Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
5554
 

Ezoterik inisiyasyon

Ezoterik inisiyasyon
 

İnisiyasyon Latincedeki "initium" sözcüğünden türemiştir. "Initié" de "yola koyulmuş, başlamış" demektir. Ezoterizm ise bilgilerin ve görgülerin kapalı bir topluluk içinde ve aşamalı olarak verildiği çalışma ve öğreti sistemidir. Ezoterizm sözcüğü, eski Yunancada "içeri almak" anlamına gelen "eisotheo" sözcüğünden türetilmiştir. İnisiyasyon bir anlamda, “kendini adamak, bir yola baş koymak” anlamına gelmektedir.

Birçok kaynakta ezoterik inisiyasyon şöyle anlatılır: “Dışarıdaki, yabancı ya da harici kişinin, içeri alınması, ezoterik topluluğun üyesi durumuna getirilmesi ve ezoterik bilginin ışığına kavuşmasıdır.” İnisiyasyonu, aydınlanma ve eriştirme olarak da düşünebiliriz. Ezoterik inisiyasyon; bireyde, varlığın bir alt aşamasından bir üst aşamasına geçişini ruhsal olarak gerçekleştirmeye yönelik süreçtir. Burada amaç, bir takım simgesel eylemler ve fiziksel edimler aracılığıyla, bireye yeni bir yaşama "doğmak" üzere "öldüğü" duygusunu aşılamaktır. Bu nedenle, kimi ezoterik örgütlerde inisiyasyona, ikinci doğuş da denilmektedir. Amaç, kişinin, dış yaşamındaki her türlü koşullu durumunun ötesine geçmesidir. Ezoterik örgütlerde inisiyasyon” isimli makaleden de zaman zaman yardım alarak açıklamaya devam edelim.


Ezoterik örgütlerin çoğunda inisiyasyon için tek tanrı inancı şartı aranır. Tesadüfler eseri var olan bir evren fikri, inisiyasyonun hedefi ile çelişir. Einstein’ın dediği gibi “Zar atmayan bir Tanrıya” inanılması beklenir.

Asıl gerçeklerin onları anlayabilecek yetenek ve bilgide olan seçilmiş kişilere aktarılabileceği görüşü ezoterik sistemin özüdür. İnisiyasyon, kendi kendine bilgiye ulaşmak değildir. İnisiyasyonu oluşturan çeşitli gizler, inisiye olan kişide bir diriliş, bir yeniden doğuşla taçlanan bir ölüm duygusu yaratmaya yönelik törenler, ritüeller dizisinden oluşmuştur. Ezoterik – inisiyatik sistemlerde öğretiyi alacak olanlar özenle seçilirler ve öğretiler bir dereceler silsilesi içinde verilir.

Ezoterik yaklaşımda; birey kendi kendini aydınlatamaz. Mistik çoğu zaman elini eteğini dünyadan çekmiş bir "münzevi"dir. Düzen ve denetim dışıdır. Gerçeğe bir anda "sezgi" yoluyla varabilir. Ezoterizm’de birey, inisiyasyona dayalı bir örgüt tarafından ışığa kavuşturulabilir. Ezoterik örgüt kişiye, öncelikle ruhsal bir etki aşılar, sonra bu etkinin üzerine bir öğreti kurmaya çalışır, bunu yaparken de belirli bir hiyerarşik yapıyı ve disiplini izler. Ezoterizm daima disiplinli örgütsel bir yapıdadır.

İnisiyasyon, arınmadır. Eksiksiz, yetkin bir varlık olabilmek için, birey dış yaşamdan getirdiği tutku ve yanlışlarından sıyrılır. Bir aydınlanmadır. İnsan böylece, yitirilmiş bilgi'ye ulaşma umuduna kavuşur. Bir bütünlenmedir. Yeniden doğar ve evrenin özündeki "Büyük Varlık" la birleşir. Farklılıklardan, tamamlayıcılığa geçiştir. “Yitirilmiş Bilgelik” ya da “ Kadim Bilgelik”, inisiyatik sistemlerde insanoğlu'nun yaradılış sırasında sahip bulunduğuna inanılan, ama sonradan yitirdiği, sonsuz özgürlük ve mutluluk veren eksiksiz bilgiyi simgeler.


İnisiyasyonun temel unsuru, ölüm ve yeniden diriliştir. Ölümün anlamı yok oluş değil, yeni bir âlemde var oluştur. Yeniden var olmak için, önce ölmek ve sonra yeniden doğmak gerekir. İnisiyasyon, bir anlamda öldürmek, ölümü yaratmaktır. Ancak bu ölüm; bir çıkış, başka bir yere geçmek, aydınlanma içindir. İnisiyasyonun amacı, bilinçaltını etkilemektir. Doğru gerçekleştirilmiş inisiyasyon kalıcıdır ve hiçbir surette akıldan ve gönülden silinmez.

İnisiyasyon yoluyla, birey kendi kendini "gerçekleştirmekte"; yetkinleşme sürecine ilk adımı atmakta, kendi özünde saklı olanları kuramdan eyleme yöneltmektedir. Ayrıca, bu durum bir kez kazanılınca, bir daha yitirilmeyen bir niteliktir. İnisiyasyon olgusu artık sürekli bir durumdur. İnisiye olmak bir daha geri alınamaz bir özelliktir. İnisiyasyon yolunu izleyen birey artık misyonunu yüklenmiştir ve kendini gerçekleştirecektir. İnisiyatik sistemler kişiye belli sınırları olan yolu gösterir ama her bireyin kendi zenginliğini katması için de onu hür bırakır. Bir Hint atasözü şöyle der: “Her insanın en iyi üstadı kendi içindedir.”

Ezoterik inisiyasyon:

1 - Kişinin önceden belirlenen eğilimleri ve özellikleri üzerine yapılandırılan.

2 - Belirli bir ruhsal etki yaratarak, kişinin bilinçaltına yönelen.

3 - Bireyin kendisinin tamamlaması gereken bir "saklı özün gerçekleştirilmesi" çabasından oluşan üçlü bir süreçtir.

Ezoterik örgütlerde, inisiyasyon süreci, "karanlıklar" içine yapılan bir girişle başlar. İnisiye olmaya aday kişide, öldüğü duygusunu yaratmayı hedefleyen çeşitli sınavlardan geçer. Bu "cehenneme iniş" tir. İniş ya da ölüm aşamasını izleyen aşama, bir çıkış, yükseliş aşamasıdır. Bu noktada, genellikle, dar bir geçitten geçişle simgelenen, tipik bir ana karnından doğum olgusu yer alır. Son aşama ise ani bir ışıklandırma, aydınlanmadır.

"İniş-yükseliş" ve "ölüm-doğum" temasının işlendiği inisiyasyon süreci, evrenin doğum sürecinin aşamalarını, kaos' un ışık tarafından düzenlenmesini de simgesel olarak canlandırmaktadır. Kozmogoni, evrenin oluşumu, yaradılışı ile ilgili ilksel ve inançsal tasarımlardır. Genel olarak evrenin yoktan, kaostan var edildiği inancıdır. Yaradılış kavramı evrendoğumu ifade eder.

Ezoterik sistemlerde yeniden doğuş esas itibarı ile yaşarken kendini yenilemenin büyük gücünü simgeler. Ölmeden önce ölebilmek kendini bilip, kendini yontma cesaretini de ister. Bu ise kendinle başa çıkmaktır ve en zorlu görevdir. Gnostikler, yeniden doğuş olgusuna şöyle yorum getirmektedir:

“Önce ölüp sonradan dirileceklerini söyleyenler yanılıyor. Yeniden doğuş, hayatta iken yaşanmalıdır.”

Ezoterik sistemlerde bazı düşünme kuralları vardır. Bu düşünme kurallarına uyulmazsa inisiyatik sistemler felsefe kulübüne dönüşebilir. Ezoterik sistemler, nitelikli ve erdemli insan için yapılan öğretilerdir. Bu öğretileri alan inisiye, çalışarak sürekli kendini yenileyecek ve algıladıklarını uygulamaya geçirecek ve paylaşacaktır. İnisiyenin aldığı eğitim onu güvenilir, özverili ve paylaşmacı insan yapar.

Her inisiyasyon sisteminde ilk şart, kendi evimizi, yani bedenimizi iyice tanımamızdır. Kendini tanımadan tekâmül yoluna koyulma olamayacaktır. İnisiyasyon insana görev bilinci verir. İnisiye artık hiçbir paye, makam beklemeden insanlık için çalışacaktır. Tevazu sahibi olarak kendini yetiştiren birey, basamakları çıktıkça ne kadar eksik olduğunu idrak edecektir. Olgun ve erdem sahibi inisiyede gelip geçici dereceler, makamlar ve payelerin şekil itibarı, kendisinde kibir yaratmayacak aksine “Boş başak dik durur, dolu başak eğilir” sözünde olduğu gibi geldiği noktayı hazmederek insanlığa açtığı yüreğindeki sevgi ve saygı daima yücelecektir.

Ezoterik inisiyasyon insanı, inisiyasyon yolu ile daha iyiye, daha güzele, daha doğruya, daha donanımlı yapmaya çalışan bir öğretidir. Topluma daha faydalı bir insan haline getirmek için, kişiye bir görev duygusu vermeyi amaçlar. Yolun istikameti bellidir, yol arkadaşı olan inisiyeler kendilerini gerçekleştirerek kendi katkılarını yapacaklardır. Bu yolda inisiyenin yanında yürüyen rehberler vardır ama örnek, model kopyalama yoktur. En kolay yol olan örnek alarak gelişme söz konusu değildir. Kişi kendi kendini gerçekleştirmelidir. Bir ustanın ayak izleri takip edilmeyecek, rehber önünde gitmeyecektir, kişi olacak ise kendi başaracaktır. Bunun için düşünmesi, sorgulaması gerekmektedir.

Ezoterik sistemlerde herkes kendi vicdanı ile baş başadır ve sorularını, aklının önderliğinde ve sezgisi yardımıyla, başkalarının cevaplarını kullanmaksızın, kendi başına çözmek durumundadır. Amaç, hakikati arayıştır. İnisiyenin sahip olduğu bilgi gücü ve ulaştığı bilinç düzeyi, büyük sorumluluğu da birlikte getirir. Yolculuğun hedefi gerçek bilgiye, hakikate ulaşmaktır. İnisiyasyon bir süreçtir. İnsanın doğa ve toplum içinde kendi özgünlüğünün ayrımına varması demektir. Bu farkındalık kavramı, ezoterik anlayışa göre "bilinçlenme" anlamına gelir.

Hz. İsa, inisiye ettiklerine, “Size, Cennet krallığının sırlarını anlama imkânı verildi. Oysa onlara verilmedi.” der ve dünya gerçeklerine gönül gözü kapalı olanları “ölü”, belirli bir eğitim seviyesine gelmiş olanları ise “yaşayanlar” olarak nitelendiriyordu. Tasavvufta bu kategorik ayrım “Havas” ve “ Avam” şeklindedir. İnsanoğlunun büyük çoğunluğu maalesef yaşamı sorgulamak, ışığı aramak ve zor yolu seçmekten kaçınır.

İnsanoğlu “Gayret edenler” ve onlara “Hayret edenler” şeklinde temel olarak ikiye ayrılır; ne mutlu gayret edenlere...

Ne mutlu bağlarından özgürleşip; iyi, doğru ve güzel yolunda insanlık için çabalayanlara...

Ne mutlu düşünebilip, öğrenebilip, inanabilip taş üstüne taş koyabilenlere...

Ne mutlu ışığı arayanlara...


Berk Yüksel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İyibir felsefi yaşama versiyonu diye düşünüyorum.sizinde yazının sonun da atıfta bulunduğunuz gibi,tasavvufi Ekol Cüneyt-i Bağdadi'ye uyum gösteriyor. diye yorumladım. Yazılarınızı zevkle okuyacağım.

Nariçi 
 13.07.2007 22:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 239
Toplam yorum
: 421
Toplam mesaj
: 122
Ort. okunma sayısı
: 24197
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

21 Aralık 1973, Ankara doğumludur. Lisans ve yüksek lisansını “İşletme” alanında yapmıştır. Araşt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster