Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '21

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
128
 

FALAKALI İŞKENCE

FALAKALI İŞKENCE

 

İlk ve ortaokul yıllarımı geçirdiğim, Ankara’nın sakin güzel semtlerinden biri İstasyonun bulunduğu semt. Orada bulunan istasyon lojmanları, bahçeler içinde tek katlı şirin, güzel evler. İstasyon yöneticilerinin oturduğu lojmanlar. Bahçelerinde çeşit, çeşit gül ağaçları, çiçekler, sebzeler, bakımlı pırıl, pırıl. Şimdi o özellikler kaybolmuş, üzerlerine bir kat daha ilave edilmiş, bahçeleri yok olmuş. İlkokul 5. sınıftaydık. Trenle Atatürk Orman Çiftliğindeki Gazi İlkokuluna giderdik. Annelerimiz yemeklerimizi sefertaslarına doldururdu, öğlen yemeklerini okulda yerdik. Arkadaşlarla iddiaya girdik, kim tren yürürken bir camdan diğerine geçerse ona hediye alacaklardı. Ben tren hızla giderken bir pencereden, yan kopartmandaki pencereye geçerken, kon döktür gördü ve kulaklarımdan tutarak içeri çekti ve iyice azarladı.

Bitişik komşumuzun benimle aynı sınıfta okuyan ikiz 2 oğlu vardı. Kendi ararlında birbirlerine isim takmışlardı. Birinin ismi YANÇAKLI, diğerinin CÜCÜR idi. Biz de bu isimlerle çağırırdık onları. Aile çok çocukluydu ve babanın aldığı aylık yetmediği için, hafta sonu çocuklar çeşitli işlerde çalışarak aile bütçesine yardımcı oluyorlardı. Baba çok otoriter, sinirli, baskıcı bir adamdı. Ama çocuklarını çok seven, herkese yardım eden nazik bir tarafı da vardı. CÜCÜR ile YANÇAKLI kalem, gazete satarlardı. Babadan korkmalarına rağmen yine de bildiklerini okurlardı. Bir akşam iki kardeş plan yapıp o gün kazanacakları parayı babaya vermemeye karar verirler. O günkü hâsılatla tükürük köftesi ( dışarıda seyyar satıcıların sattıkları köftelere bu isim konulmuştu) lavaş ekmek, gazoz, kos helva alacaklar, kalan para ile de sinemaya gidecekler. Baba bu konuşmaları işitir. Ertesi günü 2 kafadar planlarını uygulayıp eve dönerler. Baba gelmeden ayaklarına 3 tane üst üste yün çorap giyip, her çorabın arasına bolca kül doldururlar. Çünkü falakaya yatırılacaklarını biliyorlar. O gün kazandıkları parayı, daha büyük çocukların bunları döverek ellerinden aldıklarını söyleyince kıyamet kopar. Tesadüfen bizde oradaydık. Baba önce YANÇAKLI’yı falakaya yatırdı, kardeşinin eline ince bir sopa verdi. CÜCÜR kardeşinin ayaklarına vurdukça etraf toza bulandı. Her sopa vuruldukça toz bulutu yükseliyordu. Sinirlenen baba çoraplarını çıkarttırdı ve küller etrafa yayıldı. Sopayı kendisi aldı ve vurmaya başladı çocuklar ağlaşıyorlardı. Biz Oradan kaçtık.

Bu terbiye sistemi çocukların ruhunda derin yaralar açmıştır. Asla, asla anne ve babaların çocuklarının yaptıkları hatalarda onlara baskı, şiddet uygulamaları doğru değildir, kabul edilemez. Çocuklarının yanlış davranışlarını makul bir dille, onlara arkadaşça davranarak anlatmak gerekir.

Yıllar sonra CÜCÜR ile YANÇAKLIYI bir toplantıda gördüm. Birisi Mimar, diğeri, Hukukçu olmuştu.

 

NAHİDE ÇELEBİ

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçek bir hikaye, acı tarafı dayak. Adadan sevgiler

Göksel47 
 20.07.2021 20:40
Cevap :
Sevgili adalım değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.Selam ve sevgilerimle öptüm.NAHİDE ÇELEBİ  26.07.2021 12:31
 

Eskiden aile terbiyesi bahsettiğiniz gibiydi sevgili öğretmenim... Ancak ben ne babamdan ne de anamdan hiç dayak yemedim sadece sevgi gördüm rahmetli babam ve anamdan... Ben de iki çocuğuma bir fiske bile vurmadım... Ben dilini kullandım hep... Bu bakımdan çok mutluyum doğrusu:) Sağlıklar sizlerle olsun sevgili öğretmenim:)

Halil Güven (Sökeli) 
 19.07.2021 0:41
Cevap :
Sayın Sökeli değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.Selamlar saygılar sağlıklı mutlu günler.NAHİDE ÇELEBİ  26.07.2021 12:32
 

Bu günün anne babaları için çocuklarına şiddet uygulamak ne kadar yadırganacak bir ayıpsa, o gün için de o kadar olağandı Nahide hanımcığım, neyse ki Cücür ve Yançaklı eğitim hayatlarında kaytarmamış, en güzeli bu, elinize sağlık anınızı bizimle paylaştığınız için sevgilerimle iyi bayramlar diliyorum.

Cemile Torun 
 16.07.2021 17:12
Cevap :
Sevgili Cemile hanım haklısınız size katılıyorum canım.Değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.Selamlar sevgiler sağlıklı mutlu günler.NAHİDE ÇELEBİ  17.07.2021 8:15
 

Nahide Hanım. Gerçekten çocukluğumuzdaki davranışlarımızın babalarımız tarafından doğru yanlış bakış açıları derin izler bırakabiliyor. Saygılarımla esenlikler diliyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 16.07.2021 11:34
Cevap :
Sayın Şahin bey değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.Selamlar saygılar sağlıklı mutlu günler.NAHİDE ÇELEBİ  17.07.2021 8:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1954
Toplam yorum
: 11954
Toplam mesaj
: 162
Ort. okunma sayısı
: 1035
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster