Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '16

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
117
 

Eyvaaaaaaaaaaah tarzım kaydı!

Eyvaaaaaaaaaaah tarzım kaydı!
 

Gazeteci olarak beni takip edenlerdenseniz zaten biliyorsunuzdur! Bilmeyenler içinse kısaca özetleyeyim. 2014’ün Ağustos ayında ben biriciğim kilolarımla vedalaşma kararı aldım. Pat diye “Allah Allah” diye Dukan Diyeti’nin kollarına emanet ettim kendimi. 75 kg (1.65 boylarındayım) sadece 1,5 ayda neredeyse 10 kilo verdim. Hatta Dukan Bey’le röportaj bile yaptım. Ama ben de ve zayıflayan her kul gibi şımardım, diyeti hakkıyla tamamlamadan da bıraktım. Korumak için de kılımı kıpırdatmadım ve beklenen son;  63’ten 67’ye sonra ki 6 ay içinde pat diye başladığım kiloya döndüm. Yani 1 sene de hem zayıflığı hem kiloluluğu tatmış oldum.

Ama olan gardırobuma ve tarzıma oldu… Kilo verdim diye şutladığım kıyafetlerime mi yanayım, zayıfladım diye aldığım ama içine giremediğim kıyafetlerime mi? Doğal olarak da ben de ne tarz kaldı, ne zevk ne de giyinmek, süslenmek için bir istek… Eminim birçoğunuz da benimle benzer duyguları yaşadınız. Yaşamadıysanız da ilerde yaşama olasılığınıza karşı bana bir kulak verin derim…

Tabii ki tartılar bana türkü söylemeye başlamaya başlar başlamaz ben de hemen harekete geçtim spora yazıldım, sağlıklı beslenme yolunda adımlar atmaya başladım. Biliyordum bu sefer yolum daha uzun olacak ama sonucun kalıcı olması için elimden geleni yapacaktım. Yine de bu süreçte içine giremediğim kıyafetlerin yerine yenilerini koymak zorundaydım…

Tahmin edin ne oldu?

Mağaza mağaza gezmelerimin çoğu hep hüsranla sonuçlandı, tarzım kaymıştı bir kere! Giydiğim hiçbir şeyi yakıştıramıyordum, girdiğim her dükkânı arkamda bıraktığımda dünyadaki tek ve en kilolu kişiymiş gibi hissediyordum kendimi. Sonra bir gün benden çok zayıf bir arkadaşımla çıktık alışverişe… İkimizde yan yana kabinlerden çıktığımızda yüzü mutsuz iki insandık. Ve anladık ki mesele ne kilolu olmakta ne de zayıf olmaktaydı… Tüm mesele tarzını bulmakta ve daha da önemlisi kendimize yakışanı bulmaktaydı…

Çok değil sadece bir gün sonra online butik www.webshoptr.com’unkurucusu Sedef Uyaroğlu Dündar’la tanışma şansı buldum. Acıbadem’de çok şirin bir mağazası da bulunuyor. Ona bir gün önceki mutsuzluğumdan bahsettiğimde sadece gülümsedi ve beni içeri davet etti. “Unutma dedi, gardırobunda her zaman farklı alternatiflerle kombinleyeceğin özel parçaların olmalı” dedi. Evet de o parçaları seçmek şu sıralar pek de içimden gelmiyordu. O kadar güzel, samimi ve içten konuştu ki dinledikçe bir süre sonra benim gözümün önünden şöyle bir yazı geçmeye başladı!   

“Mutluluğun doğru giyinmekle bir alakası olmalı!”

Sonra başlasın show… Kıyafetin birini giyip, diğerini çıkardım yahu bir tanesinde bile kendimi kilolu hissetmedim! Abartmıyorum, gerçekten sanki bir gün öncesinin mutsuzluğunu silmek için bir melek görevlendirilmiş ve o da bana yardımcı oluyordu. Ve denediğim her kıyafette daha özel, daha güzel hissettim kendimi. Tarzını kaybedenlere ve alışveriş merkezlerinde o mağazadan bu mağazaya deli gibi koşturan ve mutsuz olan birkaç kişiye de derman olur diye yazmak istedim. Belki zengin ürün çeşitliliği içinde sizin kalbinizi de çalacak ürünler vardır… Bu arada mağazaya uğrarsanız neden bu yazıyı yazdığımı çok daha iyi anlarsınız!

Kilo verir miyim, vermez miyim zaman gösterecek. Ama çok iyi bildiğim bir şey var giyinmek ile iyi ve doğru giyinmenin asla kiloyla bir alakası yok… Nasılsa unutmuştum son zamanlarda! Sağ olsun sedef Hanım hatırlattı. Arada bir sizin de tarzınız kayarsa aklınızda bulunsun…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 733
Kayıt tarihi
: 25.09.12
 
 

Gazeteci... Serbest olarak özel röportaj ve yazılar hazırlıyor. Pr. medya Danışmanı olarak çalışı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster