Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
6153
 

Falcının sırrı

Üzerinde en çok düşündüğümüz şeyin başımıza geldiğinin farkında mısınız? Ama ne yazık ki genelde korkularımız üzerine düşündüğümüz ve odaklandığımız için ‘korktuğumuz başımıza gelir.’ Aslında istediklerimiz de başımıza gelir istemediklerimiz de. 

Sakınan göze çöp batar da ne kadar çok korkularımıza odaklanırsak o kadar başımıza geleceğini gösteren bir atasözüdür. Öyleyse artık odağımızı değiştirmenin zamanının geldiğini düşünmüyor musunuz? 

Dualarınıza dikkat edin, her an gerçekleşebilirler ki gerçekleşecekler. İnandığınız çaba sarfettiğiniz ve güvenle beklediğiniz her şey gerçekleşir. Biz her şeyi düşüncelerimizle yapıyorsak neden dualarımızı da ona göre şekillendiremiyoruz? 

Aslında süreç hep aynı işler. Tanrı dualarımızı kabul eder, ya da evren dileklerimize yanıt verir veya nörolojik şartlanma yoluyla elde ederiz isteklerimizi. Bir insan bir dua eder ya da bir niyet belirtir, yeni bir karar verir. Sonra bu duanın kabul edildiğine, niyetin duyulduğuna ve kararına uyacağına inanır. Çünkü bu karar onu sonuca götürecektir. Şüphe duymaz, olumsuz düşüncelere kapılmaz. Emindir. Bu isteği gerçekleşecektir. Mutludur, çünkü emindir. Tüm planlamalarını, çalışmalarını ve günlük yaşamını buna göre düzenler ve sanki istediğini şimdiden elde etmiş gibi mutlu olur. Ne de olsa beyin gerçekle hayal arasındaki farkı ayırt edemez. Ve bilin bakalım ne olur? Mucize… 

Daha önce mucizeler onu bekleyene gelir demiştim. Sonuçta korkularımızla, parayla , ilişkilerimizle, işimizle olan kavgalarımız sürdükçe mucize beklemediğimiz kesindir. Bize gelmeyeceği de.. 

Siz bir şeyi istediğiniz zaman yeryüzünde bir istek oluşur ve tüm evren bu isteğinizi gerçekleştirmek için işbirliği yapar. Ne de olsa Yüce Yaratıcı tüm dünya insanının dualarını duyuyor. Neticede şuanda çevrenizde gördüğünüz her şey yalnızca bir düşünceden ibaretti. Ve biri o düşünceyi hayal etti, daha hayal ederken mutlu oldu, zihninde ve kalbinde varmış gibi yaşadı, hayata geçirebileceğine inandı ve en büyük mucitler en büyük icatlarını bu şekilde yaptı. 

Süreç basit. Duanızı edin, bir dilekte bulunun ya da ne istediğinize dair bir karar verin. Zihninizde bunu yaşıyormuş gibi canlandırın. Sıkılmadan her gün. Şüphe duymayın. Duanızın kabul edildiğinden şüpheniz olmasın. Nasıl olabilir ki… Dileğiniz kabul olacak, istediğiniz elde edeceksiniz. Sanki elde etmiş gibi mutlu olun. Lütfen olun. Yalandan da olsa mutlu olmanın kime zarı dokunur ki… Ve bekleyin en doğru zamanda isteğinizi elde edeceksiniz… 

Anlatmayı sevdiğim bir hikaye var: 

Bir gün bir genç kadına; ‘Kısmetin açık, ruh eşinle bu ayın sonuna kadar tanışacaksın.’ dedi falcı. Genç kadın bu falcının adını çok duymuştu. Gelecek hakkında yorumlar yapabiliyordu. Bu öngörü onu çok heyecanlandırmıştı. Sonunda duaları kabul olmuştu. Bir ay içinde hayalindeki ruh eşiyle tanışacaktı. Bütün bu ayı bu mutluluk ve inanç duygusuyla geçirdi. Emindi ne de olsa falcı çok ünlüydü. Hiç şüphe duymadı. Bilin bakalım ne oldu? O ayın sonunda ruh eşiyle tanıştı… Mutlu son… 

Peki bu falcının sırrı neydi? Gerçekten geleceğini biliyor muydu, yoksa bilerek genç kadının geleceğini mi yazıyordu? 

Cevap ne olursa olsun, süreç daima işe yarar siz inanır ve sebat ederseniz. Kimsenin bize geleceğimizi söylemesine ihtiyacımız yok. Çünkü biz düşüncelerimizle kaderimizi yaratırız. Unutmayın herkes kendi falını kendi yazar… 

Sevgiler… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tabi "keramet falcıda değil, fala baktırandadır. Telkine açık insanlar falcıların söylediklerini bilinçaltına yerleştirirler ve bilinçaltı onun gereğini yaptırmak için kişiyi harekete geçirir. Bu da bilimsel bir tespit. Peki bazı falcıların söyledikleri çıkıyor, bu nasıl oluyor. Şöyle: Ben size 100 tahminde bulunun desem ve bunları yazsak bir liste halinde, bunlardan 15 tanesi mutlaka ama mutlaka gerçekleşir. Çünkü yaşamla ilgili tahminlerdir hepsi de ve ortalama olarak 20 tanesi zaten olacak olan olağan şeydir. Bizi yanıltan şey, falcı 30 şey söyler bunlardan 4-5 tanesi zaten olası şeylerdir. Biri gerçekleştiğinde hemen onu abartarak söyler; ama gerçekleşmeyen 29 tahminden söz etmeyiz. Yani bu da yaşam istatistiği ile ilgilidir. Sakıncası şudur: eğer telkine açıksanız ve falcı size zarar verecek veya sizi mutsuz edecek şeyler söylemişse, bu etki bilinçaltına girer ve çalışmaya başlar. Yani sizin yazınızda dediğiniz gibi zihnimiz bunu çeker ve yaptırır. Çekim Yasası'na dikkat. :-)) Slm

Mehmet Sağlam 
 25.02.2011 12:08
Cevap :
Mehmet Bey, Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Yazımı derinleştirdiniz. Sevgiler..  28.02.2011 19:06
 

Bu çok önemli gördüğüm saptamanıza bir dip not ile katkıda bulunmak isterim. Zihin tek başına bizi temsil etmiyor; ayrıca bir duygu örgümüz (ki mekaniği hormonlar ve nörotransmiterler aracılığı ile oluşuyor) ve ruhsal yapımız (mizaç) var. Bizi bu üç şeyin yanında bedensel yeteneklerimiz temsil ediyor. Öyleyse, bir şeyin olabilirliğini sağlamak için sadece zihni devreye sokmak yetmez; yetseydi herkesin her istediği olurdu. Bence zihni tamamen devreye sokarken, isteklerimizin gerçekleştiğini tüm duygularımızı ve her bir hücremize yaşam enerjisi veren ruhumuzu da katarak, bunu bedenimizin olanaklarını da kullanarak yaşamalıyız. Böyle yapanların istediklerine mutlaka kavuştuklarına onlarca kez tanıklık etmiş biriyim. Demek istediğim zihnin isteklerini devreye sokmak şart; ama duygu ve ruh birliği ile... Dileklerinizin gerçekleşmesi umuduyla... Esin verdiniz, teşekkürle, selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 25.02.2011 11:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1040
Kayıt tarihi
: 28.11.10
 
 

İnci AKTAŞ 1984 yılında Bursa'da doğdu. Uludağ Üniversitesi İşletme bölümünden mezun oldu. İstanb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster