Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

03 Ekim '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
475
 

EYLÜL

EYLÜL
 

internetten alıntıdır


Nasıl da anlamadım gittiğini? Neden yetişemiyorum zamana, zamanın dilinden anlamadığımdan mı acaba? Oysa zaman kadar hızlıdır bütün telaşlarım. Eylül, bir zamanlar bir kadın tanıdım, adı sana benzemiyordu ama kendisi aynı sendi bana göre. Biraz uzak, biraz hüzünlü, biraz soğuk ama bir o kadar da sımsıcak. Temmuz doğumlu bir Eylül hüznü taşıyan kadın. Kadınlar hoşlanırlar hüzünden belki de bu yüzden en çok Eylül’ü severler içten içe.

Capcanlı renklerin içine karıştırılan o sıcak yumuşak renklerin hayata akarken ortaya çıkardığı mükemmel uyum. Kimse hoşlanmaz koyu kahverenginden ama tonlarına bayılır istisnasız herkes. Koyu yeşiller, önce solmaya başlarlar sonra sarılar girer devreye, turuncular karışır kırmızılara ve ismi konmamış bin bir ton oluşur gözlerimizin önünde yüreğimize akarlar hüzünle birlikte.

Bir yavaşlık, bir geç kalmışlık, isimsiz sakin bir telaş gidenin arkasından ne yapacağını bilmez bir ifadeyle. Kimim ben, yönüm neresi, ne yapmak istiyorum, neden gönderilmiş olabilirim hayata, … ? Sorular yağar sessizce göklerden, bulutlar tutarlar soruları birden bire dökülmesinler diye. Tarlalarda ne başak kalmıştır sapsarı ne de bir canlılık, herkes yaşadığı halde hem de.

Hırkalarla ısıtmaya çalışırız yavaşlayan kan akışımızı eylül ayında. Başlayan ilk soğuklarla titrer yüreklerimiz soğuktan mı kaynaklı hüzünden mi bilemeden. Kadınlar sever eylülü, yüreği sıcak akan erkekler de severler bu ayı aynı kadınlar gibi. Parmaklarını dolarlar sevdiklerinin parmakları üşümesin diye. Yüreği ihanete vurmamış herkes bilir eylülün içinde barındırdıklarını. Hüzün yakışır eylüle, hüznü sessizce bir kabul ediş vardır, teslimiyetsiz onurluca ama. Gözler biraz dalgındır sanki olacakları bilmenin medyumluğuyla. Her şey her an bitebiliri anlatır en çok eylül sessiz bir anlatışla.

Eylülü tanıyan bilir ki hayat kısadır, sevdiğinin varlığının yetmesi bile yetmez yaşadıklarına, kaybetme korkusu dolar yüreğine ya bir şey olursa diye, gözlerin dolarak bakarsın gözlerine, dile getiremezsin düşüncelerini ya gerçek olursa diye. Pişmanlıklar yaşarsın çok önceden ettiğin kocaman laflara.

Nisan’ın o uçuk-kaçık-uçarı hallerinin son demlerini yaşayan olgun halidir Eylül. Mevsimin bitiş noktasının son düzlüklerinde salınan o yumuşak sevecen renklerin uyumlu birleşimi. Sona hazırlık yavaş yavaş, gidişlerin de olabileceği varsayımının gerçekliği… Her şeyi kabul eden, bilen bakışlı, nazenin, kırılgan, hüzün demetinin tamamının kapsanması gibi.

Ne zaman bittin Eylül? Fark etmeden ellerimden kaçırmış hissi yaşıyorum yine. Kokun kaldı burnumda varla yok arası, aklım karmakarışık, hüzünlerini topluyorum ardından, yorgun ve özlemle … Bambaşka başlangıçlar, yeni hayatlara gebelikler her zaman var ama Eylül daha fazla gidişlerin hüzünlerini taşır sırtında.

Bilen bilir Eylül başka bambaşka bir karakterdir bütün zamanların arasında.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her zamanki gibi güzel ve akıcı bir paylaşım.Çok güzeldi,kaleminize ve güzel yüreğinize sağlık arkadaş.Saygılarımla...

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 13.10.2010 20:30
Cevap :
Hepimize her açıdan sağlıklar diliyorum bende, paylaşımlarımız devamı ile birlikte...  13.10.2010 22:24
 

Ayri bir özelliği olmasina karşin nedense Eylül hüzün verir bana... İsim olarak da çok hoşuma gider... Ne güzel anlaşmişsin Eylül'ü...

Sema Sener 
 11.10.2010 21:36
Cevap :
İsim olarak benim de çok hoşuma gidiyor Eylül aynı Nisan gibi, güzel anlatmaktan çok senin yüreğin güzel anlıyor... Sevgilerimi yolluyorum her neredeysen oralara  11.10.2010 23:23
 

iki gün önce yürüyüş yaparken ben benzer şeyler geçti içimden, yaprakların rengi hüzne dönmüştü,şükür ettim sonra Tanrı'ya bir baharı daha yaşama fırsatına,yine çok güzel anlatmışsın,hüzünden seçmişsin kelimelerini,yüreklerine sağlık,birden fazla ruh taşıdığındanmıdır nedir son dönemde daha bir güzel yazdıkların,bu bahar da hüzün olmasın be canım, sevdiklerimiz olsun yanımızda,yeni başlangıçlara sevinelim birlikte,üşüdüğümüzde bizi saran kollara şükür edelim,sardıklarımızı da

Süheyla Çalışkan 
 04.10.2010 12:31
Cevap :
Aslında hepimiz aynı hisleri hissediyoruz çoğu zaman sadece ifade ediş biçimlerimiz farklı. Mevsimler, ölümler, başlangıçlar, bitimleri yaşarken her duygu her insanın içinden geçiyor kesinlikle belirli zamanlarda. Ne zaman kalemi alsam elime hüzün dökülüyor kelimelerimden belki de ben de gizli gizli seviyorumdur hüznü kimbilir. Birden fazla taşıdığım ruhlar artık uykumdan uyandırıyorlar tekmeleriyle ve o zaman ne hüznü toparla kendini hüzün düşünecek vaktin yok artık diyorum gülerek. Evet, uzun süre sağlıkla sevdiklerimiz olsun yanımızda, üşüsek bile sıcak olsun yaşadığımız mekanlar hem birlikte hem de bütün sevdiklerimizin evlerinde... Sevgilerimi yolluyorum katıksız  04.10.2010 18:39
 

Eylülün gelişini heyecanla dökmüştüm satırlara... Şimdi ise bitti Eylül. Ekimde bitip buz gibi havaya mahkum edeceğiz tenimizi... Sonra bir koşuşturma kış geçecek. Zamana yetişmek ne mümkün. Tutmaya çalıştıkça kaçıyor sanki.

newbahare 
 04.10.2010 9:17
Cevap :
Okumak istiyorum Eylül le ilgili düşüncelerini, evet çok çabuk bitti yine. Geçtiğimiz yazın bunaltan sıcaklarından sonra uzun yıllar (eğer görürsem) soğuktan şikayet etmeyeceğime söz verdim Yaradana:)))) Zaman, tutmaya çalıştıkça kaçıyor kesinlikle... Sevgilerimi yolluyorum küçücük kızlarla birlikte  04.10.2010 18:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 371
Toplam yorum
: 1592
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 861
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster