Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '14

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
416
 

Ey kentimizi yönetenler! müteahhit çıkarını düşünür, ya siz?...

Nedense her seçim öncesi, “yıpranan(!)” asfalt ve kaldırımların sökülüp yenilenmesi bir kural oldu. Oysa çağdaş ülkeler bu tür işleri yaparken, 100 yıllar sonrası için öngörülerde bulunur, asfalt ve kaldırım altına yapılacak olası altyapıları da düşünerek proje ve ihaleler yapılr. Bizde ise birkaç ay sonrası bile düşünülmeden yapılıyor bu işler.

Yapılacak asfalt ve kaldırımın altına kanal ve kablo döşeyecek diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılmadan, “çevreye verdiğimiz sıkıntı için özür dileriz” tabelası eşliğinde iş makineleri işe başlıyor, işi bitiriyor. Birkaç ay sonra, bu kez diğer kurumlar aynı alanda kazı çalışmaları başlatıyor. Yapılan işlerin neden olduğu ekonomik sorunlar, haksız kazançlar bir yana, kentin trafik, gürültü ve hava kirliliğini ve insan sağlığını düşünen yok…

İşte size, yakın çevremde ve tüm yaşayanların gözü önünde ve (benzeri yurdumuzun pek çok yöresinde olan) geleceğin sorun kaynağı bir olay…

Kadıköy’de E-5 Karayolunun bir yakasında Fikirtepe, diğer yakasında Acıbadem bulunuyor. Acıbadem’de ucube yapılar yükseldi, fakat henüz tam yerleşim olmadı. Fikirtepe’de de aynı anlayışla ucube yapılar için hızlı bir çalışma başladı, inşaatlar başlayacak…

Peki, bu yapılar bitip yerleşim olduğunda neler olacak?!.. Hava kirliliği ve gürültü kirliği! Ya trafik?!...

Trafik şimdi günün her saatinde mor koyun sürüsü gibi, gelecekte nasıl olacak hiç düşünüldü mü? Herhalde gelecekte trafik sorununu dolmuş helikopterlerle veya gökdelenden, gökdelene teleferik hatları çekerek çözecekler…

Ha!.. İşin bir de sosyal boyutu var ki, o da yürek paralayan, kentsel dönüşüm yaftasıyla, oturanları sürgün etme projesi. Adamın evini, bahçesini, balkonunu al ve kira ücreti kadar aidatlarla bir kuleye hapset. Neymiş bu? Kentsel dönüşüm!.. Neymiş efendim? Modern hayat!.. Bu insanların sorunları başlı başına bir inceleme, bir roman veya bir dizi konusu…

“Bir müteahhit kolay mı yetişiyor!”

1980’li yıllarda çalıştığım okulun müdürü bana, yaşayıp bir türlü unutamadığı anısını anlatmıştı. Kısaca şöyle:

Okul yerleşkesinde bulunan binalarda oluşan yıpranmalar için, İl’den büyük onarım kararı çıkmış. İhaleyi alan müteahhit de yaz tatilinde onarım çalışmalarına başlamış ve bir süre sonra işi bitirdiğini bildirilerek okul müdürüne gelmiş. Ve kendisinden, hakkediş ücretini alabilmesi için, hazırladığı raporu imzalamasını istemiş.

Bu istek karşısında okul müdürü de, müteahhite eksik işlerin listesini verip gerekli açıklamalarda bulunmuş.

Müteahhit listeyi inceleyip sonra da okul müdürü ile pazarlığa girişmiş. Fakat müdür, eksik işlerin bitirilmesi için ısrarını sürdürmüş ve imzalamayı kabul etmemiş.

Müteahhit işi burada çözemeyeceğini anlayınca, sinirli bir şekilde okuldan ayrılmış.

Aradan çok zaman geçmeden İl Milli Eğitim Müdürlüğünün onarım işlerinden sorumlu müdür yardımcısı resmi aracı ile okula gelmiş. Kısa bir girişten sonra ziyaret nedeni olan konuyu anlatmış ve müdürden, onarımla ilgili raporu imzalamasını istemiş.

Okul müdürü, hazırladığı eksik işler listesini kendisine göstermiş ve buyurun eksikleri bir de siz görün demiş. Fakat onarım işlerinden sorumlu müdür yardımcısı, bunu kabul etmez ve okul müdürüne; “Müdür bey, müdür bey! Sen, bir müteahhit kolay mı yetişiyor sanıyorsun?!..”  demiş ve imzalaması için raporu müdürün önüne koymuş…

(Anlaşılan okul müdürünün direnci bu kadarmış ve çaresiz raporu imzalamış.)

İşte müdürün unutamadığı da, bu sözler ve attığı o imza…

Anlattığında ben de üzülmüştüm bu duruma düşürülmüş müdürüm için.

Ama zaman geçti değerler değişti herhalde?

Şimdi dünün müteahhitleri ne zorluklar yaşamış deyip acıyası geliyor insanın… Çünkü:

Bu günün müteahhitleri:“Alooo…” diyerek Büyük Şehir Belediye Başkanlarını, imar planlarını bile etkisiz kılarak en üst makamlardan onay alabiliyorlar… 

Mücahid Akinci bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

http://mucu71.wordpress.com/2014/01/27/masal-bu-ya/

Mücahid Akinci 
 04.05.2014 8:35
Cevap :
Bu masal(!) okunmalı...  05.05.2014 13:05
 

Kıymetli Emin Toprak: Aman Hocam,Müteahhitler duymasın,Alooo ben Müteahhit demesinler. Onlar başımızın tacı, onlar olmazsa ne yapar bu insanlar.Yollarımızın,modern hayatımızın, Gökdelenlerimizin mimarları müteahhitlerimiz. Cepleri sıcak, kalpleri rahat, vicdanları tamam. Trafik Mor koyun olmuş,Biri Asfaltı sökmüş diğerleri döşemiş, kurumlar bir birinden kopmuş her kes bildiğini yapmış bunların hiç biri önemli değil önemli olan Müteahhitlerimizi küstürmeden hak etmemiş raporunu imzalamak,Biz gösterişe, sözde modern hayata kurban olmuş bir toplumuz.Benim aracımı tamir eden adamın yıllar sonra Müteahhit olduğunu görünce, Hayrettin efendiyi aklıma getirmiştim.Toplumun yaşamı önemli değil.Müteahhitlerimizin yaşamı önemlidir.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk dileklerimi sunuyorum.

Mehmet Burakgazi 
 30.04.2014 19:17
Cevap :
Mehmet Bey, iyi yazar, iyi bir okuyucu, iyi dostsunuz. Teşekkürler...   30.04.2014 19:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 668
Kayıt tarihi
: 14.07.12
 
 

19/03/1950 yılında Bingöl-Kiğı- Zeynelli Köyü'nde doğdum, köyümde İlkokulu, Erzurum Yavuz Sel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster