Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
345
 

Falcı Bacı Geldi Hanım

Falcı Bacı Geldi Hanım
 

      Uyandım sabaha, elimde bir acı kahve yudumladım masumca. Kalbim bir öncekinden farklı attığında aşık olduğumu düşünürdüm. Taki, türk kahvesinin çarpıntı yaptığını öğrenene kadar. Büyük hayal kırıklığı. İsviçreli bilim adamları araştırmış yine, çay tüketiminde Türkiye birinciymiş ee yalan biz sevgiliye meraktan fal kapatan bir milletiz. Sonrası mı? Ne diyor radyoda Kayahan La fa la sol...

      Eğlence olsun diye kapatılan kahve fincanı  nasıl da heyecanlandırır insanı. Doğruluk payı biraz kafa karışıklığından ibaret olsa da, insan yapmak istediklerini yapamaz çünkü fal da çıktı. Dost sandığın düşman çıkmış bil diyor. Mekan değişikliği yaparsan önüne fırsatlar çıkacak git diyor. Ehh bazı soruları da cevapsız bırakıp tekrarını istiyor. Neler neler.  Fal, insanın bildiği, hissettiği bazı durumları hatta insanın kendisine bile söylemekten korktuğu olayları bir başkasından duyma isteği değil midir. Peki bir insan neden fala ihtiyaç duyar.

      Kayınvalidesinin oyunlarına gelmemek için mi?
      Gelinin bir servet avcısı olup olmadığını öğrenmek için mi?
      Ya da herhangi bir sıkıntısına çare bulmak, onu isteği doğrultusunda şekillendirmek için mi fala ihtiyaç duyar.

      Sizce hangisi...

      Sorunlar karşısında kaçmak,pes etmek, şimdi ne yapacağım diyerek fala sarılmak çare değildir. Fincan'ın size yardımı "bak bu kişi kim ise iyi niyetli, hımm yaklaşımı da güzel ama değerini bilmez isen çok ararsın" demek de değildir. Problemleri çözmek varken zararlı alışkanlıkların ardına sığınmak, bir kaç kahve telvesinden  medet ummak, yan gelip yatmak, işin mutfağında ter dökmek varken havlu atmak zaman kaybıdır. Şikayet etmek, kaderi suçlamak çare sandıklarımızdır. Hayatın akışına müdahale etmek ne kadar doğru?...

       İnanç, ibadet, ilahi güç, dört kitap, niyet ve içten samimiyet şeklen önemsediklerimizdir. Lakin insanın özünden gelmeyip sadece sözde kalıyor ise kendimizi alenen kandırıyoruz demektir.

      Fala inanma falsız da kalma. Kalalım, bizler falsız kalalım. Yaradan kalbe o hissiyatı verdiğinde, içimize doğsun iyilik de kötülük de, aklımız ersin doğruya da yanlışa da, gözümüz görsün güzeli de çirkini de. Hoş sözleri sanal olarak duymaktan yana değil de, insanlarla yüzleşerek, konuşarak, tecrübe ederek ve maneviyatimiza güç katarak kendimizi mutlu bilmek lazım.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tek şiiriniz vardı ve güzeldi!

Abbas Oğuz 
 16.03.2018 20:47
Cevap :
teşekkür ederim.  17.03.2018 11:20
 

İlgi duyulacak ve imrenilecek bir kişiliğimiz açığa çıksın duygusuyla genelde fala baktırırız.Bir umut ifadesi duymak isteriz.Ve sanki ruhî duygualrımız konumlansın isteriz belki de...Selamlar.

Abbas Oğuz 
 16.03.2018 20:46
Cevap :
dimi ama!.. :)  17.03.2018 11:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 177
Kayıt tarihi
: 19.03.17
 
 

Yazar güler gezer ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster