Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
4934
 

Ey Türk kadını doğur ve evinde otur

Ey Türk kadını doğur ve evinde otur
 

Başbakan, 8 Mart Kadınlar Günü konulu bir toplantıda kadınlara “en az 3 çocuk doğurun tavsiyesinde bulundu. Hem de Aile planlama Teşkilatı adlı kurumu, “Türk neslinin köküne kibrit çakmakla” suçlayarak…

Başbakana göre aile planlaması bir aldatmaca. Kendince gerekçesi de hazır. Bize genç ve kalabalık nüfus lazım …Tamam kadınlar en az 3 tane doğursun ama önce şu sorunun karşılığını bulması lazım. Bu çocuklara anne babaları nasıl aş, iş verecek, nasıl gelecek sağlayacak.

Tamam genç nüfus önemli ama “Her çocuk kendi rızkıyla gelir” diyor Başbakan. İyi de, adaletli bir gelir dağılımını sağlayabilirseniz, işsizlik sorununu, eğitim ve sağlık sorunlarını çözebilirseniz ne ala. Bak o zaman bu işe hep beraber el atarız evelallah!

Başbakan bıraksın, aileler kaç çocuk dünyaya getireceklerine kendileri karar versin. Eğitim, sağlık ve istihdam sorunlarını nasıl çözeceğini düşünsün. Eğitim ve istihdam sorunları ortada iken ve de istihdam ve eğitim sorununu çözmeden çocuğu dünyaya getirmek, bunu teşvik etmek büyük yanlış.

Herkes kendisi gibi şanslı olamayacağına göre; “benim dört çocuğum var, ben memnunum” demenin herkesi çok çocuk yapmaya teşvikten öte doğacak her çocuğun geleceğini ipotek altına almak demektir. Ben böyle bir sözün bizi yöneten biri tarafından söylenmiş olmasını anlamış değilim. Zaten çok cocuklu olmaktan memnuniyet duyulsaydı bundan en çok Güney Doğudaki aile reisleri memnun olurdu. Oysa yoksulluk, eğitimsizlik ve sağlıksız koşullardan feryat fıgan etmektedirler.

Bu konudaki karar ailelere bırakılmalı, aileler de bakabilecekleri, gelecek sağlayabilecekleri kadar çocuk doğurmalı. AKP ve AKP yandaşı görüşlerin kadına bakışı bu. Bugüne kadar nüfus artışını teşvik eden bir politika izlediler, bu politikayı da sürdürüyorlar. Çok çocuk sahibi olan kadın eve hapsolur, ev kadını olur. AKP de bu politikalarla hem kadını eve hapsetmek istiyor hem de nüfus artışını teşvik ediyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününde söylenecek çok şey varken böyle bir sözü söylemek yanlış. Gençlerin gelecek korkusu yaşamaması lazım, Başbakan gençlerin bu korkusuna nasıl bir çözüm üretecek, ekonomiyi nasıl düzeltecek, tam bağımsız Türkiye’yi nasıl sağlayacak, bunları konuşsun. Başbakan önce çocukların, gençlerin geleceğini teminat altına alsın, ondan sonra konuşsun.

Başbakan, belediye başkanlığı döneminde de yaptı aynı şeyi; çok çocuklulardan su parası alınmayacak dedi. Dolayısıyla zaten böyle bir zihniyeti var, bu zihniyet de kadını doğuran bir varlık olarak görüyor. Ne kadar maskelemeye çalışırlarsa çalışsınlar bir yerde patlak veriyor.

Bu söylem de gösteriyor ki; "değiştim" demekle önceki zihniyetten, eski söylemlerden, eski alışkanlıklardan vazgeçmek öğle sanıldığı gibi kolay değil. Asıl aldatmaca da budur işte!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Burada ters olan "her çocuk kendi rızkıyla gelir" cümlesine ve de inancımıza göre bütün ruhlar alemin yaratılışı ile ve kalübela 'dan beri varsa bu söylem tutarsız. Bunun altında kapitalizme ucuz işgücü düşüncesi yatsa gerek. selam.

Nariçi 
 08.03.2008 20:49
Cevap :
Ülkeyi yönetenlerin bu kadar basit cümle kurmaması lazım. Baştan sona duygu sömürüsü ve gelecek nesillerin sefilliğine neden olabilecek bir fasa fiso...Selamlar...  17.03.2008 12:55
 

Dünya halklarının, emekçi kadınlar gününü kutluyorum. Gerçek ve özgür yarınlarda mutluluklar diliyorum...

Yalnıztürk 
 08.03.2008 20:42
Cevap :
İyi temennilerinize bende katılıyor esenlikler diliyorum.  17.03.2008 13:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 301
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 5611
Kayıt tarihi
: 05.11.06
 
 

Söz konusu Atatürk ve Laik Cumhuriyet ise; asla tarafsız olamam! Ben; İş ve özel hayatımda Cumhur..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster