Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '07

 
Kategori
İnternet
Okunma Sayısı
1898
 

Facebook II

Facebook II
 

Sanırım bir ayı geçmiştir Facebook’a üye olalı. Bir çok arkadaşımı buldum. Konuştuk, sohbet ettik, buluştuk. Facebook alışkanlığı çığ gibi büyümeye devam ederken geçenlerde bir haber geldi. Microsoft Facebook’un 1.6’sını satın aldı diye. Google ile olan savaşında güçlenmesi için sanırım buna ihtiyacı vardı. Çünkü Facebook şuanda dünyada en çok ziyaret edilen 16. site. Yaklaşık 50 milyon aktif üyesi var ve her gün de artıyor. Türkiye’de 600 bin üyeyi aşmak üzere Facebook. Hal böyleyken de Microsoft kesenin ağzını açmış ve sadece 1.6’sına 240 milyon dolar ödemiş.

Facebook nasıl oluştu peki? Bu da çok ilginç, Harvard Üniversitesinde öğrenciler kendi aralarında iletişim için yeni bir platform kurmayı amaçlıyorlar. Bu oluşumu da Mark Zuckerberg isimli 23 yaşında bir çocuk yaratıyor. Facebook’un böyle olacağını tahmin etmiş miydi acaba? Söylentilere göre tamamı yaklaşık 15 milyar dolar edebileceği düşünülüyor.

Peki bu oluşumun dünyada bu kadar popüler olmasının sebebi ne diye hiç düşündünüz mü? Facebook bir iletişim platformu olarak kuruldu ama tabi yine bir chat sitesine dönüştürülmeye başlamasına ramak kaldı.

Benim düşüncem, Facebook’un bu kadar ilerlemesinin sırrı, insanların geçmişi özlemelerinden dolayı gibi geliyor. Eski arkadaşlarımı buldukça sevindim, özlem giderdim ve hemen geçmişi konuşmaya başladık. Geçen zamana üzüldük, çocukluğumuzu ne kadar özlediğimizi fark ettik.

Geçmiş dediğimiz şimdiki zamandan ibaretken o zaman neden çoğu zaman şimdiki zamanımızdan kurtulmaya çalışıyoruz diye düşünüyorum ister istemez.

Örnekleri çok bunun; İş yerindesin ve o günün biran önce bitmesini istiyorsunuz veya okuldasınız biran önce zilin çalmasını ve çıkıp evinize gitmek istiyorsunuz. Seneler geçiyor okul bitiyor belki o işten ayrılıyorsunuz. Sonra o günlerin özlemiyle yanıp tutuşuyorsunuz.

Lahana turşusunu seviyoruz ama perhizi de bozmayalım diyoruz. Şimdiki zamandan kurtulup daha sonra özlemeyi tercih ediyoruz. Ve tabi ki bu son bulmayacak. Ne kadar kötü olursa geçmişte iyi bir şeylerin olduğunu hep düşüneceğiz. Hiç birşey bulamazsak laf’a “neydi o eski simitler, ekmekler v.s., v.s.” diye başlayacağız.

Birde birbirimizi kaybetme olayımız olmuş eşimizle dostumuzla. Yaş gereği o zaman teknoloji bu kadar ileri olmadığından. Şimdi olsa bu kadar kopukluk olmaz yani Facebook on yıl sonra kurulmuş olsaydı direk chat sitesi olurdu. Artık insanlarım mailleri, cep telefonları, web siteleri var. Yani kaybolmak isteseler bile bu istekleri kolay olmaz.

Teknolojinin sınırında böyle bir platform olunca insanlar geçmiş özlemleriyle hemen üye olmaya başladılar. Tabi ki hayrına yapılmış bir site değil bu biz kavuşuyoruz onlar reklamlardan götürüyorlar parayı.

Biz sevdik sanki bu Facebook’u listemde görmek istediğim bazı arkadaşlarım var. Onları da eklersem bir oh çekeceğim. Geçmişi özlemeye devam ederek akşamları Facebook’un başında belli bir süre daha vakit geçireceğiz sanırım. Dostlarımıza kavuştuktan sonra eğer bir daha kaybetmezsek, bu sefer gelecek yıllarda onlar birlikte bu defa Facebook’u anarız.

Kimsenin birbirini kaybetmemesi dileğiyle!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 99
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2294
Kayıt tarihi
: 25.03.07
 
 

1977 yılında İstanbul'da doğdu, zamanının getirdiği bir çok avantajı değerlendirdi. Sokakta oynad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster