Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '19

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
154
 

Ezan ve Islık!

Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan/olduğu söylenen bir ülkede Ezan sorun olabilir mi?..Ya da olmalı mıydı?

Yahut da olmuş mudur?

Evet, kahir ekseriyeti Müslüman olan Türkiye'de Ezan sorun olmuştur...Olmaması gerektiği halde!

Belki de önceki gün Taksim meydanındaki "ıslık" olayını değerlendirirken işe buradan başlamak lazım.

Bu ülkede Cumhuriyetin kuruluş zamanlarından başlayarak günümüze kadar zaman zaman Ezan sorunu yaşanmıştır.

Bin beş yüz yıllık Ezan'ın Arapça aslının yasaklanarak Türkçe okutulmasıyla sorun başladı...Zira, Müslüman halk çoğunluğu nezdinde, Ezanı "Türkçeliştirmek" yasaklamaktan farklı değildi.

Bu durumun, CHP Tek Parti iktidarına ne yaptığını, buna karşılık Ezanı yeniden aslına döndüren Demokrat Partiye ne kazandırdığı anlatmaya gerek yok.

Şu var ki, Ezan'ın yeniden "Allahüekber" nidalarıyla Müslüman yurdunun semalarını doldurması, bu ülke için adete yeniden İslama giriş gibi oldu.

Merhum Mehmet Akif'in, İstiklal Marşımızda;

                  "Şu Ezanlar ki şehadetleri dinin temeli

                    Ebedi yurdumun üstünde, benim, inlemeli!"

diye özetlediği iman ve sadakat aslında tüm Müslüman Türk halkının duygularına tercüman oluyordu.

Ezan'ın ne olduğu veya Müslümanlar için ne ifade ettiği konusuna girmeyeceğim...Bununla ilgili daha önce yazılar yazdım...Bunlardan birinin linkini yazının sonunda vereceğim.

Bugün tartışmak istediğim, bu ülkede kimler Ezan'ı istemiyor; kimler Ezansız bir Türkiye hayal ediyor, bunu anlamaya çalışmak:

Zira, sayıları çok olmasa da böyle birilerinin olduğu kesin ülkemizde!

Aslında, 28 Şubat günlerinde dillendirilen "kamusal alan" yaftasının bir yansıması bu...Dinle diyanetle ilgisi olmayan bir kesim, Dinin kamusal alandan çıkarılması hezeyanını Ezan hususunda da gösteriyor.

Bu "laiklik" anlayışına göre, Caminin dışındaki her yer kamusal alandır ve caminin dışındaki tüm yerlerde din olmamalıdır...

Ezan da bir dini ritüel olduğuna göre Ezan da olmamalıdır!

Bu basit laiklik anlayışı, sadece dinden veya dindarlıktan uzak olmakla kalmıyor, tarihten ve sosyolojik gerçeklikten de çok uzak duruyor ama kimin umurunda.

Zira, Ezan sadece namaza çağrı olmayıp bir İslam ülkesi olarak bağımsızlığımızın beyanıdır; tıpkı Bayrak gibi...

Hiç camiye girmemiş; alnı secdeye gelmemiş olanlar için de geçerlidir bu durum... Eğer, ülkenizde Ezan yoksa, özgürlüğünüz de yoktur... Bu kadar kesin!

Öyleyse, ne amaçla olursa olsun Taksim Meydanına dolan gruplar neden Ezan okunurken ıslık seslerini yükseltiyor??

Böyle olmadı, sadece polis ıslıklandı dense de, videolar yakından incelenince Ezan sesiyle birlikte ıslıkların yükseldiği de işitiliyor.

Belki ordakilerin hepsi değil ama bir kısmı, Ezan sesine tepki olsun diye ıslık çalıyor, bu da kesin!

15 Temmuz gecesi, camilere saldırıp sela veren müezzinleri dövenler olduğunu da biliyoruz!

Halbuki, çağdaşlığın, laikliğin, dinsizliğin merkezi olan Avrupa'da Çan seslerini ıslıklayanlar olduğuna dair hiç bir şey duymadık...

Onların kiliseye gitmeyenleri de, Hristiyanlığa inanmayanları da Çan seslerinden rahatsız olmuyor...Oluyorsa da bunu ıslık çalarak ifşa etmiyor!

O zaman, bizdekilere ne demeliyiz?..Çağdaş, laik, dinsiz, feminist, komünist...bir yığın sıfat veya felsefe söylenebilir...Ne söylerseniz söyleyin sonuçta bunların hepsi Batı mahreçlidir.

Ancak, Batı'da bizdeki gibi olmadığına göre, bizdekileri böylesine "tepkili" yapan nedir?

Feminist ol, komünist ol, dinsiz ol, laik ol...Ne olursan ol ama bu bin yıllık İslam topraklarında Ezan sesinin dinmeyeceğini, eğer dinerse bunun senin için de son olacağını BİL!

Galiba, sorunun temeli vurguladığım bu son kelimede gizli...Bilmiyorlar!

O kadar aslından uzak, tarihinden bihaber yetiştirilmişler ki, neyin kendileri için doğru, neyin yanlış olduğunu bilmiyorlar!

Tarihimizi, Çanakkale'yi, İstiklal Harbini ve İstiklal Marşını bilmiyorlar!

Üstelik bu bilgisizlik onlarda bilinç haline gelmiş...Kaybolmuşlar haberleri yok!

Eğitim şart, derken hangi eğitimin şart olduğunu, hangi eğitimin dert olduğunu da anlatmak lazım.

işte bizim temel meselemiz bu!

http://blog.milliyet.com.tr/ezan-/Blog/?BlogNo=193428

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ezanla derdi olan vatandaş olduğunu sanmıyorum. Tabii ezan sadece bir remzdir. Günde beş vakit gürül ürül ezanların okunuyor olması ülkede Müslümanca yaşandığının bir kanıtı olmayabilir! Misal, rüşvetin/torpilin yaygınlığı nicedir? Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 16.03.2019 13:53
Cevap :
Müslümanca yaşamak ayrı konu..Ben Ezanin özgürlüğümüzün sembolü oluşundan bahsettim..Bunu böyle görmeyenin Ezanla sorunu var demektir!!Selamlarimla  16.03.2019 18:47
 

İnsanların çoğu şartlanmış bir beyine sahip olduğu için gelişemiyor..Gerçekten gelişmişlik olduğunda dünya mükemmel bir yer olacaktır..kimse kimseyle uğraşmayacak herkes dilediğini yapacaktır..yönlendirme olmadan kendi dürtüleriyle insan olacaktır..saygılar

jale kasap 
 14.03.2019 9:08
Cevap :
Eğitim şartlandırmanın ilk evresi..Sonrasi geliyor..Maalesef bizim ülkede eğitim kademeleri, fikri hür vicdanı hür irfanı hür nesiller yetiştiremedi..Yetistirmek de istemedi..Teşekkür ederim..Selamarimla  14.03.2019 12:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 4200
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 781
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster