Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '14

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
122
 

Eyfel Kulesini de biz yapmıştık...

Eyfel Kulesini de biz yapmıştık...
 

Net'ten :)


Çok mütevazı bir milletizdir...Kendimizle övünmeyi pek bilmeyiz...

Eller, uyduruk  bir traş makinesi icad eder; her yerde konuşur da konuşur...


Duygularımızı açıklamakta da çok içe kapanık bir mizacımız var...Köyün güzeline âşık oluruz...Gidip de bir türlü aşkımızı açıklayamayız... Kasılıp durururuz...

Kız, kendi ayağıyla gelsin de bize aşkını ilân etsin diye bekleriz...

Kızlar da öyledir...Oğlana camdan cama bakar; herifi dellendirir... Sokağa çıkınca da koca delikanlıyı görmezden gelir... Kasılır da kasıılır...Gâlü belâya kadar bekler...

Sonra ne mi olur ?..Oğlanı bezdirir; delikanlı inadına gider dişi dökülmüş zengin bir kadın alır; parasını çatır çatır yer... Dalgasını da başka yerlerde geçer...

Kıza ne mi olur ?.. Bakın çevrenize evde kalmış binlerce kız kurusu yok mu ?..

Bir de bana sormayın !..


Delikanlı için de böyledir...Derdini, aşkını bir türlü anlatamadığından; ilân-ı aşkını bir türlü yapamadığından; evde kalır ...

Kahve köşelerinde; meyhanelerde  derdini unutmaya çalışır...

* * * * * *
Günlerden bir gün, köyün en yakışıklı ve en delikanlısı olan Zühtü, köyün ağası olan Zerzavat Ağa'nın kızı Zöhre'ye zibil gibi âşık olur...

Kız ve oğlan, aşk  ateşinden yanmaktadırlar. Hatta öyle ateşlilerdir ki kız da oğlan da köyün deresine, ayrı yerlerde  çimmek için  girdiklerinde, dere suyundan '' Cosss !..'' diye ses çıkmaktadır...

Bu durum böyle sürer gider... Zöhre, oğlana ne zaman yanaşsa oğlan, aşırı gururundan  kaçacak delik aramıştır.

Zühtü, aşkından her gün erimektedir; fekat kızın tüm yaklaşımlarına rağmen, ona aşkını açıklamaktan sürekli imtina ederek kasım kasım kasılmaktadır...

Bu kasıntlı durum, Zöhre'yi iyice bezdirmiştir...

Haber salar ve kendisini bir an önce istetmesini; yoksa başka kocaya bile kaçabileceğini ilânen tebliğ eder...

Zühtü, halen aşkını belli etmemekte ısrarcıdır; fekat artık bu kara sevda yüzünden yatağa düşmüş; ayladır bir lokma ağzına koymamış  ve bir deri bir kemik kalmıştır...Ölmek üzeredir...

Tüm köylü, annesi, bubası; gardaşları neyim başına toplanmış; bu delikanlının derdinin ne olduğunu ısrarla sormaktadırlar...Tüm hekimler de hastalığa bir türlü teşhis koyamamışlardır.

Zühtü, bağlanan serumları da fırlatıp atmaktadır...

-Yavrım derdini söylemeyen derman bulamaz... Haydi söyle de derdine derman olalım...
-  ....

- Zühtü, haydi söyle de senin yarana merhem bulalım da hemen iyileş...

-....

Altı ay önce, seksen iki buçuk kilo olan Zühtü, şimdi bürüt: 22...  Net: kemiksiz:  13 kiloya kadar düşmüş ve Azraille muhabbete başlamıştır... Aradan iki gün daha geçer ve Zühtü aniden yatağında doğrulur... Eliyle, herkese işaret eder...

- Gelin buraya ... Derdimi söyleceğim...

- Oooo oolleeyy... haydi yavrım söyle de seni gurtarak...

- Ben ağanın kızı Zöhre'ye âşıkım !..

- ????...!!!!.. Neeeeyy ?... Ülen daha önce neden söylemedin...Ağa da Zöhre de seni severler... Zöhre'yi sana alırdık !..

Zühtü, aniden dikilip haykırır...

- ÇAKTIRIR MIYIM LEEEEEYNNN !..?.. ?..

****************************

:))

....


İşte böyle duygusal milletizdir... Mütevazıyızdır... Tevazu sahibizdir... Çok şey biliriz... Çok zekiyizdir... Çok becerikliyizdir...Çok okuruz; çok buluşlar yaparız; Dünyada çook büyük keşiflerin sahibiyizdir...


Bugün Dünya milletlerinin keyifle kullandığı birçok çağdaş ileitişim aracının, binlerce elektronik aletin mucidi bizimkilerdir... Fekat bu gözü kör olası aşırı gururumuz ve duygusallığımız yüzünden, bu müthiş keşiflerimizin ve buluşlarımızın gerçek mimarı bizler olduğumuzu bir türlü açıklamamışızdır...


Peki niye ?..

Çaktırırmıyız üleeeeyn ?..

* * * * *
 Fekat, bir gün tüm bu duygusallık ve aşırı gurur perdemizi yırtıp tüm gerçekleri; tüm Dünya kamuoyuna duyuracak olan bir yiğit ulema adamımız çıkar ve haykırır !..

-Amerikayı biz keşfettik üleeeyynn... Dellendirmeyin adamı !.. İlla ki o tarihi gün, ABD Adasında,  bir ağaç gövdesine adımızı mı kazısaydık yani ?.. Oraya bir mescid; bir kervansaray; iki de  cami yaptırmadıysak sorun bakiiim niye ?..

- Peki niyeee ?..


-Çaktırır mıydık yani?.. Biz hava atmayı sevmezük... Kıymet bilenler biliyor... gerisi teferruat...
......

Evet, işte budur !.. Suskunluğumuız asâletimizdendir... Her söze, soruya  cevap vermezük ?.. Bilen bilsin isterük...


Bu yiğidimizden cesaret alıp ben de konuşacağım artıkın !..Sustuğumuz yeter !..

* Çin seddini kim yaptı sanıyorsunuz?.. Biz, o gün oraya tüm maden işçilerimizi götürüp çift vardiya çalıştırdık bee !..


* Bâbil Bahçelerini ekip biçen kim ?.. Elbette biz !..


* Mısırdaki piramitleri kim yaptı ?.. Elbette biz !.. O gün mısır hasadı içen giden ecdâdımız; ürünü nereye depolayacaktı ha ?..

* Niyagara Şelâlelerinde değirmenin suyu nerden geliyor ha ?.. Oraya yağmur bombalarını atıp suyu coşturan kim ?..  Nankörlük itmesinler !..


*ABD, Özgürlük Anıtını  bize yaptırmak için az mı kapımızı aşındırdı ?.. Bunları bi kenara yazdık !..

* Berezilya Adası'na ilk ayak basan bizim İbn-i Sina değil de kimdi?.. Haritalarını çizmek için sakin bir yer arıyordu...Gitti... Orayı keşfetti...buldu rahmetlik..

* Cebeli Tarık Boğazına asma köprü projemiz yakında gerçekleşecek... Söyletmeyin adamı !..

 * Peki neden 1300 odalı saray yaptırdık ?.. Ha?..Bilin bakeem !..

Caponya'da, Kore'de 90 yaşında çekik gözlü bilim adamları, Suzuki Dede, Toyota Amca, Subaru Dayı, Honda Emmi, Mitsubişi Kirve hep bizim zamanında oralara yolladığımız Orta Asya yiğitleri dedelerimizdi..

İşte beklenen gün gelmiştir!...Tüm Dünya'ya serpiştirdiğimiz yaşlı bilim adamlarımızı sarayımızda, o odalara topluyoruz... Onlara kurban olsun bu saray !..

* Pizza Kulesi neden eğridir?.. Bilin bekeem !..Tamamlamaya, düzeltmeye  fırsat mı bıraktı kefereler ?..

* Eyfel Kulesini yapmak için az demir taşımadık, bizim demir çelik fabrikalarımızdan !..

* Berlin Duvarını örmek için koca bir taş ocağımız feda etmiştik !..Yapmayın , ayıptır !.. Bölmeyin ülkenizi dedük...Dinletemedük...


Peki şimdi ne oldu ?..  Aha utançlarından yıktılar...

* Çarlık Rusyasını nasıl devirmiştik ?.. Şimdi anlattırmayın bana...

* Zavallı Nagazaki ve Hiroşimayı kim onardı... Unuttunuz tabi... Kim olecek elbette TOKİ...

* İstanbulu fethetmekle kötü mü yaptık ?.. Şimdi orada 3 milyon Sivaslı yaşıyor !..

* Kuzey Denizindeki buzulların erimemesi için oraya yatırımlarımız başlayacak yakında...

Daha söylenecek çok şey var; emme gururumuz el vermiyor...

Çaktırmayız !..

 :))


:

 

Papatya Tarlası bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siz beni güldürdünüz, Allah da sizi güldürsün :-))) Ulusça duygusalız doğru, ancak rahmetli Erdal Atabek bir kitabında "duygusallığı hüngür hüngür ağlamak sanan bir toplum" olduğumuzu yazmıştı da ben de ne kadar doğru diye bunu belleğimin bir köşesine yazmıştım. Yaşamda denge çok önemli. Gururla aşırı ben duygusunu, zekayla şeytanlığı, dürüstlükle budalalığı karıştırmamak gerek. Yoksa insan gülünç duruma düşüyor ne yazık ki. Saygılar.

Güz Özlemi 
 23.11.2014 11:12
Cevap :
Sevgili Dostum, Zekâyla şeytanlığı birbirine karıştırma benzetmeniz çok hoş...:) Bu konuda üzerimize yok!..Mizaha ve özeleştiriye tahammülü olmayan bir cuhelâ grubun sarmalında yaşayıp gidiyoruz...Aslında İncili Çavuşu, Nasreddin Hoca'yı; Karagöz'ü, Of'lu Hoca'yı vb.bağrından çıkaran bu halk, $eytanı çıkarcılar yüzünden ruh sağlığını yıtirmiş; yandaşının her türlü rezaletine körve sağır bakanların egemenliğinde yalpalamaktadır...MB'deki genel blog incelemesi yapıldığında, mizahın adetâ yok olduğunu görüyoruz.Kendini ti'ye alan insanlar sağlıklı bir ruha sahiptir...Yılarca Avrupaya gres yağını zeytinyağı diye yutturmaya çalışan; Kefere geri cevirdiğinde, kendi vatandaşına bu yağı (?) Yediren; bugün de her alanda birbirine kazık atma yarışında olan bir terbiyenin (?) Sürdüğünü biliyoruz. Ecdâdımızın bir Mımar Sınan'ı ...Fatih'i; Kanuniyi;Ibn-i Sınâları yetiştirmesi tesellimiz olamaz...Öz eleştiri şart.Teşekkürler.Sevgiyle selamlar:)  23.11.2014 15:33
 

Şanlı tarihimizde ilim ve bilim adamlarımızın onlarca eseriyle övünüyoruz.Birçok yazımızda bu kıvancımızı yazdık, ifade ettik...Ancak bazı dönemlerde mizah yazılarımıza ilham veren zâtların da olduğu; abartmalarıyla dünyayı güldürdükleri de bir gerçektir...Bu yazımız da güncel ilham kaynaklarımızdan gelen bir esintidir...Kendi fıkralarını kendileri üreten; Karadenizliker de kendileriyle dalga geçerken hiç küçülmezler; aksine daha da yücelirler...Mizahı üretmek ve mizahı kavramak zeki insanların harcıdır :) Eklemek istedim...Saygılarımla :)

Mesut Selek 
 23.11.2014 1:22
 

Hocam, madem konuyu açtınız, ben de bugüne kadar bilinmeyen bazı gerçeklerden söz edeyim. Aslında Alaska'yı da biz keşfettik. İlerleyen yıllarda ise Osmanlı imparatorluğu parasız kalınca 1 milyon dolar karşılığı Alaska'yı Ruslara sattık. Ruslar da uyanık ya, 1867 yılında 7,2 milyon dolara Amerikalılara sattılar. İnanmıyor musunuz? İsterseniz Alaska'nın tarihine bakın. Bu bilgilere hemen ulaşırsınız. Heyt....bre var mı size yan bakan? Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 22.11.2014 10:31
Cevap :
Erol Bey, çok mütevazısinız...Alaska'mız halen içimizi yakmaktadır..Zamaninda Dunya'ya işkence çektiren o meşhur uçak düşmanıŞEYTAN ÚÇGENI sorunu neden şimdi yok ?..Çünku 10 yıl ònce âkıl ve ulemâ karması bir hey'etimizi, oraya Şeytan taşlamaya yollamıştık..Şeytani anasından döğduğuna pişmân eyledüler...Daha da sòyletmen beni!..DÜNYAYI KURTARAN ADAM kim?..Elbette bizim Cüneyt abi...:)) şükrââânnnn...müteşekkirem...hörmetleriminen....:)  22.11.2014 12:07
 

Hocam Amazonlarda ki ağaçlarıda bir gecede bizim büyüüük büyüüük atalarımız dikmiş onuda söylemiyorlar aamann çaktırmayın. Biz boşverelim ölen madencileri, işsiz gençleri, ülkemizdeki kesilen ağaçları vs... (liste daha çok uzar kısa kestim) Bir Türk vatandaşı gider yerine koyacak Suriye li çok nasılsa.. Kendi insanı dışında herkesi seven bir millet olduk ya... Yanarım yanarım buna yanarım..Saygılarımla. .

Papatya Tarlası 
 22.11.2014 9:33
Cevap :
Amazon Ormanlarının oluşumundaki katkımızdan dolayı onurlandım..."ormanlarımdan bir dal kesenin, başını keserim!.."diyen bir ecdâdın ahvadıyız...Aslında ulus olarak hepimiz yeşili severiz...Ağaç düşmanlarının cibilliyetlerinden de şüphe duyarız.Bizim kim olduğumuzu Dünya'ya haykıran böyyüklerimizin ilerde daha yeni ifşaatlarda bulunacaklarına inanıyorum :) Maden facialari da bizim değil bu işin fıtratının suçudur...:) Katkıniz için teşekkürler...saygılarımla :)  24.11.2014 14:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1573
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster