Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '12

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
349
 

Ezberini unutan aktör

Ezberini unutan aktör
 

ESKİ BİR GREV HABERİ


Şehir Tiyatrosu’ndaki darbe  provalarına yıllardır seyirci kalınıyordu, son neşter vurulunca  epey yankı  oldu… Yazılan üç köşe yazısından ikibuçuğu neredeyse aynıydı: Sanata müdahale edilemez  filan gibi şeyler.  Konudan uzak olanlar, 1980 darbesinden bu yana sanat pek özgürmüş de, yalnızca  son yönetmelik değişikliğiyle müdahaleye uğramış diye düşüneceklerdir kuşkusuz.

İskender Pala’nın muhafazakar sanat manifestosunu okumamıştım,   televizyonda  tesadüfen duydum. Aynı programa katılan Pınar Kür konuyla ilgili son noktayı koydu: “Okulda öğrencim böyle bir şey  yazsa,  bu ne  yahu derdim”. Bu konuda çok doğru bir belirleme de    Salih Tuna’dan geldi: “Bu manifestoda a muhafazakar sözcüğünün yerine pekala  başka  bir şey  de konulabilir!”

Pala’nın  muhafazakar sanat manifestosunda muhafazakarlık  zaten yoktu da,  sanat adına da bir şey yoktu! 

Sanat muhafazakar olamaz çünkü dünyayla beraber değişir, sanatçı olmak  da muhafazakarlık çerçevesine sığdıralamayacağı  gibi,  hiçbir  tanıma hapsedilmeyecek   kadar geniştir. Sözgelimi Picasso’nun mavi ya da kırmızı döneminden bahsedebiliriz de,  uçak, bomba, silaha gerek duymaksızın  insanların savaş karşısındaki çaresizliğini dile getirebilen   Guernica’sını , sırf ressamı komünist partisi üyesidir diye, “ komünist sanat” diye sınıflandıramayız  herhalde, değil mi ?

Şimdi  sıra tiyatroda en önemli şeyin ezber olduğunu sananların ezberini bozmaya geldi…

Muhafazakar sanat hatçılık, kuklacılık filandır: Nasıl yani? O zaman opera elitist, tiyatro burjuva filan mıdır?Oysa ödenekli tiyatroların seyirci profilinde yoğunluklu  olarak  gençler, orta sınıf aileler  filan var!

Muhafazakar  sanat yoktur ama muhafazakar sanatçı vardır: Nasıl yani?   Dramatik sanatların temelinde zıtların çatışması var! Farz eyleyin ki, “muhafazakar”  diye adlandırılan sanatçı, içki kötülüklerin anasıdır tezinde bir oyun yazmaya yeltendi… Ana  eksende  bir alkol bağımlısını göstermek istese, muhafazakar sanat sahnede alkole izin vermez  ki!

Şehir Tiyatroları ezici çoğunluğun değil, herkesindir:  Nasıl yani ? Ezici çoğunluk, ezmekten  oyun yazmaya  vakit mi buluyor?  Ekrem Dumanlı, yıllar önce “sağ cenahta sanatçı yetiştirelim” dediğinden bu yana, dişe dokunur bir eser  yaratılmış mı da , repertuara alınmamış?

Şehir Tiyatroları kadrolarına sızılamaz : Nasıl yani? Son yıllarda AKP buraya kendi kadrolarını akıtmadı mı ?

Parayı veren düdüğü çalar: Nasıl yani? Şehir Tiyatrosu  sanatçılarının maaşlarını belediye ödemiyor ki, Maliye Bakanlığı ödüyor, o zaman tiyatrodan neden doğrudan doğruya Maliye Bakanı sorumlu olmuyor?

Belediye zaten yönetimde  7’de 2 ile sadece varlık gösteriyor, güdümleme derdinde değil: Nasıl yani? O zaman İETT’nin yönetiminde  niye  ağır vasıta ehliyeti olan 2 sanatçı yok?

Belediye, yönetmeliği eskidiği için değiştiridi: Nasıl yani? Ayşenil Şamlıoğlu, zaten görevi kabul ederken, yönetmeliği değiştirmeyi hedeflememiş miydi? Bu kadar süre boş mu oturdu?

Şehir Tiyatrosu sanatçıları eylemcidir: Nasıl yani? Tiyatroları kongre vadisinin parçasına dönüştürülürken, kaçı buldozerin altına yattı?

Şehir Tiyatrosu sanatçıları emekçidir: Nasıl yani? 4 C meselesinde kaç tanesi Tekel işçilerinin yanındaydı? 1 Mayıs’ta kaç tanesi meydandaydı? Mesele kendi haklarını korumak olunca mı emekçi oldular?  

Tiyatronun yeni genel s. yön’ü  güdümlüdür: Nasıl yani? Bugün muhalefet sözcüsü olarak konuşan Orhan Alkaya,  birkaç yıl önce aynı görevde  rejime hizmet etmedi mi? (Bu arada sevgili Hilmi Zafer Şahin’e, “18 aylık”  yeni serüveninde başarılar!)

Sanat sansürlenemez: Nasıl yani? Rosenbergler kaldırılırken öfkeleniyoruz da, Yahya Kemal’in dizelerinin sansürlendiği belgelenmişken, kaçımız  bu haksızlığa ses etti?

Sanat ile ibadet yan yana olamaz: Nasıl yani? National Theatre’ın içinde kilise mi var da,  tiyatroda mescit uygulamasına rıza gösterildi?

Sanat ile iktidar  yan yana gelmez: Nasıl yani?  Birkaç yıl önce Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nun açılışında hükümet görevlilerini Şehir Tiyatrosu’nun değerli  sanatçıları alkışlamamış mıydı?

Sosyal demokratlar  sanata sahip çıkar: Nasıl yani? Kılıçdaroğlu’nun tiyatroyla ilgili kaç konuşması var? Bedri Baykam, bir tv programında, bizim CHP’nin gündeminde şimdilik sanat yok derken, kaç kişi, sorgulamayı akıl etti?

Tiyatroda büyüklere saygı vardır, tülüat yapılamaz: Nasıl yani? Temaşa sanatlarımızda tülüat yok mu? Lüküs Hayat’ta doğaçlama yapılır da, Sümeyye Erdoğan’ın karşısında mum gibi mi durulur?   

Tiyatro kendi ayakları üzerinde durmalıdır: Nasıl yani? Tiyatro biletlerini 1 liraya düşüren aynı belediye değil miydi? AKP’nin kültür politikasında, yerel belediyelerde ücretsiz oyun oynama yok mu ki?

Şehir Tiyatroları oyunları özel tiyatrolara ihale edilecek:  Nasıllll yaniiii?  Komşuda pişer bize de düşer mi? Bizim  tiyatroya   iki çocuk oyunu, bir de Kavacık sırtlarında  bir villa  (pardon  home ofis) tahsis ederseniz vatana millete hayırlı bir evlat olarak ben de varım   bundan böyle!

Detaylar için cepleşelim. 

 

 

Nedim  Saban

nedimsaban@superonline.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:)) Tam yerine rast gelmiş, manzara koymuşsunuz mu desek? Hayırlı işler Nedim Bey. Burada olmanız güzel.

Ayrıntıda gezinmek 
 29.04.2012 15:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 333
Kayıt tarihi
: 08.11.08
 
 

Tiyatro sanatçısı Nedim Saban'ın tiyatro, sanat, siyaset, günlük yaşam ve medya üzerine yazıları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster