Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '09

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
686
 

Eyvah, kıskanılıyorum!

Eyvah, kıskanılıyorum!
 

Bir gün daha bitti önümde
Günler gelir geçer ve antibiyotikler
Kimim ben? Bügün ne günlerden?
40derece yüksek ateş ve kıskançlık
Bu zayıflık anında, bir aşkın komasında
Kıskançlık aktıgında durmaksızın damarlarımda
Sen ilacımsın, susuz yuttuğum
Bir türlü gitmeyen ne yapsam da boğazımdan

Günlerdir hastayım ve bu beni delirtiyor
SÜrekli uykuyla uyanıklık arasında
Gidip gelip, gidip gelip, gidip gelip.
40derece yüksek ateş ve kıskançlık.

Kıskançlık bu zayıflık anımda,
Bir aşkın komasında
Ve aktığında damarlarımda.. kıskançlık... demiş TEOMAN

Kıskançlık pek anlamlandıramasam da kabul etmek zorunda olduğum bir duygu. Eninde sonunda kabul ediyoruz bu duyguyu, kabul etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü hemcinslerimiz de yaşıyor bunu. Bir arkadaşım ”Biliyor musun, ben seni diğer arkadaşlarımdan kıskanabilirim?” demişti. Şaşırmıştım. Arkadaş da kıskanılır mı diye? Sadece karşı cinse hissettiğimiz bir duygu da değil kıskançlık.
”Kişi neden kıskanır?” diye sorduğumda.

Kişi kaybetme korkusu sonucunda bu duyguyu hissediyor.

Ama biz “Tut deyince yut.” anlıyoruz.

Ben kıskanan tarafından bakamıyorum maalesef. Bu konudan çok çektiğim için. Aşırı kıskanma ilişkiler için tehlikeli çünkü, özgürlükleri kısıtlıyor. Huzursuz ediyor. Hem sizi hem karşı tarafı. Bir arkadaşım MSN’de erkek arkadaşına giydiği kıyafeti göstermeden evden çıkamazdı. Ben odama astığım bir afiş yüzünden kavga etmiştim birlikte olduğum insanla. Başka bir arkadaşımın eşi o kadar karışıyor ki ne giydiğine, arkadaşım bir yere gideceği zaman strese giriyordu.

Kız arkadaşımda kalamıyordum. Neymiş efendim onun erkek arkadaşı arkadaşını getirirmiş ben de çıkamazmışım o ortamdan. Bak sen? Çocuğum ya ben elma şekeri ile kandırılabilirim.

Bir de şu klasik söz var: ”Ben sana değil karşıdaki erkeğe güvenmiyorum.”

“Hayır canım, sen bana güvenmiyorsun. Bir bayan istemezse bir erkek ona yanaşamaz. Yanaşsa bile terslenir.” Kıskanma ölçüsünde olursa her bayan, bay hoşlanır bundan. Ama abartıyoruz. Ben tiyatroya bile gidemezdim arkadaşlarımla. ”Benden başka kimse senin için hayatını tehlikeye atmaz.” ”Lütfen, tiyatroya gidiyorum, savaşa değil!” Bazen çok yorucu oluyor bu konuşmalar…

Düşünün bir kere çok kıskançsanız ve erkek yada kız arkadaşınız sizi çekiyorsa, bunun sebebi size olan sevgisidir. Bu durumda niye onu zorluyorsunuz. Bu durum onu daha çabuk kaybetmenize yol açar.

Mesela aldatılmaktan korkuyoruz. Tut ki aldattı. Ne yapacağız? Onun için hapse mi gireceğiz? Beni kaybetmeyi göze alıyorsa, buyursun aldatsın! Umrumda olmaz. Herkes kendi seçimini yaşar. Beni kaybetmek zaten onun için büyük bir cezadır.

Aşırı kıskançlık hayatı yaşanamaz kılıyor. Sadece çevreye değil, kişinin kendine zarar veriyor. Ne gerek var? Bir ilişki güven ve saygı ile “sağlam” bir ilişki olur.
Güvenmiyorsanız o insanla beraber olmayın!

Güveniyorsanız da şunu düşünün. Başka biri ile olmak isteseydi şu an yanınızda olur muydu? Yanınızda ise sizi seviyor demek ki, kıymetini bilin.

Herkesin böyle bir şansı yok!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 119
Toplam yorum
: 220
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 499
Kayıt tarihi
: 13.08.08
 
 

17 Haziran 1982 Manisa doğumluyum. Türkçe öğretmeniyim. İzmir'de yaşıyorum. Yazmak yaşamak benim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster