Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
488
 

Eylül'ü Sevmek

Eylül'ü Sevmek
 

“ Her ömrün bir Eylül’ü vardır.
Onca yaşadım,
Şimdi bildim.”*

 

Severim Eylül’ü

Belki de içimde yıllardır yaşadığım Eylül’ler aşkınadır bu sevgi. Takvimlere takıldığımda çoktan kışa girmiş olduğumu görsem de ne gam? İçimdeki Eylül güneşiyle ısıtıyorum, dışımdaki kış mevsimini.

Yakmayan , üşütmeyen, yumuşacık bir Eylül ikindisi yaşıyorum. İnsanı dingin bir ruh haliyle düşüncelere salıyor. Geçmişteki hataları affediyor, yaşanan güzellikleri bir kez daha anımsıyorum... Kırk yıllık anılar dün gibi yakın görünürken, kendime olan uzaklığıma inanmak zor geliyor. Hayat, yazgıyla yanılsamalarımız arasında geçen tuhaf bir yolculuktan başka nedir ki, diyorum kendi kendime.

Severim Eylül’ü.

Eylülde Pessoa okumayı. O da benim gibi kendi kalabalığında yalnız. Öylesine naif ve kırılgan. Kendini yağmurla özdeştirmiş bir adam: “Her yağmur damlalarıyla doğada ağlayan ıskalanmış hayatımdır” der ve devam eder: “Günün hüznünü boş yere toprağa akıtan, damla damla, sağanak sağanak yağmurda bendeki belirsizlikten bir şey var. (…) Dışardaki yağmurun hüznünü de, içimdeki boşluğun acısını da duymayan bir varlık olsam.”*

İçindeki boşluğun acısını duymayan bir varlık var mıdır dünya üzerinde?

Eylülse, yağmur yağıyorsa , geceyse ve yalnızsa, gizli bir hıçkırık gibi dolar içine o boşluğun acısı…

Bu mevsimde Pessoa’nın hüznüne ortak olmak, kendi hüznümü hafifletiyor sanki. Onunla aynı duyguları paylaşmak iyi geliyor bana. Hazan ve hüzün birbirini doğuruyor. Ve tamamlıyor birbirini. Ama biri nerde başlıyor, diğeri nerde bitiyor, bir sınırı yok. O sınır herkesin kendi içinde olmalı…

Severim Eylül’ü.

Ayrılık sarısı bir özlemdir Eylül, geçip giden yazlara. O yazlar ki, umut pembesi çiçekler açtıran. O yazlar ki, asla bitmeyeceğini düşündüğümüz aşklar yaşadığımız… O yazlar ki, özlemini her geçen yıl daha çok çektiğimiz… Aslında her şey şairin dediği gibidir, ne eksik ne fazla:

“Bir yaz daha geçiyor hiçbir şey anlamadan,
Oysa yapacak ne çok şey var ve ne az bir zaman.”

Zamanının azaldığını bilmek kadar korkunç bir şey daha var mıdır?  Eylül’den sonrası telaşlı adımlarla geçiyor zaten. Saatlerin, takvimlerin, günlerin acelesine akıl ermiyor…

Severim Eylül’ü.

 En çok şiir bu ayda yazılır, aşka, ayrılığa ve ölüme dair. Kimi ölümü ve aşkı bu ayda bekler, kimi kimsesizliğinin savruluşlarını Eylülden bilir, kimi Eylül kokulu ölümlerden söz eder. Ama Eylülde yazılan en güzel şiirler Nazım’ın kaleminden çıkar.  Saat 21-22 Şiirleri’ni Bursa cezaevindeyken Piraye için Eylülde yazmaya başlar Nazım. Buradan Piraye’ye yazdığı Eylül tarihli mektuplarsa buram buram özlem kokar: “Kitap okurum: içinde sen varsın, şarkı dinlerim: içinde sen. Oturdum ekmeğimi yerim: karşımda sen oturursun, çalışırım: karşımda sen. Sen ki her yerde ‘hâzırı nâzır’ımsın. Konuşamayız seninle, duyamayız sesini birbirimizin. Sen benim sekiz yıldır dul karımsın.” 22 Eylül 1945

Severim Eylül’ü.

Tam bitti derken, içimizdeki yaşama sevincini ortaya çıkarır.

Her ânı yaşamayı,

Aşık olmayı,

Unutmayı,

Vazgeçmeyi,

Sil baştan başlamayı öğretir .

 

 

*Murathan Mungan

Adil Bozkurt, ETEM SEVİK, Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eylülün etkilemediği yürek var mıdır ki?Etkilenmeyen yürek,nasıl bir yürektir?Hazan,hüzün ve sarı... Benim pek çok şiirimin ortak noktası.Her hazanda ölüp,her ilkyazda yeniden doğarım sanki...Yapraklar mıdır dökülen, yoksa ruhumuzdan kırıntılar mıdır bilmem?Ellinci ölüşümü yaşıyorum şimdi,ilkyazda yeniden tomurcuklanma umuduyla...Beni duygudan duyguya sürükleyen bu güzel yazı için,çok teşekkürler sevgili Melek hanım.Sizi okumak çok iyi geldi.Sevgi ve selamlarımla,sağlıcakla kalın...

fisun gökduman kökcü 
 19.09.2018 9:51
Cevap :
Sevgili Fisun hanım, kim bilir belki de gün batımlarını anımsattığı için duygulandırır bizi Eylüller. İkisi de aynı büyülü renkleri taşır, ikisi de bir bitişin hüznünü yaşatır... Mutlu eden yorumunuz için teşekkürler. Sevgiyle.   20.09.2018 12:03
 

l Guzeldemir Evet, Eylül dönüm noktasıydı, yeni yıla başlarken, bir koşuşturmayla geçecek ve başlamakla bitmesi arasındaki farkına varılmayacak olan sürenin. Şimdi, o geçen sayısını dahi hatırlamadığım yıllara baliğ olan ömrün bir dönüm noktası, aynı şekilde. Evet, şimdi yine dönüm noktası, geçen koca bir ömrün, beklenen sona evrilmesi için, Eylül. Artık, Eylül sakin, sükûn içinde. Ben gibi. M. Erdal Güzeldemir

Mustafa Erdal GÜZELDEMİR 
 12.09.2018 19:01
Cevap :
Hüznün, yalnızlığın, unutulmuşluğun yanı sıra, insana huzur verici bir rahatlık vermesinden olsa gerek, Talip Apaydın bir öyküsünde demli bir bardak çaya benzetir Eylül'ü. Benim içinse, yağmurlu,tatlı-serin havalarda bir fincan kahve eşliğinde koltuğuma gömülüp kitap okumaktır Eylül.Teşekkürlerimle.  13.09.2018 13:13
 

eldemir Güzün rengi: Eylül…O şaşaalı, tepeden bakan gücün yerini sanki tevazu sahibi sakinliğe bırakarak pencereden ışınlarının odayı daha derinlemesine aydınlattığını fark ettiğimde güneşin, bir kaç saat önce yolda yürürken duyduğum akkavak yapraklarının güz rüzgarında duyulan hışırtıları ile, dün, yine, sadece kışa girerken duyduğuma inandığım kargaların gökyüzünde çınlayan yansımalı haykırışlarını dinlerken Eylül'ü hatırladığımı anımsadım. Sabah deniz kıyısına kadar yürüyüp ıssız sahile ulaştığımda, bomboş kumsalı kendi yanlızlığımla özdeşleştirdim. O çılgın, yakıcı güçlü güneş, çığlık çığlığa yaşanan günler, yüksek tonda müzik sesi, komşular, çoğu yaz izinlerinde gelen; hiçbiri kalmadı, bir kez daha ulaşmamızla Eylül'e. Eylül; yoğun koşuşturmanın, dolu dolu çalışma temposu ile sürgit yaşamımızın başlangıcı olurdu. Bir meslektaşım, yaz tatilinden dönüp de karşılaştığımız her Eylül'de; "Bu yıl da bitti Erdal…" derdi. Önceleri yadırgıyordum, ancak bir süre sonra hak verir düşünceye vardım.

Mustafa Erdal GÜZELDEMİR 
 12.09.2018 19:01
 

Akdeniz ikliminde eylülün yeri ayrıdır. Fiziksel olarak rahatlarken duygusal olarak kah bocalatır kah rahatlatır... Yine de Alpay derim ben:-))

yeşilsoğan 
 11.09.2018 16:01
Cevap :
Eylül her iklimde güzeldir. Alpay'ın şarkıları gibi...Teşekkürlerimle.  11.09.2018 21:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 218
Toplam yorum
: 1809
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2061
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster