Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1253
 

Falcıya inanmayacağız, peki hocaya?

Falcıya inanmayacağız, peki hocaya?
 

Aslında bu yazıyı kaleme almamdaki amaç ne bilmiyorum.
Bilinçaltım bu ara sürekli bunu tetikliyor günlük hayatıma ve gündeme getiriyorum ara ara… Konuşma mevzularında da kullanıyorum.
“Secret’i okuyanınız vardır, biliyorsunuzdur. Kötü düşünceleri düşündüğümüzde kendimize kötü olayı çekiyormuşuz. Haliyle şiddetle evrene güzel duygular, güzel istekler, kendimizi görmek istediğimiz yer, durum, her ne istiyorsak en güzel şey, durum, kişi her neyse onu pozitiflik içerisinde sunmalıymışız ki, evren bize nasip etsin, yollasın.”

Bu “ara bant yazı” bundan sonraki okuyacaklarınız için kaleme alındı.

Yirmili yaşlarımın son çeyreğine yakın komşum artık hocalardan, fallardan medet ummam gerektiğini söyledi.

Kız kıza muhabbetlerde, dost-akraba sohbetlerinde içilen kahvelerin telvesi zayi olmasın diye bakılan kahve fallarında beyaz gelinlik görenlerin sayısı az görenlerde moral olsun diye söylüyorlardı ya da kendilerini bu olaya adapte etmişlerdi. Ama her türlü üç vakte kadarın katları artıyordu, falcılarında söylediklerinin çıkma olasılığı bitmişti.

Bu arada her ne kadar güzellikte iddiam olmasa da nazar konusunda, çok nazara gelen bir durumum vardı ve hala da devam etmekteyken;

Komşumla birlikte bir gün “Yıldızname” baktırmak üzere Hoca’ya gittik.
Evet adım soyadım soruldu, evet, anne babam soruldu, evet , yaşım başım soruldu, evet, evet, evvettt her soruya cevaplar vardı.

Kitap açıldı!
Okundu!

Bundan sonrası hayal meyal hatıramda. Bir şey varki… Yenilir, yutulur, unutulur cinsinden değildi ve fakat, ben onu unutmuştum.

Taaki yaşım 35’i devşirene kadar. Baktırdığım yaşlarda o zamana çok vardı. Gençtim; başkalarına göre yaşım geçse de daha yolun başındaydım. Hayat güzeldi, her şey güzeldi. Sevgilim vardı. Hayallerimiz vardı. Aklımızın içinden geçen şehirler vardı bir kenarı deniz. Kumsalda bir masa, iki sandalye ve hayallerimiz. (Burası mazi oldu elbette)

Her neyse, geçmişe mazi denir diyerek bugünlerdeki dehşetengiz bilinçaltımın ortaya attığı o söyleneni sizinle paylaşmalıyım.

Kırkımda bir kaza geçirecektim. (Hoş, bunu söylediğinde arabam yoktu. Hoca’ya da öyle dedimdi. Olacak demişti; oldu- O olacak diye değil tabii- )

-Kırk yaşımda geçirdiğim kaza büyük bir kaza olacaktı. O kazadan kurtulursam çok yaşayacaktım. Evlenecektim. Çocuklarım olacaktı ve anaya babaya hayırlı bir evlat olacaktım. Ömrüm uzun mesafedeydi. Neyse işte.

Unuttuklarım bunlardı…

Bilinçaltım şimdilerde her olayda bunu ısıtıp, ısıtıp önüme, dilime, beynime empoze edip, gelecekle ilgili konuşmalarda hemen önüme seriyor. Dilim durmuyor…

Kırkımı atlatırsam, o kazayı atlatırsam görüşürüz, yaparız, olur, olmaz, gideriz, kalırız, gelirsin, gelirim, alırım, alamam vs. türünden cümleler kurmamam sebep veriyor.
İçimi acıtan yanı var mı?

Bilmiyorum.
Kendimi şu an bu bilinçaltımın temcit pilavı gibi ısıtıp, ısıtıp önüme sürdüğü hocanın konuşmasıyla, konuşur buluyorum.

Mesela bir beş yıllık kalkınma planı yapamıyorum.
Mesela bir on yıllık bütçe planı yapamıyorum.
Mesela Mortgag'e başvurup ev alamıyorum.
Mesela çocuklarımın Kep törenine kazadan kurtulursam gideceğim diyorum.
Mesela bir üç yıl sonrasında kendini nerde görmek istersin sorusuna cevap veriyorum; mezarda ya da karşında diyorum.
Kaza geçiricem ya diyorum.
Kazayı atlatırsam görüşürüz diyorum.

Geçenlerde arkadaşım 6, 5 yıl sonra geleceğim ve seni nasıl bulacağım dedi? Ben de tabii o zamana kadar kazadan kurtulursam diyorum.

Neler, neler. Kazdan kurtulursam çok yaşayacakmışım sigaraya devam diyorum.

Aklına geleni yap diyor bilinçaltım. Kaza geçireceksin nasıl olsa diyor.

Ölüm'e çeyrek kala ben böyle bilinçaltını sevmiyorum.

Ye, sev, yaşa… Kazaya kadar.

Ya, secret dediğini yaparsa!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...dilekleri olsun diye türbe ve yatırlara giderler ve dilek dilerler;
Falcılara giderler geleceklerini öğrenmeye çalışırlar ve söylenenlere inanırlar,
Dileklerinin olacağını düşünerek dua ederler; Eğer bu istekleri oluyorsa bunun nedeni ne yatırdır ne de falda söylenenlerdir, bu tamamen düşüncelerinden kaynaklanır, istekler gibi korkular da gerçekleşebilir. Onun için olumlu düşünce önemlidir. Çünkü bugünkü düşünce geleceğe atılmış bir tohumdur. Saygılar, selamlar....

Erol Özışık 
 30.10.2010 23:18
 

Yıldız hanım, sizi bu kadar etkileyen ne hocası ben onu merak ettim? Gaybı (dolayısıyla geleceği) Allah'tan başka kimse bilmez. Bahsettiğiniz dini bilgisi olan bir hocaysa, bunu diyemez. Değilse de ona hoca denmez, falcı denir. Ben bütün beklentilerinizin gerçekleşmesinmi diliyorum. Ayrıca isteklerimizin yerine gelmesi bizi elbette sevindirir ama, asıl önemlisi bizim için neyin iyi ve neyin kötü olduğunu biz bilemeyiz. O yüzden dualarımızda her şeyin "hayır"lısını isteriz. Bu gerçekten çok önemli bir noktadır... Selam ve saygılarımla...

Ahmet YILMAZ 
 14.10.2010 21:24
Cevap :
Ahmet bey, bu yola başvurmakla bir kez daha ben cahillliğin kurbanı oldum(arkadaş kurbanı diyelim) her neyse artık. İnsan mantıklı düşündüğünde ve dine yatkın biri illaki kal'e almaz ama ne diyeceksiniz ki, bilinçaltı bu. Hocaya gelince; bilmiyorum nasıl hoca?  15.10.2010 8:23
 

Bana da kırklı yaşlarında kötü bir kaza gelecek başına eğer kurtulursan uzun yaşayacaksın ve çok geç yaşında bir oğlun olacak demişti. Geçen yıl attan fena düştüm yaşıyorum bu o kaza mı bilmiyorum, şu an hamileyim ikiz kızlar gelecek inşaallah yılbaşına, haccı göreceksin demişti, geçen yıl umreye gittik çok şükür. Eğer söylediği şeylere takarsan fena, bilmemek daha iyi, geleceği yaşamak en güzeli takma kafana bunları. Secret okudum ama Evrenden torpilim var adlı Aykut Oğut'un kitabı daha güzel tavsiye ederim. Yıldıznameye de fallara da inanmamak lazım arkadaşım. Yarına kötü niyet ve düşünceler yüklemeden güzel bakalım ki güzel olsun yaşananlar. Dua kader değiştirirmiş, güzel dualarda buluşsun tüm dileklerimiz hem kendimiz hemde sevdiklerimiz adına. Uzun, sağlıklı, huzurlu nasıl istiyorsan öyle ömürler diliyorum, sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 12.10.2010 21:03
Cevap :
Kevser pozitif yorumun için teşekkür ederim. İnan gözleirm doldu. Bahsettiğin kitabı bakacağım. İkizlerin için ise çok sevindim. İnşallah eli ayağı sağlam gelirler dünyaya. Senin adına da sevindim. Unutmaya çalışmayı deneyeceğim artıkın:)) Başka çarem kalamdı. Yoksa çok şey takıntılı yaşamak gerçekten. Çookk teşekkürler tekrar.  13.10.2010 8:47
 

Aman kaza falan geçirme fala da falcıya da fazla inanma bence canım.

Özlem Akaydın 
 12.10.2010 19:03
Cevap :
Yok falcıya inanmıyoruz zaten. mesele hoca da:))  13.10.2010 8:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 359
Toplam yorum
: 3043
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1578
Kayıt tarihi
: 29.11.06
 
 

Deli-dolu, akıllı,  yalandan yere çamura yatan, normal değerlerde zekalı, esprili, şakacı, kendin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster