Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '13

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
428
 

Eylem ve düşün adamı; Dr. Hikmet Kıvılcımlı

Eylem ve düşün adamı; Dr. Hikmet Kıvılcımlı
 

Dr. Hikmet Kıvılcımlı


Dr. Hikmet Kıvılcımlı gibi, tüm ömrünü mücadeleyle, bunun 22 yılını hapiste geçirmiş, onlarca kez gözaltına alınıp en vahşi işkencelere karşı direnmiş, onlarca eser yazmış bir insanın hayatını mücadelesini ve eserlerini anlatmak çok zor biliyorum ve niyetimde zaten tam da o değildir. Bu alanda Hikmet Kıvılcımlıyı bir blog yazısı ile tanıtabileceğim hayaline düşmeyecek kadar gerçekçiyim. Ancak zor da olsa onun gibi bir ideolog, mücadele ve düşün insanına gösterilmesi gereken saygının gereği olarak kısaca hatırlatma ve anma işini bu blog yazımla yerine getirmeye çalışacağım. Doktor, Kıvılcımlı, şüphesiz ki sadece yukarıda genel hatlarını çizmeye çalıştığım yaşam çizgisiyle bile kolayca görülebileceği gibi sıra dışı bir insan. Olağanüstü çalışkanlık, fedakârlık, direnişçilik ve engin bir halk sevgisi, sosyalizme sarsılmaz bir inanç onun kişilik özelliklerinin köşe taşlarıdır. Yine Dr. Hikmet Kıvılcımlı`nın on binlerce sayfayı bulan bilimsel, inceleme, araştırma yazılarına bakıldığında bilimsellikteki titizliğine "somut şartların somut tahliline" büyük bir özen gösterirken, dogmatizmden ise bir o kadar uzak oluşu; hatta dogmatizmi bilimsel yaklaşımın düşmanı olarak görmesi doktor`un en büyük özelliğidir. Çok beğendiğim eseri,  Tarih Tezi kitabından bir pasaj paylaşıyorum.

            1965 yılı son bir çaba ile, "Tarih Tezi"nin "Bakıyyetüs Suyûf"unu (Kılıç artıklarını) bin telaş ve acele ortasında yayınlama fırsatını kaçırmadık. Çıkan kitap: "Tarih-Devrim-SosyaIizm" oldu. Kimi gençler, kitabın "şok etkisi" yapacağını ummuşlardı. Kendilerine: "görürsünüz!" demiştim. Beklediğim oldu: Tez bir zindan kuyusunun yaş ve taş duvarına vurulmuş yumruk gibi yankısız kaldı. Emperyalizm bunalımlarına girmiş yaşlı Kapitalizm çağında idik. Tekellerin aşırı-kârına yaramayacak her sosyal araştırma hiçti. "Hürriyet" maskeli kültür kargaşalığı her sosyal emeği kim vurduya getirmek için bire birdi. Karınca kaderince yeni bir şey söylemek girişimini baltalayan kasıtlı kötülükten ve sağırlıktan daha olağan bir şey bulunamazdı. Egemen kültürün damar kireçlenmesine uğramış beyninden başka tepki umulamazdı. Ne var ki, kendisini geleceğe adamış genç "Sosyalist" kesim de Tarih Tezini olmamış saydı. Nedenleri öylesine çok ki, saymakla tükenmez. En başta geleni: "Sen de kim oluyorsun?" sorusudur. Ve böyle bir soruya verilecek her karşılık yalnız soruyu açanların daha susturucu kahkahalarına yol açabilir. Çünkü; onlar "Otorite" isterler. Bilimcil Sosyalizm kıyasıya diyalektik bir doktrin olabilir. Onu kuran ustalar: Eleştiri metodundan başka bütün buluşlarının "Dogm'" olmadığını söyleyebilirler. Öğrenciler önlerine konulmuş teorik ve pratik bütün problemlerin bilimle atbaşı birlikte yürüyüp gelişebileceğini her gün söyleseler bile, uygulamaya girmeyi, ustalara saygısızlık, hiç değilse, hele "bizde" küstahlık sayarlar.

            "Hele bizde": "Doktrin", Ortaçağın "Tarikat" ortamında benimsenmiştir. "Maâzallah! Kâfir Olursun" korkusu iliklerine işlemiştir. Ustaların "Kara kaplı kitabında" yazılmamış söze ağız, açmak "Neûzu billâh (Tanrıya sığınırız!) Hurûcu alessultan" (Sultana silah çekip ayaklanma) sayılır. Kimin haddine? "Sakın ha!", "Çizmeden yukarı çıkma". Düşünmek: "Hafızlık"tır. Ezbere kaç kitap sayabilirsen, o kez formül tekerliyebilirsin. O denli "Otorite" geçinirsin. "Otorite" nedir? Normal gelişen toplumda gerçekleri objektif ve somutça eleştirmenin vardığı sentezlerdir. Geri ülkede gelişen, yalnız dogmatik skolastisizmdir. Osmanlı yedi iklim dört bucağa nasıl "Otorite" oldu? "İstabl'ı Hümayûn" da (Padişah ahırında) beslenen 2000 katar Deve ve 400 katar katır sırtında. Osmanlı otoritesi: Mansıp, paye, mevki, rütbe, ün ve pozdur. Bir şey düşünüp yapabilmen için, hani senin üniforman, apoletin, akçan, şöhretin nerede? Yoksa senin sözüne kim bakar? Bir yerden, ama senin olmayan, bir yetki almalısın ki, otoritene inanılsın. Vaktiyle onu kılıcı hakkına çoban Padişah verirdi. Şimdi, kapitalist "Avrupa malı"ndan başka Otoriteyi "Piyasa" tutmaz. Biz, o Osmanlı Toplumunun, yadigârlarıyız. Bezirgân ağa da olsak; Acente-Kapitalist te olsak: "İthal malı" satarsak "kâr" edeceğimize inanmışız. Atalarımız Deve ve Katır üstünde dünyaya "Otorite" kesilmediler mi? Biz Sosyalist de olsak "Osmanlı Katırlığımızdan tutarlı "otorite" tanımayız. Var mı kırbacın ve kılıcın ki, katırlığımızın üstüne çıkarıp seni "otorite" tanıyalım? Bu "düşünce-davranış" ortamında, ya payeden, ya ünden, ya pozdan gelmemiş her şeye "otorite" taslayan Medrese Mollalığından başka tepki beklenemezdi. Bu siyasi, edebi v.s. otorite dogmatizmin kaçınılmaz skolâstik beyin kireçleşmesi idi.

            "Marksist" miydik? Dünkü çocukta, kırk yıllık savaşçı da aynı Medrese rahlesine oturtulacaktı. Kim daha iyi katır tekmesi atarsa, "otorite" o olurdu. Bu güne bugün, Allahın izniyle sosyalist idik, hem de Bilimcil Sosyalist. Bir konu üzerine Marx'ın dedikleri varsa, ne ala. Metinlere, çaprazlama "sadık" kalınırdı. Onlar, eğitim görmüş işlek bir Medrese bilgini çalımıyla tatlı tatlı döktürülürdü. Marx o konuda karanlıkça bir nokta görüp ileride "

Osmanlılıkta ;            Olayın Anlamı ;                                                          Bugünkü Günde Ekonomi;

1- İltizam                    (Toplum işlerini devlet parası ile özel kişilere yaptırmak)      İhale

2- Tefviz                     (Devlet imtiyazlarını kişilere bağışlamak)                                 Tahsis

3- Mürabaha               (Malları pahalatarak özel kişi zenginliğini arttırmak)             Vurgun

4- Tefecilik                 (Faiz ve komisyon yükselterek özel kişileri iratçılaştırmak)  Faizcilik

5- Miri mal deniz        (Devlet, gelirini israf)                                                                  "Devletçiyiz"

 

MALİYE ;

1- Kapıkulu çoğalır     (Devletten geçinenlerin nüfus ve milli gelirden çok artması) Memur çoğalır

2- Züyuf akça             (Para değerinin resmen çalınması)                          Enflasyon

3- Rüşvet                    (İşi düşenden kanunsuz faydalanmak)                    Rüşvet

4- İrtikap                    (Kamu malından kanunsuz faydalanmak)                 İrtikap

5- Suistimal                (Devlet yetkisinden kanunsuzca faydalanmak)      Görevini kötüye kullanmak

İDARE ;

1- Şeriata aykırı fetva (Kanun diye kanun tepelendi)                             Anayasaya aykırı kanun

2- Kırtasiyecilik                      (İşleri savsaklama)                                     Bürokrasi

3- İltimas                                (Adamını bul)                                                Kayırma

4- Subaşı falakası                   (Kanunsuz baskı)                                     Karakol dayağı

İstibdat                                   (Sıkı kişi yönetimi)

5- Tabiiyet (vasalite)              (Kişiye zora tapma)                          Geri kalmış ülke kompleksleri

SİYASET ;

1- Kerametli şeyhi                  (Tapılan ulu)                                     Yanılmaz önder

2- Dalkavuk mürit                  (Şahsiyet yerine kulluk)                   Alkışçı mensup

3- Tarikat gayreti                    (Hak değil çıkarcılık)                         Partizanlık

4- Ummeti Muhammede        (Prensip yerine demagoji)      Kuru kalabalığa Şeriat istarüz! Halkçıyız!

5- Katliam                              (İkna yerine yıldırma zoru)                      "Tedip" (Bayar)

KÜLTÜR ;

1- Medrese kafası                   (Yaratıcılık yerine kara kaplı)                        Skolastik Kitabını uydur

2- Taassup                              (Düşünce züğürtlüğü - Fikir yasağı)            Şovenizm

3- Divan Osmanlıcası             (Halk düşmanı kast dili)                               Arı dil uydurcası

4- Emir kulluğu                      (Fikre değil mevkie önem)                             Prensipsiz itaat

5- Kitap ve düşünür               Yakma (Toleranssızlık)                                  Teşkilat, kitaplık, Basma

            Kıvılcımlının teorik eserleri ve romanlar şiir, tiyatro gibi yazı türlerinin yani sıra mars, resim, heykel, halıcılık gibi diğer türlerde de çeşitli denemeleri ve eserleri vardır. Yaşamının son anlarında bile büyük acılar içinde bulunmasına rağmen, metanetini ve zihni faaliyetini hiç aksatmadan son günlerine dek örnek davranışını sürdürmüştür.

            Okuduğumda Kıvılcımlının eserlerinden yararlanılarak yazıldığı anlaşılan onlarca kitaba rastladım. Hatta o kitapları yazanların çoğunun kamuoyunda çok önemli akademisyenler olarak bilinmektedir. Dr. Hikmet Kıvılcımlının ürettiği o çok değerli eserler nezdinde şimdilerde mumla, mercekle bile bulunamayacak türden onurlu, ilkeli, namuslu, ahlaklı, dürüst,  özü sözü ile bir, adil, alçakgönüllü, makama, mülke, paraya, pulla ilişkisi olmayan, sınıf bilinci gelişmiş, özeleştirisi acımasız, dik, direnç ve erdemli, devrimci ve düşün kalesinin hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum.

            Ayrıca Dr. Kıvılcımlının düşünceleri uğrunda verdiği mücadeleleri okuyunca dünyaya ne kadar sığ baktığımı ve düşünme yetimin azlığını ve dirençsiz olduğumu, üretken olmayan bu halimi ve ataletimi görünce bir insan olarak kendimden utanıyorum.

 Nizamettin BİBER

Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Blog sınırları içerisinde çok başarılı bir özetleme. Kutlarım. Bilgilerimizi tazelememize yardımcı oldu. Umarım aydınlanmacı sosyalist Dr. Hikmet Kıvılcımlı'yı henüz bilmeyen gençlerimiz için de faydalı olur ve buvesileyle eserlerine ulaşabilirler. Teşekkür ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 20.07.2013 16:33
Cevap :
Evet Ersin bey, Blog sınırları yazım açısından oldukça sınırlayıcı, doğrusu böyle bir düşün ve eylem insanını tanıtırken bu sınıra sığdırmakta oldukça zorlandım, ama gerçekten tanınması, dikkate değer bulunması açısından örnek bir insan ve sosyalist kişilik. Ben teşekkür eder, selam ve saygılar sunarım.  21.07.2013 9:15
 

Sosyalist aydınlarımızın hatası: Gericiliği karşına almayacaksın,öyle bir yaklaşım göstereceksin ki gericilik ağacını çürütüp kendi içinden ilericilik filizleri çıkmasını sağlayacaksın.

Kerim Korkut 
 14.07.2013 6:06
Cevap :
Merhaba; bu yaklaşımı sanırım sosyalist aydınlarda düşünmüş olailir ancak uygulanması oldukça zor görünüyor. İçerisine girmek içinde çürütmek denenebilir. Teşekkürler selam ve saygılar.  15.07.2013 8:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 881
Toplam yorum
: 3744
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2630
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster