Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '11

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
6681
 

Fare leşli, böcekli kakao işlenip bize yedirilmiş! Yapanın yanına kâr kalmış!

Fare leşli, böcekli kakao işlenip bize yedirilmiş! Yapanın yanına kâr kalmış!
 

BÖCEKLER,FARELER TÜRKSE KORKMAYIN!


Sabahtan beri okuduğum bu haberden ötürü aklım tutuldu, bir tatil günüm mahvoldu! Herkes okumamış olabilir yada bu denli önemli bir haber tıpkı içeriği gibi unutulur/unutturulur düşüncesi ile aktarmak, paylaşmak gereği duydum. 

 

14.Şubat.2011 tarih itibariyle, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve ona bağlı İstanbul Zirai Karantina Müdürlüğü’ne, İstanbul Cumhuriyet Savcılığına, İstanbul Barosu’na dilekçe yazarak bu konunun akıbetini soracağım. Haber içeriği; üzeri kapatılmış, rafa kaldırılmışsa , bu haliyle bile insanlık suçu teşkil ettiğinden ‘ihbar’ kabul edilerek değerlendirilmesini isteyeceğim. Kimden isteyebilirim sizce? Tabii ki İstanbul Baro Başkanımız Sayın Ümit Kocasakaldan…2007 ‘de el çabukluğu marifeti ile ilâçlanıp, bize yedirilen hayvan leşli, böcekli 5 milyon kilo kakaoyu gümrükten geçirip, açılan davayı aklayıp paklayanlardan değil… 

 

"4 Temmuz 2007 tarihinde Fildişi Sahili San Pedro'dan kalkan 5 milyon kilo kakao yüklü Al Hurreya isimli Ro/Ro gemisi, 28 Temmuz 2007 tarihinde İstanbul Ambarlı Limanı'na yanaşır. Yasa gereği gemideki yükü kontrol eden Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na bağlı İstanbul Zirai Karantina Müdürlüğü, kakao çuvallarının içinde çok sayıda böcek tespit edince gemiyi karantinaya alır. 

 

Al Hurreya gemisinin kaptanı, “Böcekler gemi ambarında bulaştı” iddiası doğrultusunda ileride kakaonun sahibi Altınmarka Gıda şirketiyle ihtilafa düşmemek için tespit istemiyle mahkemeye başvurur. Gemi 8 gün limanda bekletilir. Böcekli kakao bilirkişi raporuyla birlikte mahkeme kayıtlarına da geçer. Ancak hiçbir kurum, "Bozuk ve kalitesiz hammadde sayılan böcekli kakao" için işlem yapmaz!. 

 

Alınan örnekler İsrail'deki depo zararlılarının tespitini yapan Food Technology İnternational Consultaney LTD adlı şirkete gönderildi. Şirket, ölü böceklerin bile ülkesine girmesine izin vermedi ve numunenin -18 derecede 6 saat bekletildikten sonra kendilerine gönderilmesini istedi. İsrail'den gelen sonuca göre böceklerden biri hayvan leşleri, gübre ve diğer ölü böcekleri yiyerek beslenen böcekti. Fare incelemesini yapan Prof. Dr. Nuri Yiğit de “Kurumuş olduğu için detaylı incelemesinin yapılamadığı ancak rattus türü ile benzerlik gösterdiği; fakat kuyruğunun çok tüylü olması ve yüz kısmında iki yanda da gözlenen sarımsı lekelenmelerden dolayı, Türkiye içerisinde yayılış gösteren 64 kemirici tür arasında bulunmadığı, alt tür düzeyinde bile bu türe rastlanmadığı" yönünde rapor hazırladı. Hazırlanan bu raporlar, mahkeme aracılığıyla tespit edilmiş oldu. Gemi şirketi mahkeme kanalıyla, 8 gün 12 saatlik bekleme süresi içerisinde 80 bin 750 dolarlık zararları olduğunu kayıt altına aldı. Yükünü boşaltan gemi, Türkiye'den ayrıldı, böcekli kakao üretim için işlenmeye başlandı. 

 

Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tespit tutanağına göre; sarıhumma, sıtma gibi salgın hastalık kuşağında olan Afrika ülkesi Fildişi Sahilleri'nden getirilen 5 milyon kilo böcekli kakao, özellikle çocukların tükettiği çikolata gibi gıdalarla piyasaya sürüldü

 

Bilirkişi raporuna göre, kakao çuvalları arasında yalnızca böcekler değil ölü fare bile vardı. Üstelik tüm bunlardan devletin resmi kurumları da haberdardı. Gemideki ürünün denetiminden sorumlu İstanbul Zirai Karantina Müdürlüğü, önce gemiyi karantinaya alır, sonra da fümigasyon *yöntemiyle ilaçlatıp Türkiye'ye girişine izin verir. 

 

6 Ağustos’ta kakaonun sahibi olan Altınmarka Gıda adlı şirket, malını teslim alıp kamyonlarla fabrikasına taşır. 

 

Mahkeme, dosyayı rafa kaldırır, ancak bilirkişilerden Yüksek Ziraat Mühendisi Derya Ulaşoğlu, gemiyi karantinaya alıp ilaçlattıktan sonra böcekli kakaonun gıdaya dönüştürülüp halka kaliteli gıda adı altında sunulmasını içine sindiremez. İstanbul Zirai Karantina Müdürlüğü başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluşlara başvurur ancak sonuç alamaz. 

 

Gazete Habertürk Ekonomi sayfası yazarlarından Sayın Şükran Özçakmak imzalı bu haberde çok ilginç bir paragraf var. 

 

“Telefonla ulaştığımız İstanbul Zirai Karantina Müdürlüğü yetkilileri, olayı doğrularken, "Türkiye'de tehlike arz edebilecek zararlılar varsa ülkeye sokmayız iade ederiz. Ancak Türkiye'de var olan bir böcekse o zaman ilaçlama yapar, böceği öldürdükten sonra ürünü ülkeye sokarız" dediler.” 

 

Yani böcek bizim böcekse zararı yok, öldürür piyasaya süreriz! Çalan benim hırsızım, varsın çalsın mantığının uzantıları bunlar! 

 

Altınmarka Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş olarak bilemeyebilirsiniz. Ama ‘Kahve Dünyası’ dersem , Cumhuriyet doğumlu (1923) Loryan; yabancı adların Türkçeleştirilmesi kanunu çıktıktan sonra (1934) adı Baylan olan pastaneleri satın alan patronlara ait şirket dersem hemen tanırsınız! Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Bülent Altınkılıç. Türkiye’nin tek kakao fabrikasının sahiplerinden. 1992 kuruluşlu firma ilk 500 arasında yer alıyor. 

 

1.Haziran.2008 tarihli YeniŞafak Gazetesi'nin Anadolu Ajansından aldığı bir haberi aktarmak istiyorum. 

 

"Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, Büyükçekmece'de bulunan Altınmarka Kakao Fabrikasını gezerek, Altınmarka Gıda Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Birol Altınkılıç'tan fabrika hakkında bilgi aldı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tüzmen, birçok benzer tesis dolaştıklarını ve bu tesisin Türkiye açısından bir gurur kaynağı olduğunu ifade ederek, "Dünyanın en modern kakao yağı ve çikolata üretim merkezi diyebiliriz. Şu anda zaten endüstriyel çikolata alanında dünya ikincisi bir konumda" der. 

 

Bu konunun firma yetkilileri tarafından aydınlatılması, sahip oldukları firmaların geleceği(!) açısından önemlidir... 

Eğer bir kusur ve ihmal varsa , sorumluları 'her kim olursa olsun' en ağır ceza ile cezalandırılmalıdır! Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bu konuda şaibeli konumdadır! Hal böyle ise, bu bakanlık izni ile ithal edilen tüm ürünler de mercek altına alınmalıdır! Zayıflama ilâçları, kozmetik ürünler, bebek mamaları, anne-bebek ürünleri ve diğerleri... 

 

Nurcan Çelik Yalun 

14.Şubat.2011 

 

*Fumigasyon nedir, nasıl yapılır?  

Böcekleri (yumurta, larva, nimf, pup ve ergin dönemlerinde) ve diğer zararlı etmenleri (Nematod, mantar, bakteri gibi) öldürmek amacı ile kapalı bir ortamda (Belirli bir ısıda ve belirli bir miktarda) gaz halinde kimyasal bir madde (Fümigant) vermek ve belirli bir süre gazı bu ortamda tutma işlemidir. 

FUMİGASYONUNUN GAYE VE ÖNEMİ: 

Fümigasyon her türlü bitkisel ve hayvansal kaynaklı ürünler ile diğer materyalleri zararlı etmenlerden arındırarak bu etmenlerin tahribatını ve ürün kaybını önlemek suretiyle ürünün sağlıklı halde bulunması amacını gerçekleştirmektedir. Bu işlem insektisit, fungusit, rodentisit, nematosit ve akarisitlerle mücadelenin güç ve imkansız olduğu hallerde baş vurulan son çaredir.Kaynak: Sönmez İlâç 

 

 

 

 

Kaynaklar: 13.Şubat.2011 Habertürk Gazetesi Ekonomi eki. 

1.Haziran.2008 YeniŞafak Gazetesi. 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı paylaşıyorum. Herkesin okumasını istiyorum çünkü. Teşekkürler....

şule yüksel öztürk 
 18.02.2011 20:07
Cevap :
Sayfama hoş geldiniz Şule Hanım:)) Ben teşekkür ediyorum duyarlılığınız için. Aydınlık ve Gökkuşağı renkleriyle kalınız. Nurcan Çelik Yalun  19.02.2011 3:57
 

Kapitalizmin ısırgınlığında sağlık ikinci plana atılmaktadır. Ama bilmezler ki, para yenilen içilen bir meta değildir. Rüşvetin yaygınlığı ve denetimsizlik neticesi, yaşantımız tesadüflere kalmıştır. Çok mide bulandırıcı bir durum. Bu konunun 4 sene sonra bu şekilde, hantal işleyen hımbıl bürokrasi ile ancak duyulabildiğine hem şaşırdım, hem de şaşırmadım. Zaman aşımına da uğrayabilirdi...Türkiye'de yaşamak?...Selamlarımla...

Yurdagül Alkan 
 16.02.2011 18:20
Cevap :
Sayfama renk kattınız çok teşekkür ediyorum Yurdagül Hanım. Ben gerekli yerlere yazdım ve şimdi sabırla bekliyorum. Çok sabırlı oldum ben:))) Sadece resmi prosedür konusunda değil üstelik, BU YAZIYI KAÇ KİŞİ OKUYUP İLGİLENECEK onu da sabırla bekliyorum. Üstelik bu konu Habertürk gazetesinde de işlendi! Halkın sağlığına çok önem veren Uğur Dündar bile bu olayın üzerine gitmedi! Acaba diyorum Kahve Dünyası, hükümet ilişkileri derken Uğur Dündar da mı susan gruba dahil oldu?İbretle gölüyorum ve her geçen gün bu milletten biraz daha nefret ediyorum! Uçkurla ilgili bir yazı yazsaydım yada gazetelerde bir haber çıksaydı okuyucu sayısı ve gazete tirajı tavan yapardı. Duyarlılığınız için çok teşekkür ederim. Saygı ve sevgimle.  18.02.2011 2:15
 

Midem ayaklandı... Uyarın için teşekkürler Nurcan Hanım... O Amerikan yardımları da Güney Doğu'da çok hasara yol açtı, etkeni yıllar sonra anlaşıldı. Esen kal...

Ayten Dirier 
 15.02.2011 18:13
Cevap :
Hiç sormayın. Bu haberi pazar günü tam kahvaltı sofrasında okudum! Aklıma çoluk çocuk ve maalesef içtiğim kahveler(!) geldi...Amerikan yardımı deyince aklıma ilkokulda içtiğimiz süt tozu sonucunda diyare oluşumuz geldi hemen. Tabii yaa şu Amerikadan ve vicdansız Emperyalistlerden başımıza gelmedik iş kalmıyor:)) Değerli katkınız için çok teşekkür ediyorum. Aydınlık, güvenle, mutlu kalın Ayten Hanım.  16.02.2011 2:02
 

Aslında şekerli gıdaları reddetmekle bu tür iğrençliklerden kurtulabiliriz. Ekmeğimizi de güvendiğimiz bir fırından veya şirketten almalı, ya da kendimiz yapmalıyız. Ondan sonra da siyaseti göreve çağıran demokratik yaygaraya destek vermeliyiz.

Muharrem Soyek 
 15.02.2011 14:19
Cevap :
İlâhi Muharrem Bey:)) Şekerli gıda yemeyelim, ekmeğimizi kendimiz yapalım, ee sonra? Bu devletin işi ne? Gümrüklerde ki yolsuzlukların hesabını kimden soracağız. Benim sağlığımı düşünüp sigarayı yasaklıyorlar, alkolü yasaklıyorlar. Peki buna ne buyurulur! Esen kalın efendim, teşekkür ve saygıyla.  16.02.2011 2:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 346
Toplam yorum
: 949
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1286
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 1958 /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum. 41 se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster