Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1015
 

Fakirin atı katır, zenginin katırı at

Fakirin atı katır, zenginin katırı at
 

Hayatımızda her an beraber olduğumuz bir gerçek var, öğrenmek. Doğduğumuz günden bu yana habire öğreniyoruz. İsterseniz adına eğitim de diyebileceğimiz öğrenmenin birçok sahası var...

Okulda öğrenme, sokakta öğrenme, evde ailede öğrenme...Sonuçta öğreniyoruz, birileri öğretiyor. Önemli olan bu öğrenmenin planlı, istenilir, kabul edilebilir ve toplum amaçlı olmasıdır.

Okulda öğretmenin, eğitimcinin öğrettikleriyle olumsuzluk yaşamamızın fazla bir olasıllığı yok gibidir. Plan ve proğramlardaki aksaklıklar ve bozukluklar olmaması halinde. Ya sokaktaki eğitim ve öğrenme ?

İnsanlar aklın ve bilimin önderliğindeki eğitime bazen bilmeyerek, bazen şartlanarak sırt çevirirler. Bunda plansız ve düzensiz, bilimden uzak eğitim rol oynar.

Genellikle feodal yapıdan kurtulamamış kırsal kesimlerde, inancın kötüye kullanılarak istismar edildiği toplumlarda ve sendikaların giremediği sıradan fabrikalarda kötü örneklemlere rastlamak olası.

Ağa için bir köy yerinde gerçek tek eğitim, onun doymak bilmeyen sömürüsü ve ırgatlarının son kapasitelerine kadar çalıştırılmasıdır.

İnancı istismar ederek, rant sağlayan biri içnin de durum aynıdır.

Keza bir fabrikada konumuza uyan bir işveren, sendika ve öğrenme sözcüklerine bile tahammül edemiyecektir. Çünkü ona göre gerçek, hak ve hukuk değil; işçilerinin daha fazla üreterek kar payını katlamayı hedeflemesidir.

Kazara sendika ve sigorta sözcükleri, onun için sonun başlangıcıdır...

İşin acı ve tuhaf tarafı şu ki, bu ortamdan insanları çıkarmaya ve kurtarmaya yönelik çalışmaların sonuçsuz kalması; hatta kurtarıcıların zarar görmesi...Adeta günah keçisi sayılmaları.

İnsanları bu derecede olumsuz ve istenmeyen davranışlara iten bir mizah örneğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Anadolu'nun ücra bir köyündeyiz. Halkın geçimi ve gelir kaynağı tütün kaçakçılığıdır. Başka bir alternatifi de yoktur. Bu haldeki köyün derdi yetmezmiş gibi bir de ağası vardır...

Ağa gerekli gereksiz her olaya müdahale eder, ali kıran baş kesen biridir. Bu olayları kabul etmeyen öğretmenlere de en az köylüler kadar katı ve uzaktır.

Günün birinde köyün en fakirlerinden biri bir at alır. At, çok cins ve de pahalıdır. İki kez ben de gördüm, adamcağız zaptedemiyordu hayvanı. En az bir saat sakinleşmesini bekledikten sonra ancak binebiliyordu. Doğrusu köylüler de ahırdan çıkanda ata bakmaya, seyre geliyorlardı.

Tesadüf o ya, ağa da bir katır almaz mı? Köylü artık fakirin atına bakmaz oldu...

Ağa çıkarmış katırı evin önüne, öyle yedirmişki hayvana adım atacak hali yok. Elinde kamçı ağa şaklatıyor. Hayvan acıyla bir iki zıpladıkça köylü; vay beeee ne hayvan mübarek, diye ağaya yağ çekiyor...

Baktım bizim gariban fakir köylü çok üzülüyor. Hocam benim ata hiç kimsa artık bakmıyor, diyor.
Bakmasınlar, sıkma canını dedim. Hocam bakmasınlar da iş daha da başka, dedi.

Nedir, diye sorunca da; '' Benim at güya katırmış, ağanın katırı da esasen atmış''
Valla gözlerimin nemlenerek ıslandığını hiç unutmam. Adam yıkılıp kalmış garibanım. Ama elden ne gelirdi ki?

O günden bu güne kadarki yaşamımda hep bu örneği gördüm bütün çevremde. Belki örnekte katır ve at yoktu ama bir başka figüran ve bir başka örnekle kurgu aynen orta yerdeydi...

Eğer birileri fakirin atına katır, zenginin katırına da at diyorlarsa daha gidilecek çok yolumuz var demektir. Ve bu yolun duraklarındaki katır sahiplerinden korkmadan aydınlık yarınlara azimle yürüyoruz. Saygılarımla.

 

cevodem1957 bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınızı hayranlıkla okudum çok anlamlı ve açıklayıcı bir yazı ellerinize sağlık.Milliyet Blog o kadar kalabalık ki herkese ulaşamıyoruz.Ama yorum yazarak benim bloğumu onurlandıranların bloglarını didiklemeyi o kadar çok seviyorum ki.Bu akşam didiklenme sırası sizin bloğunuzda.Saygılarımla.

binnaz delen atılkan 
 08.01.2008 22:52
Cevap :
Feraye Hanım; Tanıştığımıza çok sevindim. Ortak değerlerimizin fikir alışverişiyle daha da zenginleşeceğine olan inancım beni mutlu ediyor. Bu zor günlerin anlamlı ve dolu satırlarla bezenerek kerşılık bulması kadar hoş olan ne var, çok memnun kaldım. Saygı ve sevgilerimle...  08.01.2008 23:28
 

Sevgili Çitil.. Fakir ile zengin arasındaki çelişkileri, ilişkileri anlatan film, yazı v.s. her şey ilgimi çeker bu konularda dertleşme ihtiyacım kabarır. Yazını okurken bir yandan da seninle dertleştim, sohbet ettim. O kadar yanında olduğumu hissettirdi ki yazın bana, sırf sendika ve ağalık üzerine saatlerce yazışabilirim. Ülkemizin gerçeği maalesef Feodalite.. Yıkmak için daha çok eğitim, daha çok demokrasi, daha çok adaletli gelir, eğitim, fırsat eşitliği lazım ama insanlarımız maalesef git gide daha da cahilleştirilip, yoksullaştırılıyor. Memleketin hali en son yazdığım "Ne AKP Hükümetiymiş ama.." başlıklı yazım da görüldüğü gibiyken biz bu feodal zihniyetten daha uzun süre kurtulamayacağız anlaşılan. Ama yinede yazılarımız, eş dost toplantılarında uyarılarımız ve gördüğümüz her vatandaşa anlatmaya çalışmamız ile mücadeleye devam... Bizler haklıyız, bizler ev sahibiyiz, bu memlekete en çok bizim sahiplenmemiz gerekiyor. Kiracılar nasıl sa ABD'ye kaçarlar. Sevgiler. Saygılar.

cevodem1957 
 08.01.2008 12:16
Cevap :
Teşekkür ederim, güzel ve anlamlı yorumunuz için..  08.01.2008 17:10
 

Elinze sağlık Fahrettin bey, yazınızın içinden çıkartılacak öyle güzel dersler var ki. Saygılarımla.

Haluk Seki 
 08.01.2008 9:45
Cevap :
Haluk Bey; Çok teşekkür ederim, ben yazarken insanları mümkün olduğunca düşünmeye iten tarzı benimserim. Çünkü son yıllarda okumama ve düşünme yoksunu olduk adeta. Başarılar dilerimm..Selam ve saygılar  08.01.2008 11:38
 

Ağanın pokinin üzerine pok oliiir?

Ali Gülcü 
 08.01.2008 0:47
Cevap :
Vallahi olmaz, Ali kardeşim...  08.01.2008 0:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 84
Toplam yorum
: 1310
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 2307
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Okumayı, yazmayı ve yaşamı çözmeye çalışan, eğitimci.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster