Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
66734
 

Facebook ağları kırıyor

Facebook ağları kırıyor
 

Galata Fest 2009 /ezgiumut


Facebook'un kurucusu Marc Zuckerberg bir açık mektup yollamış. Yani herkesin okuyabileceği bir duvar yazısı diye de bakabilriz bu açık mektupa.

Facebook'un başlangıçtaki amacı özelikle de öğrenciler arasındaki iletişimi sağlamakmış. Böylece aynı ağ içinde olanların katıldığı okul gurupları filan kurulmuş. Daha sonra geçen 5 yılda o kadar çok genişlemişler ki Çin gibi, Hindistan gibi ülkeler devasa ağlar oluşturmuş. Sayı milyonlara ulaşınca güvenlik bakımından sorunlar oluşmuş. Şimdi yepyeni bir yapılanmaya giderek, ağları kaldıracaklarmış. İleri sürülen neden biraz bahane gibi geldi. Ağlar kalkınca aynı güvenlik sorunu devam etmeyecek mi? Gerçekten güvenlik sorunu neydi? Bunları sadece soru olarak bırakıp devam edelim.

Paylaştığımız bir iletiyi profilimizde yayımladığımızda bizim dahil olduğumuz ağ içindeki arkadaşımıza gidiyorsa, burada da Marc Zuckerberg'in yazısı tüm facebook kullanıcılarına yönelmiş oluyor. O ne de olsa bir patron yani facebook un finansörü.

Kuşkusuz bu işin şakası. Örneğimle makro ve mikro ağların karşılaştırmasını yapmak istedim tabii ki anlayabildiğim kadarıyla. Bizler seçtiğimiz gruplara dahil olmakla mikro ağlar içindeyiz.

Facebook için hep düşünmüşümdür örneğin eğitim alanında, örneğin kültür alanında, örneğin belgeseller alanında örneğin İngiltere'deki ya da Kanada'daki ağlara nasıl dahil olabilirim diye. Bir kaç tanesine de üye oldum ama sonra ilgilenemedim.

Yani sanki Facebook 'u sonsuz evrenle özdeşleştirirsek, içinde örneğin güneş benzeri pek çok yıldız var ama onlara güneşe olduğumuz uzaklığa kadar yaklaşabilmemız bile sınırlı ve tek bir nesilik insan yaşamı çerçevesinde şimdi pek olanaklı görünmüyor.

Facebook a dönecek olursak, diyelim ki ben, bir edebiyatçılar gurubu ağındaysam, orada pek çok yazarla edebiyatçıyla karşılaşıyorum. Başka edebiyatçılarımız da başka ağlarda toplanmıştır, biliyorum ama onlara ulaşmam pek de kolay olmuyor.

Facebook da aradığınız kişiye nasıl ulaşırsınız. Sırf ad yazmak yetmez ki. Saymadım ama bir sürü "ezgiumut" çıkıyor. İşte burada email adresi o farkı yaratıyor. Aradığınız kişinin e-mailini biliyorsanız, tamam bu o ezgiumut muş diyebilirsiniz.

Yani bu koşullar altında, e-mail adresini bilemezseniz ve aradığınız kişinin sayfası da dışa kapalı ise o zaman o kişiye ulaşmanız epeyce zorlaşıyor. Davetiye devreye giriyor. Aslında kabul etmesi de o kişi olduğunu göstermez ya bu da çok ayrı bir konu.

Anladığım kadarıyla facebook 'da yapılmak istenen tıpkı Yahoo Groups veya Google Groups şeklinde bir sınıflandırmaya giderken, ağ yapılarını da kaldırmak. Çünkü kullanıcılar kapıları da kapattığında aslında kendi içine kapalı bir paylaşım oluşuyor ki buna ne kadar sosyallik denilebilir?

Sanki daha önceki makalemizde belirtmeye çalıştığımız Google'ın sosyal paylaşımın hangi sayılara ulaştığının araştırdığı iddilarını hatırlayınız. Bu da , facebok tarafından kapıların açılması ve ağ duvarlarının yıkılması şeklinde bir uygulama yani meşhur duvarın, Berlin Duvarının yıkılması gibi.

Eh duvar yıkılınca sosyal paylaşım artmadı diyemeyiz.

Gelelim bu uygulamada gözden kaçan bir noktaya. Evet, ağların kalkmasıyla sözcük kavram bazında yapılacak gruplar, aynı konu ile ilgilenen daha büyük kitleleri bir araya getirecek diye ütopik hayaller kuralım, diğer yandan mektupa sıkışmış olan “bazı firmaların da katılımı” sözcüklerine bir işaret koyalım. Bu sadece uykulu uykulu anlamaya çalıştığım bir yabancı metnin tamamen yanlış algılanması da olabilir -ki özür dileyerek devam edeceğim -elbette ama bazı firmaların da katılması aklıma sektörde pasta payını kapmış olan Google'ın reklam girdilerinden, Facebook'un da kendine pay aktarma çabası olabilir.Yine konu dönüp dolaşıp aynı noktaya dayanır. Reklam vermeden o güne değin ayakta kalabilmiş küçük firmaların masrafı artacak, ya doğrulacaklar ya da batacaklardır.

Evet, ileriki günlerde yapı değişirken bunu daha iyi anlayacağız. Belki daha çok reklamlı bir facebook. Bu bağlamda elbette bu büyük paylaşım sitelerinin de hayatta kalabilmesi ve işletimi için gelir kaynaklarına yan, i reklmalara gereksinimleri olacaktır.
Bu paylaşım siteleri arasındaki rekabetler gitgide daha geniş katılımlı paylaşım ortamları yaratırken bir anlamda da yeryüzünde yaşayan tüm insanları birleştirme örgütleme gibi önemli bir sosyal oluşumu da önemli katkı yapmaktadır. Yani artık bir internet sosyolojisinden bahsetmenin de zamanı gelmiştir.

Şimdi bir kaç sorum var


1.Facebook 'daki yapılanma değişimi Google Facebook soğuk savaşının artık açığa çıkmış hali mi?

2. Facebook da reklam girdileri artacak mı?

3. Gerçekten ağlar kaldırıldığı için aynı konu civarında farklı farklı ağlarda birbirinden habersiz bir araya gelen insanlar topluca bir platformu paylaşabilecekmi ?

4 Böylesi bir paylaşımda dili ister istemez İngilizce ağırlıklı olunca, gelecekte dünyada tek dil kalacak varsayımlarının gereçekleşme yolundadır diyebilir miyiz?

5. Örneğin demokrasi ya da humanizma gibi kavramlar etrafında devasa platformların kurulmasına, ülke yönetimleri ve dini kurumları ne gibi tepkiler verecektir. Bir rejim sorunu oluşturabilir mi ya da dinlerin sonu ?

6. Eski Yunan'da Demokrasi'nin belli sınıfların bilfiil yönetime katılarak yasaları çıkarması şeklinde olan tanımlama ki günümüzde gelişerek, temsili yönetimlerin kaldırılarak, tüm insanların yönetime bilfiil katılması şekline evrilebilir mi? Elinin altındaki bir düğmeye basarak insanlık kendi kendini yönetecek kanunları çıkarabilir mi?

Sorularım beşi de geçti ama şimdilik altıda duralım. Unutmayalım ki İnternet'te olan pek çok şey gerçek yaşama bir simulasyonu kadar yakındır.

ezgi umut 5 12 2009

Hızır Kabil bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu kadar kişi tarafından sayfanız açıldığında içi boş bir sayfa yerine dolu dolu ve bilgilendirici bir sayfa bulmuşlar. Editörlerin seçmesi yeterli değil ödül vermeleri lazım bu tür yazılara. Bu yazılar blog'un seviyesini yükseltiyor. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 11.12.2009 0:26
Cevap :
Teşekkürler Harun Bey. keşke bu blog yerine değerli sanaçımız Cİvan Canova'ın ödülü seçileydi editörlerimizce. Nasılsa tıklandı bu blog, okunma değildir kuşkusuz. Ama tuhaf bi şey oldu dün rastladığım ve epeydir görmediğim bi arkadaş facebook yazımdan bahsedince sevindim. sağlıcakla esen kalın  11.12.2009 14:06
 

faceboxa fena sardık ama..büyümesi ve pastadan pay kapma yarışı kapitalist düzende çok normal..ve ben gibi kullananlar da buna çanak tutanlardanız..!

Gülden Işık 
 10.12.2009 23:08
Cevap :
Sevgili Gülden hanım, çok teşekkürler yoruma. Evet haklısınız, sistem kendini değiştirip geliştiriken bize de olanaklar sunması , bundan 4 -5 yıl önce düşünemeyeceğim bir şeydi. Pek çok gurupları ve yaşadığım muhteşem gezilerin başlangıç nedenidir facebook. Dilerim ki bu tür oluşumların kapsamı genişleyerek dünya çapında demokrasi ve özgürlüklerin korunduğu gönüllüler oluşsun. sevgiler, saygılar.  11.12.2009 14:09
 

Genel olarak interneti baz alırsak, geleceği yönlendirecek bir unsur olacağı kesin. Her alanda olduğu gibi demokrasi konusunda da yeni açılımlara neden olacak mutlaka. İletişimi bu kadar kolaylaştıran birşeyin devasa platformlar yaratabileceği oldukça mantıklı. Demokrasi konusuna gelince bu yazıdan bağımsız olarak hep aklıma düşen birşeyi yazacağım. Hani biz Atatürkçülere gerici yaftası yapıştırıp, ilkelerine sahip çıkışımızı faşizm diye değerlendirenler var ya... Hani biz değişime karşı koyuyormuşuz. Halbuki bazı kavramlar ve ilkeler evrensel ve zamanlar üstü olabiliyor... Demokrasi gibi mesela... Halkın kendi kendini yönetmesi i,lkesine eski yunandan beri birşey olmamış..:)) Sadece ufak tefek şekil değişiklikleri var o kadar. Ama ana kavram ana ilke aslanlar gibi yerinde duruyor. Tatlı su demokratları da bizi bazı ilkelere saplanıp kalmakla suçlayadursıunlar, elbette demokrasinin özünde ayrılmadan bazı şekil değişiklikleri olabilir. İnternetin de buna aracı olması büyük olasılık. Sv

Yıldız... 
 09.12.2009 13:42
Cevap :
Sevgili dahlia. Çok haklısın. Şu anda temsili demokrasi. Yani milleti temsil eden vekiller iş başında. neden .Çünkü tüm insanların görüşlerini bir araya getirebilme olanağı yoktu. Eski Yunan'da sadece belli sınıflar katıldığı için temsili olmasa da demokraside eksikler vardı. Ama günümüzde iletişim kanallarının ulaştığı bu nokta belki de fertlerin bilfiil temsilciye gerek kalmadan reylerini iletebilecekleri bir gelişmişlik düzeyine evrilmekte. Bu da ileride büyük değişimleri muştuluyor. Belki meclis için seçilen vekiller sadece noter gibi filan sistemin işleyişini kontrol eden asgari ücretle çalışan kişiler olabilir yüzlerce yıl sonra tabii. selam ve sevgilerimle teşekkürler.  09.12.2009 16:26
 

bütün tıkları toparlamışsın. Editörden önerilere girmişsin. Harika bir yazı yazmışsın. ELLERİNE SAĞLIK, SEVGİLERİMLE...

narçiçeği 
 08.12.2009 4:18
Cevap :
Arama motorlarının güzel bir sürprizi olsa gerek sevgili Narçiçeği ama anlaşılan o ki hala www. milliyet.com.tr de yayımlanmayı hakedecek sayıya ulaşamamışız. sevgiler arkadaşım.  08.12.2009 11:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 566
Toplam yorum
: 1972
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1315
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster