Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
758
 

Faili meçhullerin kanı üzerinde daha fazla yürünmüyormuş, değil mi?

Faili meçhullerin kanı üzerinde daha fazla yürünmüyormuş, değil mi?
 

Bunun böyle gitmeyeceği belliydi…yıllar yılı bir devlet politakası olarak işlenen cinayetlerin hesabının gün gelip sorulacağını herhalde hiç tahmin edemediler.

Birgün itirafçıların pıtırık gibi türeyip, şu “iyi çocuklar”ın işlediği cinayetleri bir bir anlatacağını, hem de bu cinayetlere bizzat bulaşmış birilerinin itiraf üzerine itirafta bulunacağını hiç düşünmediniz değil mi?

Ergenekon davasına karşı çıkanlar…yüzünüz hiç mi kızarmıyor mu, JİTEMci albayın itiraflarından?

1990 sonrasında devletin içinden beslenen çetelerin, gözünü kırpmadan öldürdüğü masum insanlar, aydınlar, gazeteciler, asit kuyularına atılanlar, 17000 faili meçhulün dosyaları bir bir açılmaya başlandı.

Emekli Koramiral bizzat söylüyor… 1993’le 1997 yılları arasında büyük çoğunluğu Güneydoğu’da işlenen faili meçhul cinayetlerin devlet politikası olduğunu.

O “vatan kurtaran aslanların” nasıl türediğini, JITEM’in nasıl bir yapılanma olduğunu, PKK itirafçıları ve Hizbullah'la, güç olabilme hırsının vicdansız zihniyeti etrafına üşüşmüş ne idüğü belirsiz ünvanlı, ünvansız bir kesimle, adına Ergenekon denilen bir mega mefya ile nasıl iş birliğine gidildiğini, milyonlarca dolarlık uyuşturucu ve petrol rantı için kanların nasıl döküldüğünü, daha da göreceğiz…bu itirafçıların da itirafların da arkası gelir.

Ölüm kuyularından çıkan kemiklerden Musa Anterler’e kadar, Turgut Özal’dan Eşref Bitlis’e, o dönem güneydoğuda suikasta kurban giden albaylara kadar, Şemdinli provokasyonundan PKK ile MİT arasındaki ilişkiyi ortaya çıkaran aydın-yazarların öldürülmesine kadar ki tüm kirli, karanlık fiillerinin üzerine gidilecektir, bu öyle bir süreç…aydınlıktan karanlığa değil, karanlıktan aydınlığa çıkacak bir süreç.

Faili meçhul denilen davaların aslında gerçek faili bellidir! Bir zamanlar göz yumulan, ses çıkarılmayan bu cinayetlerin dosyaları, şimdi itirazlar ve itiraflar üzerine bir bir yeniden açılacak, çünkü suikastlar üzerindeki sis perdesinin kaldırılması, geri plandaki faillerin cezalandırılması isteniyor. Kamu vicdanı ve faili meçhullerin yakınları bunu istiyor.

Merak ediyorum neden bir tek kişiden hiç ses çıkmıyor, Güldal Mumcu’dan? PKK ve MİT ilişkisini açığa çıkartacak diye öldüren Uğur Mumcu’nun gerçek faili ya da faillerinin ortaya çıkarılmasına neden sessiz kalıyor? Ceberut devletin içindeki derin yapılanmanın avukatı olduğunu iddia eden bir partide hala ne işi var? Bir Doğan Öz’ün eşi, bir Hablemitoğlu bile savcılığa itiraz ediyor da, Tomris Özden tv kanallarında kocasının suikasta kurban gittiğini haykırıyor da, Güldal Mumcu neden suskun? “Uğur Mumcu, PKK ile MİT ilişkilerini ortaya koyacak araştırmalarında Ergenekon örgütüne ulaşmak üzereydi de, o nedenle mi öldürüldü acaba?” diye hiç mi düşünmüyor?

Faili meçhuller dönemini seyreden Çiller, Demirel, Yılmaz, Ecevitler şimdi neredeler? Ya onlar neden susuyorlar?

Zalimin zulmünü görmezden gelenler, susanlar cinayete ortaklık etmiş olmazlar mı?

Faili meçhullerin üzerindeki sis perdesini ısrarla görmezden gelmek, susmak, eğer ki gizli bir suç ortaklığı değilse, karanlık ilişkilerin bir göstergesi değil midir?

Yıllarca korku imparatorluğu yaşatanlar, faili meçhul cinayetlerin dosyaları aydınlatıldıkça ne yapacaklar ya da nerelerde olacaklar çok merak ediyorum?

Zira, faili meçhullerin kanı üzerinde daha fazla yürünmüyormuş, değil mi?

Bu vicdan ve yüz karasından kurtulmanın zamanı geldi…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

'kimlikleri ayan beyan.kimliği bilinmeyenler.yok ettiler inceliği. aklı kurşuna dizdiler........!'sizlere bir şey hatırlatıyormu ? yanlız aslı failler amerikancilardır...........

cihan asan 
 14.10.2010 10:37
 

Faili meçhul duygu sömürüsü üzerinde fazla yürünmüyormuş değil mi? Sen üniveriste bitirmiş birisin, kendi yanıtını kendin verebilmelisin. Ben verirsem faili meçhul yanıt sayarsın kimbilir!!! Devlet küçülmeliymiş falan. Mantıklı bir istek mi bu? Yoksa küçülen insanların gereksinimi mi devletin de küçülmesi istemi? Dünyanın neresinde hangi devlet, gel beni yık, minnetttar kalırım der? Köpeğini biri dövse kıyameti koparırsın ama değil mi? Ya bir de zehirleseler ne olur halin değil mi? Belki zehirleyen adamı öldürmeye bile kalkarsın!!! Sorulara mantıklı, içten yanıtlar vermeyi öğrenmelisin öncelikle. Kurnazlık yapmak bilimsellik değildir. Devlet küçülmeliymiş. Küçülsün de sömürgeciler daha kolay yutsun değil mi? Vay ki vay. Hoşçakal.

Necdet Gürçiftçi- Faşist MB attı 
 11.10.2010 15:08
Cevap :
Eyyy büyük Türk bilgesi!!...mantık ve içtenlik örneği yorumunuzun bir kısmını "blogspot" umda unutmuşunuz...buraya da kopyalayım da heba olup gitmesin!!!... "Faili meçhul duygu sömürüsü yapmayı bırak. Dünyanın hangi yerinde bir devlet, kendini yıkmak isteyenlere kucak açar, gel beni yık der. Senin köpeğini biri dövse dünyayı yıkarsın ama değil mi? Ya da onu biri öldürse , öldüren kişiyi öldürmeye kalkarsın değil mi? Nasıl üniversite okumuşsun anlayamadım. Ne bilimsellik var ne mantık. Yalnızca kibir var. Ağzı olan konuşuyor, eli olan bılog yazıyor. Sen bence magazinle uğraş, bu ciddi konuları, yurtseverlik, Türklük, Türkiye, bilimsellik sevgisi olanlara bırak Batı seni yozlaştırmış Bence sen magazinle, geyikle falan uğraş.Bu ülkede ancak bilimsel olanlar, Türklük ve Türkiye sevgisi, saygısı olanlar ülke konuları üzerine konuşma hakkına sahiptirler. Geyik yapmak isteyen magazinle uğraşır" .....sağlıcakla kal  11.10.2010 19:36
 

1- Failleri meçhul olmasaydı, mutlu olacak mıydın? 2- Onların masum olduklarını nereden biliyorsun? Hoşçakal.

Necdet Gürçiftçi- Faşist MB attı 
 10.10.2010 17:01
Cevap :
Sayın en büyük Türk Bilgesi ! sorularınıza yanıt vermek benim ne haddime!!! siz cevabı benim yerime çoktan vermişsinizdir zaten...ben cevap versem ne olur vermesem ne olur....  11.10.2010 7:58
 

bunu Demirel söylemiştir. ve doğrudur bütün bu kanunsuz işler, insanlıkdışı cinayetler, işkenceler, mahkemesiz yargısız infazlar hepsi de devletin içinde yoldan çıkmış birileri tarafından değil, bizzat derin devlet olmuş bir devletin, susurluk olmuş ergenekon olmuş bir devletin politikası, göz yumması örtbas etmesiyle gerçekleşti. yüzleşilmesi gereken şey "her kurumda bir kaç tane yoldan çıkmış insan vardır" cümlesidir. çünkü bu birkaç tane yoldan çıkmış insan meselesi olsaydı bugün 2500 sayfalık bir iddianameli bir ergenekon davası yerine çoktan suçlular yargılanmış cezalanmış olurdu. mesele çok büyük, devlet kadar büyük. Ben de kendime neden meclis komisyonunun başındaki Güldal Mumcu'nun bu kadar sessiz olduğunu ve bir araştırma önergesi vermediğini soruyorum? korktuğu nedir bu kadar herşey ortaya serilmişken? hala neyi bekliyor Mumcu'nun kardeşi av. Ceyhan Mumcu araştırıyordu hani neden suspus oldular ve Chp neden suspus bu konuda acaba?

Başak ALTIN 
 08.10.2010 15:12
Cevap :
Bir ülkede devlet her şeyse, devlet halka hizmet için değil, halkın üstünde bir mekanizma ise, bir ülkede devlet her konuda müdahil ise olacağı budur...Devlet küçülmedikten sonra, bu güce ulaşmak isteyenler çok olur, ama zalimlikle ama faili meçhullerle...Ceyhan Mumcu bir aralar İP de Perinçek sularında dolanıyordu, en son bildiğim bu!...teşekkürler, sevgiyle...  11.10.2010 7:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 517
Toplam yorum
: 2854
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 1872
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

bir ters, bir düz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster