Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '11

 
Kategori
İnternet
Okunma Sayısı
1828
 

Facebook, Twitter, Google insanları salaktivist mi yapıyor?

Facebook, Twitter, Google insanları salaktivist mi yapıyor?
 

Sosyal ağlardaki “kalabalık etkisi” ile oluşan kollektivist sanal yaşamın toplumsal gücü artıracağı düşünülürken tam tersi toplumu iyice ayrıştırdığı ve bireyleri yaşamdan izole ettiği görüşü ağırlık kazanmaya başladı.

Son günlerde dünyada bazı etkin sosyologların tartışma konusu haline gelen “siber şüphecilik (cyber-scepticism)” ve “birlikte yalnız(together alone)” kavramları ile ilgili olarak yayımlanan makaleler ve kitaplarda artış gözlemlenmekte.

Guardian’da Paul Harris tarafından kaleme alınan yeni bir makalede “sosyal ağlardaki insanların siber-şüphecilik eğilimlerindeki artışın, insanları birleştirme yerine daha da ayrıştırdığına” dikkat çeken görüş ve kitaplardan söz edilerek, Facebook ve Twitter’in insanları yalnızlaştırıcı, gerçek yaşamdan izole edici etkileri konusunda sosyal ağlara karşı akademik atakların hızlandığından bahsedilmiş. (Paul Harris, Guardian 22.01.2011)

Sosyologlar, Twitter, Facebook ve anlık mesajlaşma servislerindeki yoğunlaşmayı bir çeşit “modern delilik” olarak nitelendirerek, insanların bu çılgınlıktan ne şekilde etkilendiklerini ve bu etkilerin sonuçlarını yorumluyorlar. MIT profesörü Sherry Turkle, “Together Alone (Birlikte Yalnız)” isimli kitabında sosyal ağlara karşı bir savaş başlatmış durumda. Modern deliliğin bir patolojik bulgu halinden çıkarak insanların tipik davranışları haline dönüştüğünü, teknolojinin insan yaşamını ele geçirdiğini ve sosyal ağlardaki paylaşımların “insanları daha az insan” yaptığı görüşünü savunuyor. Siber-gerçeklik içinde insanların gerçek yaşamda sadece kötü bir taklidinin kaldığını, insanların gerçek yaşamdan izole olduğunu ifade ediyor.

Sosyologların üzerinde durduğu diğer bir konu ise; Google’ın insanları aptallaştırması ve düşünme gücünü yok etmesi. Google üzerinden bilgiye bunca kolay ulaşım, insanların araştırmacı yönünü yok ediyor, düşünme tembeli haline getirerek aptallaştırıyor.

“Slacktivist”…sosyal ağlarda yeni insan tiplemesi. “Slactivist bir nesil yetişiyor” diyor uzmanlar. Biz buna “salaktivist” de diyebiliriz. Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde oturduğu yerden dünyayı kurtaracağını sanan insanlar topluluğu! Gruplara katılımlar ve paylaşımlar ile neyin ne olduğunu anlamadan, bilmeden bir fikri ya da görüşü savunan “kalabalık etkisi” altında kalmış insanlar. Tüm bunlar “modern delilik” kapsamında değerlendirilmekte. Ayrıca slactivizm insanları beyin tembeli yaparken, slactivistlerin tıkları devasa bir sosyal ağlar ekonomisi yaratıyor.

Tamam, sosyal ağlarla iletişim, internet, bunların hepsi olması gereken şeyler ancak bizler sosyal ağlardaki iletişimlerin bizi azaltmasına daha fazla izin vermemeliyiz. Modern deli olmak istemiyorsak daha ilham verici, geliştirici, kalabalıkların içinde yalnızlaştırıcı değil bireysel olarak gücümüzü daha çok hissettiren iletişimlere ihtiyacımız olduğunu eni konu düşünmeliyiz.

Sosyal ağlarda iyi bir paylaşımcı olmak değil, gerçek yaşamda iyi bir insan olabilmek daha önemli. Bilgili görünmek yerine gerçekten bilgili olmak entelektüel geleceğimiz için gerekli.

Bir cafede oturup laptopundan ya da iPhonundan sosyal paylaşım sitelerinde üleşerek sosyal olmaya çalışan bir insan, ne içtiği kahvenin tadına varır ne de etrafındaki insanların ne de sahici yaşamın…Keza evde de aynı şey söz konusu!

Sahiden var olanın peşinden gitmek yerine bir camın arkasından görünene koşmak bizi azaltıyor, insanlığımızı yok ediyor, sanal zombi yapıyor…üstüne de “salaktivisit” oluyoruz.

Modern deliliğe dikkat…!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Emek vererek, araştırarak yazdığınız yazınız için teşekkürler. Ben de bu konuyu"internet bağımlılığı"isimli yazımda işlemiştim. Sanırım bu tutku, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde daha bariz şekilde gözüküyor. Önceleri televizyon nedeniyle sohbetler, ev içi iletişimler azaldı diye şikayet ediyorduk,internet onu mumla aratıyor.Televizyon izlerken, hiç olmazsa aynı konuya odaklanıyor, onunla ilgili de olsa aynı atmosferde buluşma olanağını buluyorduk.İnsanlar kendi iç dünyalarını açacakları,paylaşacakları başka"can"lar bulmakta sorun yaşadıklarından olsa gerek, sanal da olsa, kendilerini ifade etme olanağı buldukları paylaşım sitelerinde, "paylaşma"yı tercih ediyorlar.Adeta psikolog görevi yapıyor sanaldakiler...Her şeyde olduğu gibi durma noktasını bilemiyoruz,dozu aşıyoruz :))Sevgiler...

Nur Eşmeli 
 24.01.2011 17:44
Cevap :
Teşekkürler...abartmakta üstümüze yok, bu çok doğru bir saptama...medya her konuda toplumu kıskıvrak yakalaşmış vaizyette...hal böyle olunca her tür medyanın esiri olmak kaçınılmazdı. Sosyal ağlar ise her yönü ile tartışma konusu, iyi mi faydalı mı, yokza zararlı mı, zararı nedir, tüm bunlar araştırılıyor, gelecek ve teknoloji bizi hangi noktaya taşıyacak bilmiyoruz ancak gerçeklikle aramızdaki mesafe bir hayli açılmış durumda...sevgiler  30.01.2011 7:26
 

TV lerdeki diziler, bilhassa evlendirme programları internet, face book, ve diğer sitelerden daha tehlikeli. Bizde araştırma yapılmıyor ama yapılsa Ülke halkının, bilhassa kadınlarının ruhsal durumları inanılmaz tehlike altında. İzleyenlerin çoğunluğu menapoz dönemi ve daha sonraki yaşlar olduğu dikkate alınırsa ki öyle, daha da tehlikeli hale geliyor. Diziler derseniz bir başka alem. Bir evde istenmeyecek tüm ilişkiler, davranışlar çok matah bir şeymiş gibi topluma pompalanıyor. İnsanlar zamanla aynı davranışları sergilemeye başlıyorlar. Aşırı alkol aldığı belli olduğu halde sorduğunuzda sarhoş değilim diyenler gibi bu insanlara da sorsanız yok canım öyle çok izlemiyorum cevabını alıyorsunuz. İkili veya toplu sohbetlerde konu bunlar. İnsanlar artık kendilerini bile tanıyamıyorlar. İşin kötü tarafı bunun farkına bile varamıyorlar. Neler yapılabilir bilmiyorum. Ben TV yi tamamen kapatmakta ve interneti de birkaç site dışında girmemekte buluyorum. Selam ve saygılar.

akar 
 24.01.2011 11:16
Cevap :
Toplumun büyük bir çoğunluğu sosyolojik ve psikolojik açıdan sıkıntılı...hal böyle olunca evine ya da içine kapanıp tv de kendine sunulanla yetiniyor...ya da sosyal ağlarda vakit tüketiyor. Ne yazık ki hiç bir konuda bilinçli tüketici değiliz...teşekkürler, sevgiler  30.01.2011 7:21
 

Tebrikler, çok güzel bir konuya temas etmişsiniz ve güzel de açıklamışsınız...

FİKİRCİ 
 23.01.2011 22:23
Cevap :
teşekkürler...sevgiler  24.01.2011 7:52
 

Valla, salaktivist değilim, zaten zaman bulamıyorum...:) Ayrıca o "vist"ten olmaya niyetim de yok ama ara sıra da olsa bu paylaşım sitelerine girmek neşeli oluyor Berancığım yaaa...:) Şaka bir yana "Evet, evet, evet, sana katılıyorum...sana katılıyorum....sana katılıyorum...Haftaya görüşüyoruz değil miiiii??? Neşe ve ağız tadı diliyorum...Seni de, Kopuk'u da öpüyoruuuum...Sevgilerimleeee:)))

fatma iyibilgin 
 23.01.2011 13:12
Cevap :
laylaylomist:) olalım...haftaya görüşüyoruz inşallah...ben de öptüm, sevgiler  23.01.2011 16:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 481
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2283
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster