''Andolsun ki biz insanı (Âdem 'i) süzülmüş bir çamur (ve hülâsasın) dan yarattık. Sonra onu (yani Adem'in evlatlarını) bir nutfe kılıp, sağlam bir karargahta (rahimde) yerleştirdik. Sonra o nutfeyi uyuşmuş kan olarak yarattık. Arkasından o kanı bir parça et olarak yarattık ve o eti kemik (üzerin)e et giydirdik. Sonra onu (rahimde) başka bu hilkat olarak inşa edip ruh üfledik. (Bütün hüküm ve kudretinde) yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne güzel ve ne yücedir'' (el-Müminîn, 23/12-16).

Görüldüğü üzere, insanın yaradılışı hakkında kesin ve net bilgiler veren Kur'an insanın tek yönlü maddî bir varlık değil de, manevi yönü de bulunan bir canlı olduğunu bizlere bildirmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 84
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 8810
Kayıt tarihi
: 01.12.06
 
 

1968 Ankara doğumluyum. Selçuk Üniversitesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster