Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '10

 
Kategori
İnternet
Okunma Sayısı
27060
 

Facebook ile cıvıttık, Twitter ile cıvıldadık, Google Buzz ile vızıldayacağız!

Facebook ile cıvıttık, Twitter ile cıvıldadık, Google Buzz ile vızıldayacağız!
 

Sosyal paylaşım siteleri daha nereye kadar gidecek? İnsanlığı hangi boyuta götürecek?

Sokakta birbirlerini gördüğünde ‘günaydın’, ‘iyi günler’ demeyi zul sayan insanlar, sosyal paylaşım sitelerinde can ciğer kuzu sarması oldular. Şunun şurasında topu topu birkaç yıl oldu ama sanal ortamda sosyalleşmeyen kalmadı!

İnsanlar, günlük yaşamlarına dair aklınıza gelebilecek neyi var neyi yoksa, Facebook, Friendfeed, Twitter, My Space gibi sosyal paylaşım sitelerinde yayınlıyor…kaba tabiriyle kendini teşhir ediyor. “Teşhir” diyorum zira, kim nerede, ne yaptı, ne içti, ne yedi, hangi şarkıyı dinledi, hangi videoyu izledi, kiminle arkadaş oldu, kalbi boş mu hoş mu, yedi seceresi, yetmiş sülalesi, ebesi, dedesi, kedisi, köpeği, fotoğrafları… cümbür cemaatin bu paylaşım sitelerinde izlemek mümkün.

İnternette sosyalleşeceğiz diye ipin ucunu kaçırdık, daha da tutamayız…Facebook, adeta sosyalleşme tanrısı…her gün tapınmaktan öte, bir kez girdin mi içeriye, bir daha çıkabilene aşk olsun. Twitter veya Friendfeed’de her an milyonlarca kişi “şu anda ne yapıyorsun” sorusuna yanıt vermekle meşgul.

Hele gençler…sosyalleşe sosyalleşe iyice a-sosyal olduklarının bile ne yazık ki farkında değiller. Öyle bir hızlı teşhir söz konusu ki, yazdıklarını anlamak da mümkün değil, harfler birbirine girmiş, yazmayı da konuşmayı da unutmuşlar, kendilerini kaybetmiş durumdalar.

Bu milyonlarca bilginin bir veri tabanında toplandığını düşünecek olursak, sosyal paylaşım sitelerinin bu bilgilere ihtiyacı olanlar için ne kadar cazip kaynaklar olduğunu da düşünmemek mümkün değil. Bireylerin tüketim eğilimlerinden tutun, kitlesel hareketlere kadar çok geniş bir yelpazede bireyleri yönlendirmek artık çok kolay. İnsanlardaki bir yere ait olma iç güdüsünün hem iyi hem de kötü amaçlar için kullanılması çok olası.

Facebook’un dünyada kayıtlı 400 milyon kullanıcısı var…Facebook’un geldiği noktanın cazibesi, 175 milyon civarında Gmail adresi olan Google’ı da harekete geçirdi. Facebook ile Twitter karışımı özelliklere sahip “Google Buzz” tanıtımını yaptı ve gmail adreslerini Buzz’a entegre etmeye başladı.

Facebook’da ebemizi bulduk ama kendimizi kaybettik derken şimdi de Google Buzz…bu da vızıltı demekmiş. Öyle görünüyor ki cıvıldayarak, vızıldayarak yavaş yavaş tuhaf yaratıklar haline döneceğiz.

Buzz’ın özellikleri içinde öyle bir tanesi var ki; Google map (harita) servisi ve mobil platformlar ile de entegre çalışıyor ve cep telefonlarından yapılan durum güncellemelerinde, kullanıcıların bulunduğu yer de kaydedilerek mesaja ekleniyor…artık nerede olduğunuzu söylemenize gerek bile yok, Google Buzz sizi deşifre ediyor. Diğer kullanıcılar da yakınlarında bulunan kişilerin kamuya açık mesajlarında arama yapabilecek. Yani sadece ebeniz değil bilimum ahali size bir “tık” mesafesinde.

Peki, sosyal medya nereye kadar gidecek? Bu sosyal paylaşım sitelerinin insanlar üzerindeki sosyolojik ve psikolojik etkileri ne olacak?

Sosyal paylaşım ortamları, teşhir ve gözetleme duygularını hangi boyutlara getirecek? Sosyal medya aracılığı ile teşhir paylaşımları, kültürel paylaşımları ezip geçer mi?

Acaba her teknolojik yenilik bizim hayatımızı kolaylaştıran bir unsur mudur , yoksa özgürlüğümüzü bağlayan zincirleri arttıran bir üretim merkezi midir?

Bedeli olan özgürlük, özgürlük müdür?

Ve daha, bir çok sorular…Google Buzz ile yine düşüncelerime takıldılar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sosyalleştirmeyi engelleyen siteler. Yakından tanıdığım bir arkadaşım var, insanlarla yüzyüze konuşmayan, ya da çok az konuşan. Hani cımbızla ağzından laf alınan, ama internetin başına geçince parmakların hızını takipte zorlanırsınız. Ne espriler yapar şaşarsınız. Çağımızın hastalığı sanal sosyalleşme.....

Yapukay 
 14.02.2010 19:58
Cevap :
Sosyalleşmekten canımız çıktı:))...sevgiler  14.02.2010 21:02
 

Sevgili Sinan, bir insanın özeli olmalı, bu kadar da olmaz ki:)))).... çok teşekkürler, katkın her zamanki gibi çok değerliydı...sevgiler

Earlybird 
 14.02.2010 15:21
 

Bahsettiğin gibi, sanaldaki sosyal paylaşım sitelerinin sahte bir özgürlük sunduğu ortada. Ama bir ihtiyaca karşılık geldiği de açık. Çünkü bizim özgürlükten alıkoyan aslen teknoloji değil, iş ve iş yaşamının kendisi. Sabahtan akşama çalışan ve ardından eve gitmek zorunda kalan ve yaşamı ağırlıklı olarak bu iki mekan arasında geçen insan yığınları için, biribirleri ile bu şekilde temas kurmak bir özgürleşme yolu. Bu yaşam tarzında internet üzerinden gelşien sosyal ağlar olmasa daha özgür olmayacağız, çünkü temelde yaşam şeklimiz değişmeyecek. Ya bizi sanal iletişim kanallarına zorlayan yaşam kültürümüzü değiştireceğiz ya da bu kültür içinde bize en iyi olanakları verenlere kapımızı açacağız. Ben şimdilik ikinci seçeneği kullanıyorum:-) Facebook şu ana kadar karşılaştığım sosyal ağlar içinde en iyisi. Çünkü altenetif kültür ürünlerini, yaygın medyada yer bulmakta zorlanan haberleri, detaylarını burada yakalayabiliyorum. Ortak bir dil yakalama çabası ilgimi çekiyor. Ellerine sağlık....

Bibliyofil 
 14.02.2010 13:25
Cevap :
...sanal ortamda veya gerçek ortamda da bu böyle, kendimi de teşhir etmiyorum...bu anlamda sanallıkla teknolojiyi birbirine karıştırmadan veya avamlaştırmadan kullanılabileceğinin farkındayız...ama ya anlamayanlar! Onlar için tehlikenin boyutları korkunç, bunu sadece dışarıdan gelecek tehlike anlamında değil,insanın kişiliğinin tehlikeye girmesi anlamında da söylüyorum...Evet, teknoloji değil ama sanal alem benim özgürlüğümü kısıtlıyor,beni esir alıyor (buradaki ben'i genel anlamda kullanıyorum)...zaten gerçek yaşamda aynen dediğin gibi "robot" durumundayız, ama aynı zamanda sanalda da sahte nidalar ve iconlarla "robot" durumundayız...Sen Facebook'u doğru amaçlar için kullanıyorsun, ve kayıtlı arkadaş gurubundakiler de bilinçli...bu anlamda sosyal paylaşımların doğru ve haklısın,ama bir de senin gibi olamayan milyonlarca bilinçsiz var! Kültür paylaşımlarına evet, duyarlılık yaratma paylaşımlarına evet ama teşhire ve gözetlemeciliğe hayır!...yav bir insanın özeli olmalı, aaa bu kadar   14.02.2010 15:19
 

Anamız ağladı diyorsun yani :))

Murat HACIOĞLU 
 14.02.2010 13:21
Cevap :
Ne meraklıymışız:)) belamızı bulmayalım da...sevgiler  14.02.2010 14:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 485
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2244
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

bir ters, bir düz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster